Gecegezen Kızlar, Tomris Uyar'ın ilk okuduğum kitabı oldu. İlk sayfalardan itibaren bakış açışı, ifade ediş biçimi etkisi altına aldı. Dikkatle okunması gereken bir kitap çünkü çok fazla metafor ve gönderme var. Gecegezen kızlar dendiğinde aklıma ilk gelen hayatkadınlarıyla ilgili bir konuydu. Öyküyü okuyunca gecegezen kızlarla gündüz yoğun bir işte çalışıp sadece geceleri kendine kitaplarla ve hayalgücüyle özgürlük ortamı yaratabilen kadınları kastettiğini anladım. Bu müthiş bir betimleme aslında..çok etkilendim, hayran kaldım bu beyne ve kaleme..Yalnızağaç Durağı adlı öykü beni oldukça etkiledi. Sonsuza Dönüş öyküsü ise Türk edebiyatı klasiklerine yaptığı gönderme ve taşlamalarla oldukça ilginçti.
Storytel’de öyküleri var Tilbe Saran seslendirmiş, güzel bir yere sabah yürüyüşüne gittiğinde, mevsim de böyle ne üşütsün ne yaksın, tak kulaklığını ve dinle. Tomris kalemiyle, Tilbe sesiyle resmen ruhuma dokunuyor ve hayatı anlamlı hale getiriyor
En beğendiğim kitabı olmadı, tekrara düşerek uzatılmış bazı yerler..bazı yerlerde de ilgisi olmayan detaylar var gibi geldi. Ama genel olarak değindiği konular anlamlı elbette..konuşulması ve farkındalık edinilmesi gereken konular..
Hayatın boyunca beş para etmez pek çok insanla karşılaşacaksın. Seni üzerlerse bil ki aptal oldukları için öyle davranıyorlardır. Onların davranışlarına onlar gibi karşılık verme. Dünyada intikam ve garez hissinden daha kötü bir şey yoktur. Saygınlığını hep koru ve kendine karşı dürüst ol.
İnson, belgeselci. Gözlemci yani. Dışını izler gibi yaşarken kamerasını kendi içine ve ailesine çevirdiğinde, Uzakdoğu edebiyatının soft cümleleri ile ruhunuzu kıl testereyle ikiye bölerken hiç acı