SihirliFlut, bir alıntı ekledi.
20 May 10:38 · Kitabı okudu · İnceledi

"Ey akıllı ve egemen geçinen ulu erkek kardeşlerim, artık erkek olduğunuz için övünmeyiniz! Şunu bilin ki; yaşamda oynadığınız her rolün yazan artık bir kadın. Bunu ancak oyun bittiğinde anlıyorsunuz. Perdeler kapanıp seyircinin sizi alkışlamasını beklerken, gerçekle yüz yüze geliyorsunuz. Boş koltuklara doğrulan ışıklarda, gerçeği görebiliyorsunuz. Koltuklar boş ve sizi kimse alkışlamıyor! Çünkü oynadığınız oyunun yazarı bir kadın. Bu oyunu yalnızca onun için oynamıştınız!"

Etekli İktidar, Sinan Akyüz (Sayfa 108)Etekli İktidar, Sinan Akyüz (Sayfa 108)

Ne çok karanlık sıkışmış içimize. Her ışıkta, geçmişten kalan kekik kokulu bir anı, geleceğe uzanan altın tüylü kuş kanatları var.
Işıklarda inecek var!

Ayse, bir alıntı ekledi.
19 May 05:07

Ne çok karanlık sıkışmış içimize. Her ışıkta, geçmişten kalan kekik kokulu bir anı, geleceğe uzanan altın tüylü kuş kanatları var.
Işıklarda inecek var!

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık TufanBir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık Tufan
Ufuk ÇAĞLAR, İknanın Psikolojisi'yi inceledi.
12 May 00:05 · Kitabı okudu · 18 günde · 7/10 puan

Hepimiz son derece sofistike, hızla büyüyen gelişen karmaşık bir dünyada yaşıyoruz. Karmaşayı çıkaran insan çözen gene insan. Bu karmaşa içerisinde bazen farkında yaşamak ne yaptığımızı bilmek ve yapılanı anlamak daha doğrusu bunları hızlı bir şekilde kavramak için hepimizin kısa yollara ihtiyacı vardır. Bu kısa yollar sayesinde artık duygularınıza daha hakim bir şekilde başkaldırabileceksiniz ve muhtemelen gene bir dilenciye kendinizi para verirken bulacaksınız fakat artık bunu siz istediğiniz için, gerçekten bunu yapmak istediğiniz için vereceksiniz. Şirketler ve bireyler daha az duygularınızı yönetip sizi ele geçirme imkanı bulacaklardır. "sınırlı sayı", "son gün" safsatasına inanmayacaksınız. Otoritenin, ünvanların nasıl da hayatınıza işlediğini göreceksiniz ve ışıklarda beklerken hata yapan bir araba eğer modeli düşükse kornaya basmakta aceleci oluşunuzu, lüks ise nasıl da sabırlı olduğunuzu göreceksiniz. Ve iyi tasarlanmış ve pahalı giysiler, mücevher ve araba gibi faktörlerin ne ara statü sembolü halini aldığına şaşırıp biraz utanacaksınız belki de.

Işıklarda çıplak ayakla sendeleyerek arabamıza yaklaşan çocuk, duygumuzu sömürdükten sonra arabada çalan yabancı şarkının ritmine kapılıp çıplak ayakları ile dans ederek uzaklaştı :)

Bir "Alıntı" da Benden Olsun :
NURETTİN HOCAYI TAŞLAMAK, ASIL GÜNDEMİ SAKLAMAK
- Fatih’te, Fatih camiinin avlusunda bir süre oturun…
- En az iki-üç ayakkabısız çocuk, yarım saat geçmeden yanınıza gelip para ister sizden.
- 5 lira için her şeyi yapabilecek, bunlar gibi yüzbinlerce çocuk yaşıyor sokaklarda…
- İnin Beyazıt’a, Aksaray’a…
- 15-16 yaşında gencecik kızların ışıklarda para dilendiğini görürsünüz.
- Bir süre sonra zorla fuhuş sektörünün içine sokuluyor bu kızlar.
- Minicik bedenler sermaye yapılıyor, bundan rahatsız olmuyorsunuz ama Nurettin Yıldız Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oluyorsunuz.
***
- Adnan Oktar yarı çıplak kadınlarla, canlı yayında, dini sohbet programları yaptı.
- Reşit olmayan kızların programlara katıldığı ortaya çıktı.
- Yetmedi, İslam birliğinden bahsederken kalkıp kadınlarla karşılıklı dans etti.
- Yetmedi “Dinde bu yaptığımıza bir mani yok. ” dedi.
- Erotik danslı vaazlardan rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Amcasının evinde yengesiyle aşk yaşayan bir mahlukun hikayesi Aşk’ı Memnu adıyla dizi yapıldı. Üçüncü kez gösterildiğinde bile reyting rekorları kırdı.
- Aile içi yasak aşkı normalleştiren bu diziden rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Bir grup tımarhanelik kadın 8 Mart’ta Taksim’de yürüdü.
- Normal bir kadının hicabından telaffuz dahi edemeyeceği küfürlerle kendilerini tarif ettiler.
- Bütün toplumu bu ahlaksızlığa destek olmaya davet edip, olmayanları da suçladılar.
- Kadınlar adına yapılan ahlaksızlıktan rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Bir kadın doktoru kaçıran kiralık katilin hikayesi Siyah Beyaz Aşk adıyla dizi yapıldı.
- Adam doktoru zorla alıkoydu ve ardından evlendi.
- Kadını “dövmek” ne ki, kadına hayvan muamelesi yapıldı.
-“Hayvanlık” romantizm diye sunuldu.
-“Kadına şiddet” reytingle onurlandırıldı.
- Kadının bu kadar aşağılanmasından rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Kadının tecavüze uğramasını, parmaklarının kırılmasını alenen gösteren Sen Anlat Karadeniz adında bir dizi yapıldı.
- Şiddet mağduru kadınlara Karadenizli bir erkek bularak şiddetten kurtulabilecekleri tembih edildi. Kadınların aptal yerine konulduğu, şiddetin pompalandığı diziden rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Çukur’da kötülük bir ders gibi öğretildi. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’la mafya babaları sempatikleştirildi. Fazilet Hanım ve Kızları’nda genç kızlar yalılara satıldı.
- Bu iğrençliklerden rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden rahatsız oldunuz.
- Gençliğe kültür namına Aleyna Tilki, Survivor ve Cumali Ceber layık görüldü. Boş kültür önce ruhen, sonra da bedenen gençleri öldürmeye başladı. Son iki günde Samsun ve Gaziantep’te yaşları 17 bile olmayan iki öğrenci kafalarına sıkarak intihar ettiler. Gençleri öldüren yoz kültürden rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Survivor, Yetenek Sizsiniz, O Ses Türkiye, İşte Benim Stilim, Ben Bilmem Eşim Bilir yarışmalarıyla her akşam televizyonlarda resmen bir APTALLIK OKULU KURULDU.
- On yıldır devam eden bu aptallık okulundan rahatsızlık duymadınız da Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Camideki vaazında Tahrim Suresi’ni okuyan İhsan Şenocak Hoca’ya Birce Akalay“Bu yobazları kaynar kazana atmalı” dedi. Doğan medyası Hoca’yı linç etti. Üstüne Hoca açığa alındı. Hakkında soruşturma açıldı. Neticede Hoca istifa ettirildi. Vaaz veren Hoca’ya “kaynar kazan” gösterilmesinden rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Hürriyet yazarlarının tamamına yakını eşcinselliği öven yazılar yazdı. Kerimcan ile ilgili “Türk halkına kendini sevdirerek yaptığı misyon çok değerli.” diye güzellemeler yapıldı. Eşcinsellik propagandasından rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Her akşam dizilerle Türk toplumunun zihnine cinsellik, entrika, ihanet, yalan, cinayet, gayri meşru çocuklar, haksız kazanç ve şiddet zerk edildi. Değil Türkiye, Türk dizilerinin izlendiği yabancı ülkelerde bile aile kurumu çatırdadı. İnsanlar eşlerini dizideki kişiliğe benzemediği için boşamaya başladı. Kadın ve aile düşmanı bu dizilerden rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Bırakın “ketçabı”, “battaniyeyi” de açın twitterı Türkiye’nin en çok izlenen dizisindeki oyuncuların kulak memelerinden tahrik olan kadınların yazdıklarını okuyun…
-“Kulak memesi” mesajlarından rahatsız olmadınız ama Nurettin Hoca’nın söylediklerinden çok rahatsız oldunuz.
***
- Köşelerinizde, programlarınızda, demeçlerinizde toplumu tam kalbinden çürüten asıl virüse değindiğinizi hiç duymadık, görmedik, okumadık ama günlerdir Hoca’yı acımasızca yerden yere vurmanızı görüyor, duyuyor ve okuyoruz…
- Hani, hem kadın hakları savunucusu hem de ahlakçısınız ya…
- Nurettin Hoca’nın üstüne gittiğiniz gibi, bu toplumsal hastalıkların da üzerine gidin, görelim…

Ancak o zaman inandırıcı olabilirsiniz…

Ezgisel..*, bir alıntı ekledi.
15 Nis 00:12 · Kitabı okuyor · Beğendi

Güneş müneş yok. Hep elektrik ışıkları. Sanki böyle ışıklarda doğduk ve sanki böyle ışıklar içinde yaşamaya mecburuz. Günyüzü, güneş yüzü yok bize.

Gül Yetiştiren Adam, Rasim ÖzdenörenGül Yetiştiren Adam, Rasim Özdenören

Küçük bir öykü
Karşıya geçmek gerekiyordu, kuşlara yetişmek istercesine koşmak belki de. Gereksiz aforizma kasmaya gücüm yok. Geçilmesi gereken yalnızca trafik ışıklarıydı. Konumumu almış ilerlerken, benimle dalga geçercesine kırmızı bir balon vardı yan yolda. Ne istiyordu ki benden? Kırmızıyı sevmem.
Kafamı çevirdim ve diğer yola baktım, sarı bir balon... Güzel renk, çok kıskandığım. Almalıydım onu, yalnız başına savunmasızdır basit ve anlamsız balonlar.

Açıkçası arabaların beni ezip ezmemesini umursuyorum ama sarı, aptal bir balon alınmaya değer. Kırmızı yanıyordu ışıklarda, ben onu sevmesem de işe yarıyordu arada. Pislenmişti biraz ama sıkıntı değil, içimi hep kirli hisler ısıttı bundandır ki bana özel kalsın istedim. Güzel şeyleri kendime saklamamalıydım, bu kadar küstahlık çok fazla. Onu özgür bırakacağım bir yer bakınmalıydı ayaklarım. Yürüdüm.

Çiçekler vardı sapsarı, uzun çalıların üzerinden yükselen. Onu koymak için mükemmel bir yerdi. Kendimle içselleştirmiştim. Rengi diğer çiçeklerin arasında kaybolmamıştı, onlardan olmuştu. Biraz hüzünlü böyle düşününce ama şaşıracaktım devamında. Arkamı döndüğümde gelen ses irkmişti beni. Patlamıştı ve özgür kalmıştı katıldığı güzellikten. Çiçeklerin güzelliği bozulmamalıydı, Ondan kalanları aldım ve gittim başka bir sonsuzluğa.

Dila., bir alıntı ekledi.
11 Nis 09:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Geçen yüzyılda göçmenler yaşamlarının sadece %8'ini, köylüler sadece ve sadece %5'ini yola harcamaktadır. Biz modern insanlar ise yaşamlarımızın %20'sini yola yani ulaşıma feda etmek zorundayız. Yani Allah uzun ömür versin 80 yaşına kadar yaşarsanız bunun 20 yılını minibüs sıralarında, otobüs koltuklarında ya da 250 kilometre hız göstergesi olan lüks bir arabada trafikte ve kırmızı ışıklarda geçirmiş olacaksınız...

Kent - Komün - Ekoloji, Metin Yeğin (Sayfa 170 - Ekoloji ve Kent Tartışmaları 6)Kent - Komün - Ekoloji, Metin Yeğin (Sayfa 170 - Ekoloji ve Kent Tartışmaları 6)