• 136 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Dünya bir çarpışma alanıdır. Yaratıcı kuvvet dünyayı bu temel üzerine yaratmıştır. Dini inancı olmayan arkadaşlar için de "Doğanın Kanunu" diye nitelendirebilir. Sonuç olarak dünya, savaşlara daima tanıklık etmiştir.

    İnsanların bir araya gelerek oluşturdukları insan topluluklarına millet denir. Milletler bu çarpışma alanında amansız boğuşmalar sonucunda yok olmuşlar veya varlığını devam ettirmişlerdir. Ancak savaşlar daima varlığını sürdürmüştür.

    Savaş iyi bir şey mi? İyi bir şey diyen varsa muhtemelen ruh hastası falandır. Ancak şunu da idrak etmek gerekir ki, savaş bir tercih değil bir gerekliliktir. Çünkü milletlerin çıkar çatışmalarını engelleyebilmek için savaştan başka bir çare bulunamamıştır.

    Tüm dünya insanları kardeş olsa ne kadar güzel olurdu. Milletler birbirleriyle savaşmaz ve kanlı kıyımlar ortaya çıkmazdı. Maalesef ki güzel bir ütopya bu. Milliyetçilik, milliyetine bağlılık, vatan sevgisi insanın doğasında var. Hayvanlardan da bir farkımız olmalı değil mi? Hayvanların da milliyetleri yoktur.

    Sanayi inkılabı ile doğan, Marx'ın 1848 yılında yayımladığı Komünist Manifesto ile birlikte dünyaya yepyeni bir öğreti atılmış oldu. Tüm insanları birleştirip yeni bir düzen kurma öğretisi... Bu yeni düzenle birlikte herkes çalışacak, sigortalı olacak, kimse kimseyi sömüremeyecek, savaş ortadan kalkacak ve yepyeni güzel bir dünya kurulacaktı. Hatta hükümet de ortadan kaldırılıp insanlar kooperatifler eli ile yönetilecekti.

    Komünist Manifesto'yu okurken es geçemeyeceğim ibarelerle karşılaştım. Örneğin Tanrı'yı genel anlamda yok sayması idi. Hadi bunu bir kenara atalım. Peki aile kavramının reddedilmesi? Maddi açıdan bakacak olursak paranın kaldırılmasını da kapsıyordu Komünizm. En reddettiğim görüş ise ülkeyi sadece insanların üzerinde yaşadığı bir alan olarak görmesi idi. Bana göre ülke, ruhsuz bir coğrafya parçası olamaz. Ülke, görklü atalarımız tarafından her türlü fedakarlıkta bulunarak bize emanet edilen ve bizim de torunlarımıza emanet etmekle yükümlü olduğumuz kutsal bir değerdir. Görevimiz, bu cennet vatanı korumak kollamak ve gerektiğinde canımızı hediye edebilmektir. Şairin belirttiği gibi: "Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır."
    Yani Komünizm bu maddi ve manevi unsurları reddederken aslında yıkılacağını teyit etmiştir.

    Komünizm, Lenin'in 1917 Ekim Devrimi ile birlikte Çarlık tarafından halkı sefil duruma düşmüş olan Rusya'da tutunabilirdi. Ancak komünizm dünyada bu dönem içerisinde pek yaygınlaşamadı. Yani komünizm Rusya'nın bir anlamda milli öğretisi durumunda teasür etti. Komünizmin en güçlü olduğu Demokrat ülkelerde, komünist partiler oyların sadece üçte birini alabildi.

    Komünizm İkinci Dünya Savaşı sonunda Roosvelt ve Churcill'in ahmaklıkları neticesinde dünyada yayılmaya başladı. Geri kalmış olan ülkelerde komünizm kıpırdanmaları oldu ve sonunda da Çin kızıla büründü.

    Komünizm beynelmilel ve uluslararası bir öğreti olduğu için kesinlikle millilik kabul etmez. Ancak Sovyet Rusya ile Çin arasında Çarlık Rusya'dan kalan bir toprak parçası sebebiyle ilginç bir olay oldu. Çin, Çarlık Rusya tarafından işgal edilen toprağını Sovyet Rusya'dan istedi. Sonuçta ikisi de kardeş rejimli devletlerdi. Yani iki devlet de komünist idi. Ancak Rusya bu toprakları vermedi ve aksine silahlarını da Çin sınırına konuşlandırdı. Binlerce kişinin öldüğü sınır çatışmaları meydana geldi. Sonra ise bu iki ülkede de yönetim değişiklikleri oldu derken büyük bir çatışma yaşanmamış oldu.

    Diğer örneklerden biri de Afganistan'ın Rus ordusu tarafından zorla işgal altına alınmış olmasıdır. Afganistan zamanında bağımsız bir ülke idi. Hiçbir bloka üye de değildi. Sovyetlere karşı da dostane bir politika izlemişlerdi. Böyle olmasına rağmen komünizm burada da cereyan etti. Birtakım zavallı insanların beyinleri yıkandı ve bunlar satın alınarak iktidar yıkıldı. Orada komünist rejim kuruldu. Bunun arkasından da "Aman biz kendi halkımızın bize karşı muhalefetini bastıramıyoruz" diye Sovyetlerden yardım dilediler. Bu yardımı bahane ederek Kızıl Ordu Afganistan'ı işgal etti ve dökülen kanların haddi hesabı olmadı.

    Sosyalist sistem de mantıken insan tabiatına aykırıdır. İnsanı çalışmaya ve yaratmaya sevkeden şey bir şeylere sahip olma duygusudur. Oysa sosyalist sistem, özel mülkiyeti kaldırıp bu duyguyu reddetmekte, insanları birer makine haline getirmektedir. Bunun neticesinde, kişinin çalışma isteği azalmakta ve üretim kapasitesi düşmektedir. Üretim düşüşü de kalkınmayı engellediği için sermaye birikimi yavaşlayıp gecikmektedir. İnsanın mutluluğunun kişiliğinin ve hürriyetinin garantisi mülktür. O hâlde yapılacak iş mülkiyeti devletleştirmek değil sömürü aracı olmasını önlemektir. Bu da mülkiyet hakkının dağılışını ve kullanılışını denetlemekle mümkündür. Sizin düşünceniz nedir bilemem ama bana göre kapitalist sistemdeki patronlar neyse komünist sistemdeki komünist parti de odur. Yani kapitalistten alınan milliyet patrona, yeni bir kapitaliste yani komünist devlete verilmiştir. 17 bin liralık çalışmada bulunan işçiye 10 bin liralık bir mebla ödeniyorsa 7 bin lirasını devlet sömürüyor demektir.

    Yine Komünist Partisi Genel Sekreteri Gorbaçov; Amerika ve Kanada'dan buğday almak için büyük bir çaba sarf etmişti. Dolayısıyla Sovyet halkı açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Yani Cennet vadeden komünizm, açlık ve kıtlık getirmişti. Bunun farkına varan Sovyet idarecileri, işçi olarak çalıştırılan özel nitelikteki köylülere 1-2 dönüm özel işletme hakkı tanımak zorunda kalmıştır. Bu özel bahçelerin oranı %17'dir. Geriye kalan %83'lük toprak devletleştirilmiştir. Ayrıca her köylünün bir iki koyun veya keçi, beş on tavuk besleme hakkı vardır. Sovyet tarım ekonomisinde bu %17 topraktan tüm Sovyet patatesinin %60'ı, sebzesinin %39'u, meyvesinin %45'i üretilmekte, birkaç tavuk ve koyundan ise yumurtanın %73'ü, et ve sütün %45'i, yünün %22'i elde edilmekteydi. 1983 yılında bu özel toprak ve hayvanlardan Sovyet tarım ürünlerinin yarısı elde edilmiş, diğer yarısı da %83 tarım topraklarını kapsayan kolhozlardan elde edilmiştir. Sosyalist ekonominin ve hür ekonominin mukayesesi budur.

    Yine komünist partisi üyelerinin villaları, lüks arabaları, yazlık evleri, özel sekreterleri, yabancı bankalarda paraları, hizmetçi ve uşakları varken zavallı işçi ise karın tokluğuna çalıştırılmakta, komünist partisi üyelerine hizmet etmekteydiler. Sömürüyü ortadan kaldırmak, sınıfsız bir toplum kurmak, eşitliği getirmek için ortaya çıkan sosyalizm; tarihte eşi görülmemiş bir eşitsizlik, sömürü düzeni kurmuş, yeni sosyal sınıflar meydana getirmiştir.

    Sovyetlerde Rus olmayan millet ve bölgelerde hızlı bir Ruslaştırma politikası da uygulanmıştır. Keza Özbekistan'da 1933 yılında nüfusunun %66'sı Özbek, %5'i Rus iken, 1983'te Özbek nüfus %58'e düşürülmüş, Rus nüfusu ise %19'a çıkarılmıştır. Bu sadece küçük bir örnektir. Şuanda Türkistan'daki Türklerin dilinde çokça Rus çekimi vardır. Daha üzücüsü ise Türklük kimliklerini kaybedip Rus kimliğine bürünmüş Türkler de mevcuttur. Bu Türk dünyasını, Türkçülük ve Turancılık gibi ülküleri derin bir şekilde sarsmıştır.

    Komünizmin yıkılacağını önceden tahmin eden Türkeş, Atsız ve nice kişiler düşüncelerinde haklı çıkmışlardır. Komünizm yıkılmıştır. Sonuç olarak komünizme Türk düşmanı bir fikir diyebiliriz. Tabi emperyalizm kavramının içerisine de alabilir. Her ne kadar bugün tam anlamıyla Çin; komünist olmasa da Uygur Türkleri'ne yaptıkları ortadadır. Rusya ve Çin Türkistan'ı pençelerine almış iki büyük düşmandır. Bağrından Mete Han çıkaran millet yine bir Mete daha çıkaracak kabiliyete muktedirdir. Yeter ki dışarıya karşı bir hayranlık unsuru olmasın.

    Türkler tarihte gaflet uykusuna dalmışlar ancak sıçrayıp tekrar şahlanmışlardır. Bugünkü vaziyet biraz daha kötü gözüküyor. İçerimizde yabancı unsurlara hayranlık var. Batı'nın bilenen hıncı ve Doğu'nun ortaya çıkan canavarlığı karşısında Türk ülküsüne her zamankinden daha sıkı bağlanmak zorundayız.

    UNUTMAYIN. BU ÇAĞIN KÖLELERİ ELLERİNDE VE AYAKLARINDA ZİNCİR OLANLAR DEĞİL ZİHİNLERİ KARARTILANLARDIR. ZİHİNLERİNİZİ KOMÜNİZM İLE KARARTMAYIN. TÜRK'ün YASASI İLE AYDINLIĞA ÇIKALIM!
  • 288 syf.
    ·4/10
    Örgütlerin gerçek amaçlarından saparak, kapitalizmin etkisiyle daha çok sayısal verilere ve kara dayalı yönetim anlayışları ve beklentileri takip etmeleri, bir bakıma yönetimsel anlamda bir virüs gibi yayılan işletme hastalığına benzetilmiş. Yazarın niceliğin, maddi karın önem kazandığı mekanik örgütleri eleştirerek niteliğe ve organik ilişkilere dikkati çekmesi açısından değerli bir kitap. Ancak kitabın çeviri bir kitap olması nedeniyle çoğu zaman anlaşılması zor ifadelerle dolu ve okuyucunun hevesini kaçıran bir çalışma olmuş.
  • Yeniliği başarılı bir ürüne dönüştürmek için en azından şu üç şeye sahip olmak gerekir. Harika bir fikir, bunu uygulayacak mühendislik becerisi ve işletme bilgisi (artı iş bağlama ruhu). Nolan Bushnell yirmi dokuz yaşında bunların üçüne de sahipti. Bu yüzden bilgisayar oyunları endüstrisini kuran kişi olarak tarihe Bill Pitts, Hugh Tuck, Bill Nutting ya da Ralph Baer değil, o geçti. "Pong'u yapmış olmamızdan gurur duyuyorum ama bu işi finansal anlamda yürütebilmiş olmaktan daha çok gurur duyuyorum" dedi. "Oyunu yapmak kolaydı. Zor olan para yokken şirketi büyütmekti."
  • YARINA HOŞ GELDİNİZ!

    1-Oto tamir atölyeleri gelecekte var olmıyacak

    2-Bir benzinli / dizel motorda 20.000 ayrı parça bulunur. Elektrikli motor ise 20. Elektrikli araçlar ömür boyu garantili satılmakta ve sadece satıcılar tarafından tamir edilmektedir. Bir elektrik motorunun çıkarılması ve değiştirilmesi yalnızca 10 dakika sürer.

    3-Arızalı elektrik motorları bayide tamir edilmemekte, robotlarla tamir edilen bölgesel bir tamirhaneye gönderilmektedir.

    4-Elektrikli motor arıza lambanız yandığında, Arabanız, araba yıkamaya benzeyen bir istasyona götürüyorsunuz ve bir fincan kahve içerken arabaniz tamir ediliyor olacak.

    5-Benzin pompaları gidecek.

    6-Sokak köşelerinde elektrik dağıtan sayaçlar olacaktır. Şirketler elektrik şarj istasyonlarını kuracak; Aslında, gelişmiş dünyaya çoktan başladılar.

