İsmail Giray

İsmail Giray
@ismailce_
Yaşamın acı gerçekliğinden ve kötü muamelelerinden kitapların soylu düşünceleri arasına kaçmış bir fakirin okuduğu kitaplar...
17 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
5/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2017 15. kitabı
Öncelikle: Kitabın ismi ve tasarımıyla, içeriğinin alâkası yok. Ya da ben kuramadım alakayı. Kitaplarına şarkı ismi vermek gibi bir huyu varmış yazarın. Bu da bir şarkı ismiymiş (hangi şarkı ise bilmiyorum). Kitap, köşe yazılarından müteşekkil olduğu için birçok farklı konuya değiniyor; eğitim, edebiyat, sinema, psikoloji, fikir, aktüalite vs. Okuması kolay ve keyif verici bir kitap (ya da keyif için okunabilir bir kitap). Alaycı, iğneleyici bir dili var. Bir de kendine has kelimeleri (berbath, basith gibi) ve de (benim okumaktan hiç haz etmediğim) argo kullanımları var. Kitabın değindiği konular ya da yazarın konuları kendine has ele alış şekli, yeni şeyler öğrenmenize ve yeni yazınsal yöntemler görmenize (ortalama düzeyde) bir örnek teşkil ediyor.
Korkma Bu Akşam Gelip Çalmam KapınıPerihan Mağden · Everest Yayınları · 2004249 okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2017 13. kitabı
İç huzursuzluğu; sonu gelmez can sıkıntısı, sevdiğini kaybetmenin verdiği ıstırap ve bunları tetikleyen felsefe okumaları... İşte Werther, bu çıkmazlardan kurtulmak için gittiği sakin bir yerde, güzeller güzeli Lotte'yi görür ve uğruna ömrümü feda edeceği bir aşka tutulur... Werther, dostuna yazdığı mektuplar üzerinden bu imkânsız aşkını, neredeyse günü gününe anlatır. Aşkı, imkânsızdır çünkü Lotte evlidir! Hem de tanıştıktan sonra Werther ile çok yakın arkadaş olan Albert ile! Werther, uğruna gün gün eridiği aşkını, sonu gelmez acılarını ve çıkış yolu arayışını birbirinden veciz ifadelerle anlatıyor... Ve sonunda, çıkış yolunu, canına kıymakta bulan Werther; sevgilisini mezara gömmüş bir adamken başka bir sevdiği için mezara girmiş olur. Hem de oldukça dramatik bir şekilde... Bir solukta okunabilecek kadar kısa ve oldukça etkiliyici bir kitap...
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2017 14. kitabı
Werther'in Lamartine versiyonu diyebiliriz... Fakat öyküsü ve içeriği çok daha güzel... Ağır bir üslûbu felsefî bir derinliği var. Çünkü kızımız Tanrıya inanmayan bir felsefeci! Oğlumuz ise dindar bir şair... Kitap, şairin anlatımıyla sürdüğüne göre de bol bol uzun uzun, derin derin cümleler okuyoruz demektir. Evet, birçok yönden (hikâye, kurgu, olaylar) Werther'e benziyor. (Kamelyalı Kadını da andırıyor.) Hatta öyle ki kahramanımız, kitabın son 14 sayfasında Werther'i okumaya başlıyor... Ve dediğim gibi Rafael, Genç Werther'in Acıları'ndan çok daha etkileyici. Hatta kızımız, "böylesi bir aşkı, böylesi bir mutluluğu doğa veremez; böylesi bir aşkı, mutluluğu ancak ve ancak Tanrı verebilir" diyerek imana bile geliyor! Genç Werther'in Acıları'nda oğlumuz intihar etmiş, kızımız ise meçhul kalmıştı. Rafael'de kızımız da oğlumuz da öldü; ama ecelleriyle! Çok acı, acıklı bir hikâyesi ve son'u var Rafael'in... Bir de keşke Lamartine, kitabın başında yaptığı açıklamayı, kitabın sonunda yapsaymış; o zaman çok daha dramatik olurdu... Yalnız şunu da söylemeden edemeyeceğim: şair (yani anlatıcı), aşkını her şeyin üstünde gördüğü için sevgilisine yönelik benzetmeleri ve yüklediği ulvî manalarla sayfalar süren sıkıcı ve sınırsız bir romantizime kapılıyor. Eğer yazar ile aynı atmosferde olmaz ya da hikâyeden çıkarsanız bu bölümler sizi fazlasıyla sıkabilir; kitaba olan konsantrenizi bozabilir. Ki zaten dediğim gibi ağır bir üslûbu ve felsefî bir zemini var. Dikkatli okumak ve muhakkak okumak gerek.
RafaelAlphonse de Lamartine · Armoni Yayıncılık · 200370 okunma
7/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2017 12. kitabı
Kitap çok güzel başlamıştı aslında... Bir yere kadar o kadar eğlenceliydi ki... Çok sevmiştim... Ta ki ilerleyen sayfalarda, yazar, hikâyeden kopup, başka başka şeyler anlatana kadar! (Roman tahlili, karakter analizi, Rusya, felsefe, yazarlık, yaşam, okuyucunun tavrı vs.) Normalde üç cilt olacakmış bu eser; ama ol(a)mamış. Yazar yakmış bir kısmını (çok kızdırmışlar!)... Geriye kalan kısmı ise -okuyunca görüleceği üzere- çok bütünlüklü olmasa da böyle bir kitap meydana getirmiş. Fakat hikâye muhteşem! Konu müthiş... Özellikle ilk 200 sayfa çokok komik! Okurken sürekli tebessüm ediyorsunuz... Keşke orada biteymiş roman (kahraman "N..." şehrinden kaçtığında); o zaman, bu hâlinden bile daha iyi olurdu bence.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
2/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
Kitabın son cümlesi dışında, (son cümleye sebep olan olay dışında) sarsıcı, çarpıcı hiç bir sahne yok... Her 30 sayfada bir uykum geldi. Hiç akıcı değil. İdeolojik öğretileri dışında önemli olabilecek hiç bir şey göremedim... Konu güzeldi, hikâye de öyle. Fakat olay örgüsü, olayların akışı, kişilerin tahlili hiç iyi değildi. Belki çeviri çok kötüydü belki de ben iyi bir şekilde okuyamadım! 400 sayfa boyunca 'hadi bir artık' diyip durdum.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma