• Kısa adımlarla sana geliyorlar, tatlı gülücükleri, tanıtım ilanları, gazeteleri, bayraklarıyla; büyük, aptalca davaların sefil savaşçıları, çocuk felcine, kansere, yoksul konutlarına, sefalete, yarı felce, körlüğe karşı savaş açan kemikli maskeler, arkadaşları için dilenen hüzünlü şarkıcılar, küçük masa örtüleri satan dayak yemiş yetimler, evcil hayvanları koruyan etleri çekilmiş dul kadınlar. Sana yanaşan, seni alıkoyan, seni işleten, aşağılık hakikatlerini, sonsuz sorularını, hayır işlerini, doğru bildiklerini senin yüzüne tüküren herkes. Göğsünde ve sırtında birer ilanla dolaşıp dünyayı kurtaracak olan gerçek iman sahipleri. Acı çeken sizler O'na gelin. İsa dedi ki, Görmeyen sizler görenleri düşünün.
    Soluk benizliler, lime lime yakalılar, sana hayatlarını, hapishanelerini, düşkünler yurdunu, sahte yolculuklarını, hastahanelerini anlatan kekemeler. Yazım kurallarında reform yapmak isteyen yaşlı ilkokul öğretmenleri. Eski kâğıtları toplayıp üretime yeniden kazandırmak için yüzde yüz etkili bir sistem geliştirdiklerine inanan emekliler, strateji uzmanları, yıldız falcıları, su kaynağı arayıcıları. Üfürükçüler, mucize tanıkları. Sabit fikirleriyle yaşayan herkes; insan müsveddeleri, insan kalıntıları, kahvelerde, barlarda patronların tepeleme doldurdukları bardakları ağızlarına götüremeyip onların eğlencesi olan zararsız, bunak ucubeler, saygıdeğer görünmeye çabalayarak Marie Brizard'larını bir dikişte yuvarlayan kürklü, geçkin orospular.
    Ve tüm diğerleri, en kötüleri, alıklar, hınzırlar, kendini beğenmişler, bildiklerini sananlar, bilgiççe gülümseyenler, şişkolar ve genç kalanlar, sütçüler, madalyalılar; çakırkeyif akşamcılar, briyantinli kenar mahalle çocukları, tuzukurular, salozlar. Haklılıklarından güç alıp seni tanık gösteren, yüzünü uzun uzadıya süzen, bağırarak seslenip senden açıklama isteyen ucubeler. Kalabalık aileleri, ucube çocukları, ucube köpekleri olan ucubeler; kırmızı ışıklarda sıkışan binlerce ucube; ucubelerin cırtlak dişileri; bıyıklı, yelekli, pantalon askılı ucubeler; çirkin anıtların önüne paketler halinde boşaltılan turist ucubeler; bayramlıklarını giymiş ucubeler, ucube kalabalık.
  • Hepimiz bir ışıkta inmek istiyoruz.
    Teker teker, sıramız geldikçe ilk ışıkta inmek istediğimizi yüksek sesle , neredeyse acındıracak bir masumiyetle ifade ediyoruz.
    Ne çok karanlık sıkışmış içimize . Her ışıkta , geçmişten kalan kekik kokulu bir anı, geleceğe uzanan altın tüylü kuş kanatları var .
    Işıklarda inecek var!!!
  • Apaçık görüyorum gözlerimi yumunca.
    Bütün gün gördüklerim taşımaz hiçbir değer,
    Ama düşlerde sen varsın uyku boyunca;
    Göz karanlıkta ışır, karanlıkları deler
    Başka bütün gölgeler, gölgende ışık bulur;
    Bedeninin gölgesi, mutluluğu gösterir
    Işıl ışıl gündüze saçarak daha çok nur
    Senin gölgen nasıl da kör gözlere fer verir.
    Gözlerim kutlu olur seni seyrettikçe ben,
    Canlı gün aydınlanır sendeki ışıklarda,
    En karanlık gecede belirsiz güzel gölgen
    Derin uykuda sönmüş gözlere can katar da.
    Seni görmeyince benim günüm her gece;
    Geceler gündüz olur düş seni gösterince.
    William Shakespeare
    Sayfa 43 - kültür yayınları
  • "Bıyıklarımı GökTürklerden, Uzun Saçlarımı Oğuzlardan Aldım"
    "Bozkurt yelesiz olurmu"
    AD Günün Kutlu
    Kutlu Tinin Şad olsun
    Işıklarda uyu
    Yeleli Bozkurt #BarışManço

    2 Ocak 1943

    #BarışManço76Yaşında
    #barismanco #barışmanço
  • Çok ölümler gördüm ben - gecenin o saatinde, o bitmeyi bilmez
    karanlıkta, o köpeğin dişlerinin döküldüğü saatte;
    Bizim ömrümüz bu, ne çıkar, bir karar yarasına bıraktığımız
    bizim ömrümüz bu;
    Issıza karışıyoruz bu son saat, son an, bir düş yanıltısı insan,
    çıl­gın çağrısı üstün koşulların, gel bu bölünmez yere!
    Umudun güçleri ah... Bir başka çağ, bir başka çağ... Karın afları
    boşlukta;
    Yürüdüklerimizden bir başkası ilk ışıklarda insanın sınırına; kim
    duyar nedensiz tenhalığımızı bizden sonra...
    Sabri Altınel
    Sayfa 21 - Adam Yayınları