    7-Akıllı büyük otomobil üreticileri, sadece elektrikli araba üreten yeni tesisler kurmak için çoktan butce ayırdılar.

    8-Kömür sanayileri gidecek. Benzin / petrol şirketleri gidecek. Petrol için sondaj duracak. Öyleyse OPEC'e veda edin! Ortadoğunun başı dertte.

    9-Evler gün boyunca elektrik üretecek ve depolayacak, daha sonra kullanacak ve şebekeye geri satacak. Tesla çatısını gören var mı?

    10-Günümüzdeki yeni doğanlar sadece kişisel arabaları müzelerde görecek. GELECEK çoğumuzun halledebileceğinden daha hızlı yaklaşıyor.

    11-1998'de Kodak'ın 170.000 çalışanı vardı ve dünya genelinde tüm fotoğraf kağıdının% 85'ini sattı. Sadece birkaç yıl içinde iş modelleri ortadan kalktı ve iflas etti. Bunun olacağını kim bilebilirdi?

    12-Kodak ve Polaroid’in başına gelecek 5-10 yıl boyunca birçok sektörde yaşanacak… ve çoğu insan bunun geldiğini görmüyor.

    13-1998 yılında 3 yıl sonra bir daha asla film çekmeyeceğiniz aklına gelirmiydi? Günümüzde kimin kamerası var ki?

    15- Bunların hepsi Yapay Zeka, sağlık, özerk ve elektrikli otomobiller, eğitim, 3B baskı, tarım ve iş alanlarında yine olacak

    16-“Future Shock” kitabını unutun, 4. Endüstri Devrimi'ne hoş geldiniz.

    17-Yazılım sektörü inovasyondan geçti ve önümüzdeki 5-10 yıl içinde çoğu geleneksel sanayi sektörüde aynı kaderi bekliyor.

    18-UBER sadece bir yazılım aracıdır, herhangi bir arabaya sahip değiller ve şimdi dünyanın en büyük taksi şirketi! Herhangi bir taksi şoförüne bunun geldiğini görüp görmediklerini sorun.

    19-Airbnb şu anda mülk sahibi olmasalar bile, dünyanın en büyük otel şirketi. Hilton Hotels'e bunun geldiğini görüp görmediklerini sorun.

    20-Yapay Zeka: Bilgisayarlar dünyayı anlamada katlanarak daha iyi hale gelecekler.

    21-Günümüzde ABD'de genç avukatlar zaten iş bulamamaktadır. IBM'in Watson'ı sayesinde, insanlar tarafından yapıldığında% 70 doğrulukla karşılaştırıldığında% 90 doğrulukla, saniyeler içinde% 90 doğrulukla (şu ana kadar şu ana kadar temel şeyler) yasal tavsiye alabilirsiniz. Yani, hukuk okuyorsanız, hemen durun. Gelecekte% 90 daha az avukat olacak.

    22-Watson, hemşirelerin, kanser teşhisi konmasına yardım ediyor, bunun 4 katı, insan hemşirelerinden daha doğru.

    23-Facebook artık yüzleri insanlardan daha iyi tanıyan tanıma yazılımına sahip. 2030'da bilgisayarlar insanlardan daha akıllı olacak.

    24-Özerk otomobiller: 2018'de ilk otonom otomobiller ile tanıştık. Önümüzdeki 2 yıl içinde, tüm sanayi sektörü büyük inovasyondan geçecek. Aracınızı örneğin telefonunuzla çağırabileceksiniz.

    25-Park etmenize gerek kalmayacak, sadece sürüş mesafesini ödeyeceksiniz ve sürüş esnasında üretken olabileceksiniz. Bugünün küçük çocukları hiçbir zaman ehliyet alamayacak ve asla bir araba sahibi olmayacaklar.

    26-Bu şehirlerimizi değiştirecek, çünkü% 90-95 daha az arabaya ihtiyacımız olacak. Eski park yerlerini yeşil parklara dönüştürebiliriz.

    27-Her yıl yaklaşık 1.2 milyon insan, dikkat dağıtıcı veya sarhoş sürüş de dahil olmak üzere trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Şimdi her 60.000 milde bir kaza geçiriyoruz; otonom sürüş ile 6 milyon milde 1 kazaya düşecek.

    28-En geleneksel otomobil şirketleri şüphesiz iflas edeceklerdir. Teknoloji şirketleri (Tesla, Apple, Google) devrimci yaklaşımı uygulayacaklar.

    29-Volvo içten yanmali motor araç üretimini dürdürmak hedefi ile 2019 modellerinin tümünü sadece elektrikli ve hybrid üretmekte

    30-Volkswagen ve Audi'den birçok mühendis; Tesla'dan korkuyorlar ve öyle olmalılar. Tüm elektrikli araçları sunan tüm şirketlere bakın. Birkaç yıl önce duyulmamış bir şeydi.

    31-Sigorta şirketleri büyük sıkıntı yaşayacak, çünkü kazalar olmadan maliyetler daha ucuz hale gelecek. Onların araba sigortası işletme modeli ortadan kalkacak.

    32-Emlak değişecek. Çünkü işe giderken çalışabilirseniz, insanlar çok daha uygun fiyatlı mahallelerde yaşamak isteyecek ve kulelerini terk edeceklerdir.

    33-Elektrikli arabalar 2030’da yaygınlıgın en üst noktasına varacak. Artık sehirlerin gürültüsü değişecek, çünkü tüm araçlar elektrikli. 34-Şehirler de daha temiz bir havaya sahip olacak.

    35-Elektrik inanılmaz ucuz ve temiz olacak.

    36-Güneş enerjisi üretimi 30 senedir üssel bir eğriye bürünmüş durumda, bu önümüzdeki senelerde sadece artacak.

    37-Fosil enerji şirketleri, evdeki güneş enerjisi kurulumlarından kaynaklanan rekabeti önlemek için şebekeye erişimi sınırlandırmaya çalışıyor, ancak bu devam edemez - teknoloji bu stratejiyi bozacak.

    38-Sağlık: Tricorder X fiyatı bu yıl açıklanacak. Telefonunuzla birlikte çalışan, retina taramanızı, kan grubunuzu ve nefes aldığınız tıbbi bir cihaz inşa edecek şirketler var. Daha sonra neredeyse her Hastalığı tanımlayacak 54 biyobelirteç analiz eder. Şu an sağlık amacıyla onlarca telefon uygulaması var.

    Yarına hoşgeldiniz
  • 192 syf.
    ·5 günde·10/10
    Pazarlama biliminin ve artık sürdürülebilirlik kavramıyla birlikte insanların daha çok ön planda olmasını gerektiğini söylemlerine rağmen hala aynı pazarlama stratejileriyle devam eden firmaların olduğunu görmek üzücü. Pazarlama stratejileri açısından pazarlamacıların veya işletme sahiplerinin okuması gereken bir kitap.
  • Tanrı- Vatan- Ekmek
    İşletme okulunda böyle bir sloganla herkesi kandırırsın diye öğretmişlerdi.
  • 187 syf.
    ·Puan vermedi
    Selamün Aleyküm

    Ilk öncelikle inceleme yapıp yapmamakta çok kararsız kaldım.
    Malum Tayfun Bey' den hepimiz korkar hâldeyiz artık. Google Amcadan da yardım alamıyoruz. Böyle zor şartlar altında inceleme yazmaya karar verdim :))
    Bugün "Eşinizi ne kadar tanıyorsunuz?" diye kendinize sormanız istiyorum. Yazarımız Sema Maraşlı, Kahramanmaraş'ta doğdu. Işletme ve davranış Bilimleri'ni okudu." Eşimle Tanışmayı unutmuşuz" adlı kitaptan bahsetmek istiyorum biraz:
    kitabın içerisinde 19 tane farklı hayat hikayesi anlatılmaktadır." ' Naz' bana kadının isminin küçültülmüşü gibi geliyor, " diyor Cenap Şahabaddein. Ne güzel bir söz söylemiş. Kadınlar kaç yaşına gelirse gelsin sevdiğinin yanında nazlanmak, şımarmak, çocuklaşmak ister. Bu da onların en doğal hakkı diye düşünüyorum.
    Evliliğin en önemli noktası sevgi, saygı, hoşgörüdür. Birbirimizin açığını aramak değil ! Tam tersine, kusurlarımızı örtmemiz gerekir. Allah birbirimize Hayırhah eşler olmayı nasip etsin. İnşaAllah evli çiftlere ve evlenmek üzere olan arkadaşlara ders olacak bir kitap. Açıkçası ben çok beğendim. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
    Nasıl kafa sayısı kadar düşünde çeşidi varsa, kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır. Demek istediğim; her çiçeğin kokusu nasıl farklı ise, Her kadının sevgisi de farklı olur.

    Unutmayalım !

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın Veda Hutbesin de söylediği gibi

    " Kadınlar size Allah'ın emanetidir."

    Lütfen eşlerimizin kıymetini bilelim. Onların gönüllerin sevgi sözleri ile dolduralım...

    Zaman ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim...