• Bizim adalarda gerçek isimlerimizi tüm yaşamımız boyunca, son derece güvendiğimiz kişiler hariç, herkesten saklı tutarız, çünkü bir isimde çok büyük bir güç ve çok büyük tehlike vardır.
    Ursula K. Le Guin
    Sayfa 111 - Metis Yayınları - 8. Basım
  • Kaderi, biz iki manâda inceleyeceğiz!.. Bir, istidadın oluşması; bir, kabiliyetin oluşması istidat da kaderdir, kabiliyette kaderdir. Fakat o istidat ve kabiliyetin, kader olmasına karşılık; hakkında takdir biçilen varlık da, ilahî isimlerden meydana gelmesi hasebiyle ve o ilâhî isimlerin kuvvetlerinin kendisinde varolması sebebiyle; orada belli bir iş yapabilme, belli bir gücü ortaya çıkarabilme gücü de söz konusudur!..
    İstidadın ve kâbiliyetin, ilahi güç tarafından tesbiti kader; buna mukabil, o mahalde, o birim adını verdiğimiz nesnede varlık, ilâhî isimlerin terkibi olması hasebiyle mevcut olan irade de "iradei cüz" diye adlandırılmıştır!.. Yani "irâdei cüz" kelimesiyle kastedilen manâ, o mahalde mevcut olan ilahi isimlerin varlığıdır!..
    İlahi isimlerin manâlarını sen ortaya koyarsın, bu ortaya koyuşun "irade-i cüz"ünü kullanışın diye tarif edilir!..
  • Bitcoin: Şeytani Bir Plan

    Teknoloji nerelere geldi dememize sebep olacak gelişmelerden birisi olan dijital para birimleri son dönemlerde yaptıkları yükselişle sürekli gündemde kalıyor. Özellikle Bitcoin’in son dönemdeki yükselişi diğer para birimlerinden Ethereum’u da göz önüne çıkardı.

    Dijital madencilik işi yüksek performanslı bilgisayarlar gerektiriyor. Tahminlerin ötesinde güçlü bilgisayarlar oluşturan dijital madenciler bilgisayar bilişenleri fiyatlarını da etkiliyor. Dijital madencilik işlemlerinin tükettiği elektrik inanılmaz boyutlara ulaştı. En çok kullanınan dijital para birimi olan Bitcoin ve Ethereum, 14.54 TWh ve 4.69 TWh güç tüketimine sebep oluyor. Ethereum üretmek için tüketilen elektrik, Moldova’nın tükettiği elektrikle eşit seviyeye geldi. Bitcoin için tüketilen elektrik ise Türkmenistan ile aynı seviyelerde. Toplamda ise 17 milyonluk ülkelere eşit elektrik tüketimi yaşanıyor. Bitcoin, herhangi bir banka ile bağlantısı olmayıp, hiçbir resmi kuruluşla, ilişiği olmayan elektronik ve sadece internet üzerinde kullanılan bir para birimidir. Verilen bilgilere sanal para birimi virgülden sonra 100 milyonuncu basamağa kadar birimlere ayrılabilir. Bitcoin ağı 3 Ocak 2009’da hayata geçti. Manifestonun yazarı Satoshi Nakamoto’dur fakat muhtemelen gerçek ismi değildir. Maksimum bitcoin sayısı şimdilik 21 milyonla sınırlıdır. 22 Temmuz 2013 tarihi itibarıyla dolaşımdaki Bitcoin’lerin toplam değeri 1.2 milyar dolar seviyesindeyken 4 Haziran 2014 tarihi itibarıyla bu değer 8.2 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Küresel dünyada Amerikan doları hariç tüm para birimlerinin üretilebilmesi için devletler basacakları kadar paranın karşılığını değerli maden veya taş olarak kasalarında tutarlar. Bitcoinin karşılığı ise bilgisayar sunucularında saklanan karışık algoritmalardır.

    Herhangi bir merkezden üretilmeyen Bitcoinler, Bittorent ağlarına benzer şekilde noktadan-noktaya dağıtık bir ağ özelliği gösterir. Bu ağda gerçekleşen ödemeler diğer noktalara anında ulaşır, böylece hangi adresten hangi adrese ödeme yapıldığı kayıtlara geçer. Bu şekilde toplanan kayıtlar blok adı verilen yapıların içinde yer alır. Her bir blok üzerinde yüksek işlem gerektiren bir hash algoritması uygulanarak, belli bir sıfır sayısıyla başlayan ifadenin bulunması istenmektedir. Yaklaşık 10 dakikada bire tekabül eden bu işlemi gerçekleştiren ilk kullanıcıya sıfırdan 25 BTC ödül olarak verilir. Böylece Bitcoin’ler emisyona sürülmüş olur. Her bir blok kendisinden önce gelen son bloğun da hash ifadesini içerir. Böylece bozulması oldukça zor bir blok zinciri oluşur. Bundaki amaç da, çifte harcamayı önlemek ve gönderimleri kayıt altında tutmaktır. Verilen ödül miktarı her 210 bin blokta bir yarıya düşürülür. Para yaratma işlemine madencilik denilmektedir. Madencilik, hesaplama yetkisini ve gücünü kullanarak matematiksel işlemleri gerçekleştirme işleminin genel adıdır. Bu işlemleri yapmak için, sunulan bitcoin yazılımını indirerek donanımları genellikle ekran kartları üzerinde yoğun işlemci gücü gerektiren işlemleri gerçekleştiren bitcoin ağındaki düğümlere “madenci” denilmektedir.

    Sistemin ilk bloğunun adı “genesis block” olarak isimlendirilmiştir ve 4 ocak 2009’da üretilmiştir. Bunun gibi bloktaki ilk işlem özel bir işlemdir ve yeni para bloğu yaratan tarafından başlatılır. Bu, ağa madencilerin katılmaları için bir teşvik sistemidir, bu sayede parayı basacak merkezi bir otoriteye sahip olmayan sisteme, para, istenildiği gibi dağıtık olarak girebilmektedir. Madenciler bu şekilde, hem sisteme yeni bitcoinler üretip sürerek hem de bekleyen işlemleri gerçekleştirme hizmetleri karşılığında sistemden bitcoin alarak kazanç sağlamaktadırlar. Yeni paranın sisteme düzenli olarak eklenmesi altın madencilerinin altın bularak dolaşıma sokmalarına benzetilmektedir, madencilik ismi de buradan gelmektedir. Mevcut süreçte madenciler, her yıl dolaşıma girecek olan bitcoin miktarını azalan ve öngörülebilir bir oranla üretmeye devam etmektedirler. Sistemde, toplamda 21 milyon bitcoin dolaşıma çıkıncaya kadar üretim devam edecektir, ardından üretim süreci duracak ve madenciler sadece işlem masrafları üzerinden desteklenmeye devam edilecektir.
    Uzmanlara göre bu para birimini satın almak için ilk önce sanal bir cüzdan açmak gerekiyor. Çünkü her şeyden önce biriktirdiğiniz değerleri koyabileceğiniz bir saklama alanı olmadı. İnternet ortamında kişisel saklama alanlarına wallet adı veriliyor. Yani her bitcoin kullanıcısının wallet isimli bir cüzdanı bulunmakta.
    Bitcoin para birimini satan birden fazla platform bulunmakta. Güvenirliği kanıtlanmış bu platformlara sadece internet aracılığı ile ulaşabiliyorsunuz.

    Bitcoin in Yaratıcısı Kim ?
    Bitcoinin yaratıcısının kim olduğu hakkındaysa pek çok teori vardır.
    Bitcoin Elon Musk tarafından oluşturuldu iddiası ortalığı karıştırdı. Elon Musk denildiği zaman insanların aklına bir çok şey geliyor. Peki otomobil sektöründen uzay sanayisine varana kadar birçok alanda faaliyet gösteren Elon Musk, Bitcoin mucidi Satoshi Nakamoto olabilir mi? Eski bir SpaceX stajyeri tarafından ortaya atılan bu iddia ve bu iddianın kaynaklarına gelin hep beraber yakından bakalım.
    Son dönemlerde popülerliğini gittikçe arttıran ve 10.000 dolara yaklaşan Bitcoin, artık herkesin bildiği gibi bir kripto para. Satoshi Nakamoto tarafından icat edilen kripto para, 2008 yılında deneysel olarak başlatılmıştır. Kim olduğu bilinmeyen Satoshi Nakamoto’nun şu ana kadar Nick Szabo, Dorian Nakamoto, Hal Finney, Craig Steven Wright isimlerinden birisi olduğu düşünülüyordu. Ancak Crypto Coins News’in haberine göre Yale Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği okuyan ve SpaceX’te staj yapan Sahil Gupta bu isimlerin arasına bir yenisini daha ekledi: Elon Musk! Gupta’ya göre Bitcoin Elon Musk tarafından oluşturulmuş olabilir. Bu iddiasını ise Gupta şöyle açıklıyor;
    1. Teknik Yeterlilikler: Bitcoin’in tıpkı Elon Musk’ın SpaceX’te sıklıkla kullandığı C++ program diline yetkinliği olan birisi tarafından oluşturmuş olması.
    2. Küresel sorunları çözmeye yönelik tutkusu: Bitcoin daha öncede dediğimiz gibi 2008 yılında ortaya çıktı. Küresel bir finansal krizin olduğu dönemde ortaya çıkan Bitcoin, bankaların müdahelesi olmaksızın para üretme fikrine en uygun zamanda piyasaya sürüldü.
    3. Bitcoin hakkında yorum yapmaması: Herkesin gündeminde olan Bitcoin hakkında yorum yapmayan Musk, aksine kendisine gelen bir soruda oldukça ilginç bir cevap verdi. Kripto paralar hakkında sorulan soruya “Satoshi Nakamoto’nun kim olduğu anlaşıldığına göre konu kapandı demektir.” şeklinde cevap vermedi Gupta’nın iddiasını güçlendirdi.
    4. Elon Musk’ın paraya ihtiyacının olmaması: Bitcoin’in değeri 2016 Haziran ayında 719 dolar iken, Satoshi’nin 700 milyon dolar değerinde Bitcoin’e sahip olduğu düşünülüyordu. Şimdiki değerine baktığımızda ise 8 milyar dolardan fazla bir miktar ortaya çıkıyor. Buda Elon Musk’ın sahip olduğu düşünülen 19,7 milyar dolar servetinin yarısından az.
    5. Paypal: Musk’ın eBay’e satmış olduğu dijital para konseptinin öncülerinden olan PayPal’da yine bu iddiayı güçlendiren bir başka detay. Musk’ın rekabet yasağına tabi olduğu için Bitcoin’deki rolü hakkında sessiz kaldığını iddia ediyor.
    Ayrıca Gupta Elon Musk’ın Bitcoin’i gelecekte Mars’ta kullanmak üzere icat ettiğini iddia etti.
    Toparlamak gerekirse Bitcoin mucidi Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliği halen bilinmiyor ancak detaylara bakıldığı zaman bu kişinin Elon Musk olması mümkün gözüküyor.

    Bir başka iddiada bir iş adamından geldi. Avustralyalı iş adamı Craig Wright, sanal parayı bulan kişi olduğunu ve uzun süredir Nakamoto lakabını kullandığını duyurdu. Bitcoin’in önde gelen kullanıcıları ve sanal parayı geliştiren yazılımcılar da Craig Wright’ın Bitcoin’i bulan kişi olduğunu teyit ediyor. BBC’nin haberine göre Craig Wright kimliğini açıklarken, Bitcoin’in yaratıcısına ait olduğu bilinen Bitcoinlere dair teknik verileri de paylaştı ve böylece sanal paranın yaratıcısı olduğunu da kanıtlamış oldu. Kimliğini BBC, Economist ve GQ yayın kuruluşlarına eş zamanlı olarak açıklayan Wright, BBC’ye tarihte gerçekleşen ilk Bitcoin para transferine dair dijital belgeleri de gösterdi. Craig Wright, kimliğini açıklayarak Bitcoin’in mucidinin kim olduğu tartışmalarına bir son vermek istediğini ifade etti. Bitcoin’in yüzü olmak istemediğini ifade eden Craig Wright, “Kimliğimi açıkladım çünkü son zamanlarda üstümde giderek artan bir baskı vardı. Sevdiğim insanların da aslı olmayan dedikodulardan olumsuz etkilenmesini istemedim” diyor. Yetkililer Wright’in kimliğini devam eden bir vergi soruşturması yüzünden açıkladığını belirtti. Medyanın önüne kim atılırsa atılsan bu denli büyük bir organizasyonun ardından tek bir kişi değil gizli bir el olduğu da aşikardır. Bu sanal para biriminin bağlı olduğu bir güç veya merkez bulunmadığı için fiyatını tamamen arz ve talep koşulları belirliyor. Normal ekonomi şartlarında olduğu gibi talep artınca fiyat yükselirken, talep azalınca fiyat düşüyor. Fiyata etki eden bir diğer etkende madencilere ödül olarak verilen bitcoin sayısının her defasında düşürülmesi. Çoğu zaman yasal olmayan alışverişler içinde kullanılan bitcoin için En büyük Bitcoin satın alma platformlarından biri olan Coinbase’e kullanıcı bilgilerini paylaşması için ABD mahkemesi tarafından resmi istek gönderildi. Söz konusu karar bu servisi kullanarak 2013 – 2015 yılları arası 20 bin dolar üzeri işlem yapan kullanıcıları kapsıyor. Bitcoin ayrıca çok tehlikeli bir silah olarakta kullanılabilir. Her han gibi bir ülkenin mal varlıklarını satın alarak hiçbir denetime takılmaksızın bitcoine çevirerek saatler içerisinde ülke dışına çıkarılabilir. Böylece hedef ülkenin ekonomisi bir anda yok olu.r Aynı şekilde vergi kaçakçıları ve kara para aklamak içinde her türlü denetimden uzak olan bitcoin bulunmaz bir nimettir. Ancak, bu sana para birimi son yıllarda ciddi bir düşüş yaşamış olsa da, tekrar yükselişe geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Dijital varlık stratejisi yürüten BKCM’nin CEO’su Brian Kelly “Hareket perakende kullanıma dayalı görünüyor” dedi. CNBC’nin Global CFO Konseyi baş mali görevlileri arasında yapılan bir ankette 43 katılımcının yüzde 27.9’u bitcoin’in “gerçekçi ama bir balon” olduğunu düşünürken, yüzde 27.9’u kriptokrasinin “dolandırıcılık” olduğunu düşündü. Yöneticilerin sadece yüzde 14’ü bitcoin için “gerçek ve daha da yükseliyor” dedi. Bitcoin 9 bin dolar ile rekor kırdıktan saatler sonra 9 bin 600 dolara yükseldi.

    Bazı ekonomistler bitcoin’e olumlu yaklaşırken bazıları şüpheyle bakmaktadır. Chicago Fed’in kıdemli ekonomislerinden olan François R. Velde, bitcoin’i “dijital para oluşturmanın zarif bir yöntemi” olarak tanımlamıştır.Paul Krugman ve Brad DeLong bitcoin üzerinde neden kararlı olması gerektiği ve taban değerini sorguladıklarında hatalar bulmuşlardır. Ekonomist John Quiggin, bitcoin’i “verimli pazar hipotezinin son karışıklığı” olarak eleştirdi.” PayPal Başkanı David A. Marcus, bitcoin’i “birikimleri koymak için mükemmel bir yer” olarak adlandırıyor ancak değerindeki dengesizlik azalana kadar bir parabirimi olamayacağını iddia etmiştir. Bill Gates, Bill Gates, Bloomberg LP’ye verdiği röportajda bir yerden bir yere para taşıma maliyetiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Bitcoin heyecan verici çünkü ne kadar ucuz olabileceğini gösteriyor.” Brezilya, Isle of Man , Jersey, Birleşik Krallık, ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin yetkilileri bitcoin’in finansal hizmetler sunma kabiliyetlerini fark ettiler. Bitcoin’lerin düzgün bir şekilde kullanıldığı zaman, dolandırıcılığı engelleyebilmesi, alışveriş işlemlerini kolaylaştırması ve şeffaflık sağlama becerisi dahilinde mali alanlara ilgili politikacıların ve millet vekillerinin ilgisini çekmektedir.
  • 266 syf.
    ·6 günde·Beğendi·10/10
    ***
    Çalın TAMTAMLARI!!!
    https://www.youtube.com/watch?v=nWOixCO1MC0

    "Hisset Yüce Varlık'ın gelişini!
    Neşelen ve neşe içinde öl!
    Davulların müziğinde eri!
    Bende seni, sende beni gör." #38699979

    ***

    Merhaba 1k okurları, akla hayale bile gelmemesi gereken yılların birinde Aldous Huxley adında bir yazar çıkar ve yaşadığı dünyaya kafa tutar. Ve bu dünyayı kendi kafasında yarattığı dünya ile birleştirip Cesur Yeni Dünya ‘yı meydana getirir. 1930’lu yıllarda klonlama üzerine yazabilmek, ileri görüşlülüğün ve bilimin bile ötesindedir. Ülkelerin yaşadığı çağ dışılık, fakirlik ve yıkıcılık göz önüne alınırsa, demek
    istediğim şeyi anlayacaksınız.
    *
    “Spoiler olma ihtimali olan sürpriz bozanlar olabilir. Bu uyarı sadece bilgilendirme amaçlıdır.”
    *
    Sizler İçin Özel Hazırlanan PDF Formatında Okuyabilirsiniz:
    https://yadi.sk/i/zPgI9XKMsLjOOQ

    *

    Bu inceleme üç bölümden oluşmaktadır;

    1- Ford’a Selam Olsun! (Doğaçlama bir inceleme),
    2- Cesur Yeni Dünya nasıl ortaya çıktı, esin kaynağı neydi, nelerdi, ne anlatmak istiyor?
    3- Kısaca 1984 ve Cesur Yeni Dünya karşılaştırması.


    Modernizmin kokuşmuşluğu, Yeni Dünya içine haplanmış; Özgürlüğün bedeli Vahşilik ile taçlanmış!

    Burası, CESUR YENİ DÜNYA!

    *

    BİRİNCİ BÖLÜM:

    *HERKES, HERKES İÇİNDİR*

    Kirlenmiş bir dünya, küllerinden doğmak için kendi sürecini başlatır. Tarihin derinliklerine indikçe bunun rahatsız edici örnekleri ile karşılaşırız. Her dönem karanlık, her dönem bataklık içindedir. Kendi karamsarlığı içinde kendi sistemini yaratmayı başarmıştır.


    Günümüzün sözde pembe düşleri gerçeği yansıtmadığı gibi, geçmişin dünyası da pembe düşlere gebe değildi. Tam da çamura saplanmış diktatörlüklerin yönetimleri ile doluydu.

    Çeşitli çeviri farklılıklarını göz önüne alarak ve birden fazla ünlü ismin adına imza edilen şu sözü hatırlayalım:

    “Süngüyle her şeyi yapabilirsiniz ama süngünün üstüne oturamazsınız.”

    İnsanları hangi forma sokarsanız sokun, içlerinde barındırdıkları RUH her zaman ortaya çıkmaya meyillidir. İnsan olarak doğmayan ama bu Ruhu bulan distopya ve bilimkurgu filmi örnekleri de mevcuttur. İnsanın düşmanı insandır. İnsanı, insandan koruduktan sonra her şey çözülecektir. “simple”

    İnsanlığı yönetmek için ya onların rızasını alırsınız yani demokrasi gibi yollarla, oy ile iktidara gelirsiniz ya da itaat etmek durumunda bırakıp, dikta ederek diktatörlüğünüzü ilan eder, topluluğu silah gücü ile kontrol altına alırsınız.

    Cesur Yeni Dünya, Ford ülküsünün izinde, bilimin sonsuzluğunda insanları etki altına almak için çeşitli ilaçlar kullanmaktadır. Bu ilaçlar sayesinde insanlık kontrol altına alınmaktadır. İnsanların üremediği, klonlandığı bir dünya hayal edin ve kavanozlarda dünyaya gelen seri üretim insanlık düşünün:

    https://giphy.com/...r-3ohzdQhmr2YrxHT45y

    Bu klonlar kendi aralarında sınıflandırılıyor. Nasıl ki, Zenginler, orta halliler, fakirler ve evsizler gibi
    tanımlar var, kitapta da Alfa, Beta, Gama, Delta ve Epsilon sınıflandırmaları var. Şekil A: https://ibb.co/123Z2g7

    Bu üretimlerin hepsinin birbirinden farkları var ve hepsi üretim esnasında çeşitli kimyasallar ile
    kontrol altına alınıyor. Daha sonra ise düşünmelerini engelleyen SOMA karışımını alıyorlar. Kafalar güzel yani. Uykularında şartlandırılan bu insanlar, günlük yaşamlarında mutlu bir dünya da yaşadıklarını sanıyorlar. Aslında yaşadıkları dünyanın nasıl bir dünya olduğunu bilmemektedirler.

    Aile kavramı yoktur, herkes herkesindir. İlk insan yaşamını düşünürsek ya da kabilelerin yaşam tarzı buna yakındır. Herkes, herkesle birlikte olabilir ve bu çok doğaldır. Cinsel yolla üremek söz konusu değildir, çağ dışıdır, böyle bir durum olması halinde hızlıca cezanızı çekeceğiniz adalara gönderilirsiniz.
    Ahh, Cesur Yeni Dünya!

    Modernizmin ve uyuşukluğun dışında kalan bölgelerde bulunmakta. Bu bölgelerde yaşayanlara VAHŞİ adı verilmekte. Vahşilerin kendi yaşam tarzları olmakla birlikte, özgür bir şekilde yaşayabilmektedirler. Teknolojiden ve tüm gelişmelerden yoksun fakat, özgür bir dünya!


    İKİNCİ BÖLÜM:

    *Modern Kölelik, Masallar Ve Mutluluk Patlaması*

    Kitabın Karakterleri Hakkında Bilgi vermek istiyorum. İsimlerin nasıl oluştuğunu bilmenizde fayda var, bunu kitabı okumadan bilmek spoiler değil, kitaba olan borcunuzdur. Bilmeden okumaktansa bilip okumak daha iyi değil midir? İlk adlar kitaptaki karakterler, ikinci adlar Huxley’in karakterleri esinlendiği isimlerdir.

    Mustapha Mond: Mustafa Kemal Atatürk, Sir Alfred Mond
    Bernard Marx: George Bernard Shaw ve Karl Marx
    Lenina Crowne: Vladimir Lenin Fanny Crowne: Fanny Kaplan Polly Trotsky: Lev Troçki
    Benito Hoover: Benito Mussolini, Herbert Hoover
    Helmholtz Watson: Hermann von Helmholtz, John B. Watson Darwin Bonaparte: Napoleon Bonaparte, Charles Darwin Herbert Bakunin: Herbert Spencer, Mikhail Bakunin
    Primo Mellon: Miguel Primo de Rivera, Andrew Mellon Sarojini Engels: Friedrich Engels, Sarojini Naidu
    Fifi Bradlaugh: Charles Bradlaugh Joanna Diesel: Rudolf Diesel
    Jean-Jacques Habibullah: Jean-Jacques Rousseau, Habibullah Khan

    Bu önemli isimlerden esinlenerek oluşturulmuş karakterler, kitabın içerisinde ki diyaloglarda
    kendisini fazlasıyla hissettiriyor.

    Cesur Yeni Dünyada insanlar cinsel yolla değil, tüp ile dünyaya gelir. Bu sitemin adı Bokanovski’dir. Yapay bir insan üretimidir. Üretim yapay olursa, insanlarda yapay olur. Bu söze karşılık gerçek dünyamıza bakarsak, normal yolla dünyaya gelmiş insanlarında ne kadar yapay olduğunu söylememe gerek yok, hatta birçoğu; yapay sanat dalında ödül dağıtsalar, birbirleri ile kapışacak seviyededirler.


    "...Oturup kitap okursanız fazla bir şey tüketemezsiniz." #38646208

    Tüketmek,
    Daha çok tüketmek,
    Sürekli meşgul olmak, ama kitaplarla değil,
    Bu dünyada gelecek ya da geçmiş kaygısı yoktur, Anı yaşamanın mutluluğu vardır,
    "Dört yıldan daha az bir sürede altı yüz kırk kadınla birlikte olduğu söyleniyordu."
    #38658108

    İsteyen istediği kadınla birlikte olur,
    Bu sav kitapta ki gibi altı yüz yıl sonra değil,
    Çok kısa bir zaman sonra modern dünyanın klasik davranış biçimi haline gelmiştir.

    "Bugün alabileceğin keyfi asla yarına erteleme." #38701346

    *

    Bir hap atarsın ağzına,
    Tüm olumsuzluklar kaybolur,
    Umutsuzluğun olduğu yerde,
    isyan vardır, Hapın olduğu yerde huzur vardır,
    Yaşasın Ford demek için,
    Yanında Hap olmalıdır,
    Hap yoksa,
    Hapı yuttun demektir,
    Bu hapın adı SOMA’dır!

    *

    Toplum uyuşturulmuştur,
    Düşünemez haldedir,
    Haplar ve bilinçaltına girilmesi sayesinde
    Pablo Escobar’ın beyaz rüyasında yürür gibi kafaları iyidir.
    Fikir diye bir şey yoktur,
    Sublimal mesajlar,
    Telkinler,
    Anonslar,
    Sürekli gülen suratlara ne yapması gerektiğini söyler, Tıpkı 1984’de ki gibi!
    “Big Brother is Watching You!”

    *

    Sistem eleştirisi yapmak hatta bunun üzerine kurgusal kitaplar yazmak basit gibi gözükebilir. Ama sırf eleştiri yapmayı becerdiğini sanıyorsun diye bunu yapamazsın. Herkes yapamaz, yapabilmek için; akıl ve mantığını kullanarak, bilgi birikimini ortaya dökerek, aklın uç noktalarında yürüyüp, gerektiğinde
    koşarak, sistemi eleştirirken dahi sistemi sistemin içerisinde bozguna uğratarak, okuyucuyu da kaba tabirle dumura uğratarak yapabilmek lazımdır, bu da herkese nasip olmaz. Aslında bu tanım neden herkes yapamazın tanımıdır.


    *

    Düşünmek, YOK!
    Sorgulamak, YOK!
    Hüzün, YOK!
    Çözüm Üretmek, YOK!
    Fikir söylemek, YOK!
    Yalnız kalmak, YOK!
    Şüphe, YOK!
    Öfke, YOK!
    Kaygı, YOK!
    Soma, VAR!*

    Devletlerin insanlardan beklentileri çoğu zaman bu şekildedir. Özelikle dikta rejimler de, halkın sorgulaması kesinlikle beklenmez. Sorgusuz bir şekilde itaat etmeleri beklenir. İnsanlar çalışmadan

    birçok şeyi elde etmek istiyorlar. Bu sistemde biraz çalıştırıp, insanların rahatını sağlıyorlar. İnsanlar sürekli bir şeylerle meşgul olurlarsa, o zaman hükümetlerin karşısına çıkmazlar. Çok uzak değil, yakın bir geçmişte, Elon Musk aynen şu ifadeleri kullandı;


    “Çalışmanın daha kolay olduğu yerler de var, ancak kimse dünyayı haftada 40 saat çalışarak
    değiştirmedi.” dedi. “Dünyayı değiştirmek için kaç saat çalışmak gerekir?” sorusunu ise, “80 ila 100
    saat arasında olduğu” şeklinde cevapladı.


    İnsanların rahata ermesi teknoloji ile olacak gibi görünmüyor. Teknoloji hep var olacak olacağı düşünülse de, insansız iş gücünden yoksun bir dünya pek düşünülür gibi durmuyor. İnsanlar sorun yaratmamak içiN, sürekli bir şeylerle meşgul edilmelidir. Bunun en bariz örneği, tamamen içine battığımız, Tüketim Toplumudur!


    Sadece tüketirsek, tüketecek bir şeyin kalmayacağını çok yakında anlayacağız!


    “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”


    ~Mustafa Kemal Atatürk

    Gazi Paşa durumu özetlemiş, dünyadan bağı kopmuş devletten, modern bir ülke yaratması Huxley'in gözünden kaçmamış, kitaba konu olan karakter Mustafa Mond, Mustafa Kemal'den esinlenilmişti.


    *


    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:


    Kısa Kısa Cesur Yeni Dünya ve 1984 Karşılaştırması;


    1984’te Terör ve fiziksel şiddet yöntemleri kullanılarak bir diktatörlük öngörülmüştür,

    CSY’da ise; ilaçlarla insanlar uyuşturulmuş, bu şekilde itaat etmeleri sağlanmıştır, kısacası bilimin
    etkisi altındadır.


    1984’te kitapların yasaklanması ve yok edilmesi konu edilirken,

    CYD’da ise; insanların kitapları okumayı kendilerinin bırakacağından, okuma oranının azalacağından,
    sonra akıllara kitapların hiç gelmeyeceğinden bahseder.


    1984’te insanların baskı altında yaşaması, sürekli izleniyor olması konu edilirken,

    CYD'da ise haplar sayesinde mutlu insan toplulukları konu edilmiştir. Bilinçsiz bir toplum tasviri vardır.


    1984’te gizli bir başkaldırı örgütü vardır, ve bu örgüt ile her şey düzelecektir, bunun hayali vardır,

    CYD'da ise, böyle şeylere yer yoktur, gerekte yoktur. İnsan zaten kendi bilinçsizliği ve vurdumduymazlığı sayesinde, kendisi böyle bir kurtuluşu akıl dahi edememektedir.


    Kısacası özetlersek, bu iki önemli distopya’nın Orwell tarafı daha karanlık ve kötücül bir dünya sunar, yüzümüze postallarla basılıp geçilir, korku insanlığın efendisi olur! Huxley tarafı ise, insanlığın tüketim toplumu olacağını öngörür, vurdumduymazdır, düşünemez, zaten kendisi, kendi pimini çekmiştir.
    Bilimin ve teknolojinin yaygınlaşmasıyla, bu tamamen yok olur ve insanlık kendisini hapların kaderine
    koy verir.


    "Bilim tehlikelidir; büyük bir özenle ağzına gem vurmak ve zincire bağlı tutmak zorundayız."
    #38837919


    Mutlu olmak varken, neden mutsuzluğu seçesin ki diye soruyor CesurYeniDünya!


    *


    Bu dünyada “HERKES, HERKESE AİTTİR,”

    Burası “CESUR YENİ DÜNYA!”


    *


    İncelemeyi okuduğunuz için teşekkür ederim.

    10/10


    *

    Iron Maiden – Brave New World (Cesur Yeni Dünya)
    https://www.youtube.com/watch?v=4_FDjDwNygM


    “Kayboldu hepsi,
    Satıldı ruhun;
    Bu Cesur Yeni Dünya ‘ya.”
  • Kelimeler unutulmuş isimlerin soluk gölgeleridir. İsimlerin gücü olduğu gibi, kelimelerin de gücü vardır. Kelimeler insanların zihninde aydınlanma sağlayabilir. Kelimeler en şefkatsiz kalplerden bile gözyaşlarının akmasını sağlayabilir.
  • Ey Yalnızların, Kendi Başına Kalmışların Arkadaşı,
    Ey Mutsuzluğa Düşmüşlerin Yardımcısı,
    Ey Yoksulların Zenginliği,
    Ey Zayıfların Gücü,
    Ey Fakirlerin Hazinesi,
    Gariplerin sığınağı,
    Ey Tek Güç Ve Kudret Sahibi,
    Ey İhsanıyla Tanınan Keremi Sonsuz Rabbim,
    Efendimiz Ve Yakınları Hürmetine Sıkıntılarımı Gider.

    Ey Rabbim
    Sen Sıkıntılarıma Karşı Hazırlığım,
    Musibetim Anımda Ümidim,
    Yalnızlığımda Arkadaşımsın
    Gurbetimde Dostum,
    Kederli Anımda Beni Ferahlatansın.
    İhtiyacım Anında Yardımıma Koşan,
    Zor Anlarımda Sığınağımsın.
    Beni Korkuların Karanlığından Kurtaran Aydınlığımsın.
    Ey Rabbim Sen Şaşkınlığımda Bana Yol Gösterensin
    Biliyorum Rabbim Sen Günahlarımı Bağışlayan
    Ayıplarımı Örten, Sıkıntılarımdan Kurtaran
    Kalbimi Sevginle Süsleyensin.
    Sen Kalbimin Hem Tabibi Hem Sevgilisisin.
    Sen Ki Şaşkınlara Yol Gösteriri
    Muhtaçlara Yardım Eder
    Korunmak İsteyenleri Korursun.

    ALLAH’ım , Ben Senin Kulunum
    Kulunun Çocuğuyum.
    Görüyorsun ki Rabbim Sıkıntılıyım.
    Bildirdiğin Ve Gizlediğin Tüm İsimlerini
    Ve Kur-An’ı Kerim’i Kalbimin Baharı
    Gönlümün Nuru , Sıkıntılarımın İlacı Yap.
    Ruhum Susamış Suya , Kalbim özler seni
    Gözlerimi Senin Sevdiğin Şeylere Çevirdim
    Kulaklarımı Seni Çağıranın Ülkesine Bıraktım
    Ve Susayan Bir Toprak Gibi Bitkin Kaldım
    Kalbimi Senin Yoluna Koydum
    Ve Ellerimi Senin Dergahına Açtım
    Bundan Sonra Da Sana Gelecek
    Senden İsteyeceğim
    Güneş Ve Ay Senin Nurundan Almış Nasibini
    Güneş Senin Sevginden Böyle Ateş
    Ay Böylesine Mahzun
    Irmaklar Senin Hasretinden Böyle Çağlar
    Deniz Bu Ayrılıktan Böyle Deli Böyle Dalgalı
    Hep Hüzünlü Hep Ağlamaklı
    Kuşların Ümidi Sen
    Bitkilerin neşesi
    Çiçeklerin Rengi Sen
    Ve İnsanların Hiç Bitmeyen Duası Sen
    Mevla’m Bizi Biran Olsun terk etme
    Sevgin İçimizde Hep Uyanık Kalsın
    Yolun Rasul’ün Yolu Olunca Ondan Başka Kime Bel Bağlayayım
    Rabbim ALLAH’tır Benim
    Nurum Ve Kurtuluşum Ondan Gelecek
    Öyleyse o’nu Bırakıp Kime Gideyim
    Günahla Örtülmüş Varlığım İçinde
    Bir o’nun Özlemidir Beni Yaşatan
    Şefaatim o’nun Dilindeyken
    o’nu Bırakıp Kimi Dinleyeyim
    Mevla’m
    Beni Kendine Dost Seçinceye Kadar Yaşat
    Ve Aşkınla Yandığım Biranda Al Canımı
    Al Ki… Ölüm!!! Aşkımın Adı Olsun.

    Ey Rabbim, Ben Ki Günahı Sevabından Çok
    Aklı Dünyaya Takılmış
    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım
    Ama Sen Öyle Nur Öyle Rahmansın
    Öyle Güzelsin Ki
    Ne Olur Rabbim Senden Uzak Kalan
    Şu Kulunu Kendine Yakınlaştır
    İmanınla Dirilt.
    Ey Sevdiklerini Sevindirmekten Hoşlanan Rabbim
    Sana Açılan Ellerimi Geri Çevirme
    Kalbime Aşkınla Tecelli Et Ki
    Senden Başka Hiçbir şey Kalmasın O Kalpte
    Senden Başka Hiçbir şeyi Olmayacak Kadar Zengin Eyle Beni
    Her şey de Seni Anmayı
    Her şey de Seni Görmeyi Nasip Eyle.
    Bana İsimlerinle Güç Ver Ey Rabbim
    O İsimlerin Ki Kalplerin Nuru
    Hiçbir şeyi Olmayanların gururudur.
    Ey Rabbim Bize İsimlerinin Hakikatini Göster.
    Bizi Sensiz Bir An Bile Yaşatma.

    ALLAH’ım SANA MERYEM İN TEMİZLİĞİ İLE GELMEK İSTİYORUM
    Günahlarla Kirlenmeme İzin Verme.
    Sana Musa’nın Duası İle Geliyorum
    Şeytana Uymam İçin Peşimden Koşanlardan Beni Kurtar.
    İsmail’in Tevekkülü İle Boynumu Büküyorum.
    Beni Ve Soyumu Sana Kul Olarak Yaşat.
    Sana İsa’nın Ruhu İle Geliyorum.
    Beni Katına Almanı Diliyorum.
    Sana Yunus’un Duası İle Yalvarıyorum.
    Beni Yutan Nefsimin Karanlıklarından Kurtarmanı Bekliyorum.
    Rabbim, Sana Yusuf’un Gömleği İle Geliyorum.
    Beni Düştüğüm Ümitsizlik Kuyusundan Çıkarmanı Diliyorum.
    Sana Muhammed Mustafa’nın Kulluğu İle Geliyorum.
    Beni Miraca Çıkarmanı Bütün Sıkıntılarımı Gidermeni Diliyorum…

    Amin...

    Dursun Ali Erzincanlı