• Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece 
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki 
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır

    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır 
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü

    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde

    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında
    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul
  • Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır
    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü


    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde
    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında

    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul
  • Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır
    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü


    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde
    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında

    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul
  • Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır

    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü

    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde

    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında
    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul

    Muhterem Taş 2
  • Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır

    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü

    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde

    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında
    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul

    Muhterem Taş 2
  • Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır

    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü

    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde

    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında
    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul

    17 Nisan 2017
    Muhterem Taş 2
  • Sanki bir kabus gibi kabus olur geceler
    Ve yahut kovalıyor beni bin bir cüceler
    Sen uzaksın ben yakın bütün mevzu bu şifre
    Hasretin huysuzluğu eder aşkı deşifre
    Sanki bir mevzu gece
    Kelimeler bin hece
    Gece değil de sanki
    Cevapsız bir bilmece

    Artık denizler taştı gözlerimin yaşından
    Sensiz dertlerim gitmez ah şu deli başımdan
    Sırtımı koyamadım kuş tüyü bir döşeğe
    Adım atsam geçemem tahta ahşap eşiğe
    Mavi Kara Deniz’in
    Dalgaları şahlanır
    Kayıkçılar Üsküdar
    Eşiğin de vahlanır
    İstanbul boğazından Üsküdar’ı izlerim
    Üsküdar’ı gördükçe boş yalıyı özlerim
    İstanbul yedi tepe yedi ayrı minare
    İstanbul’u görünce hayran kaldım mimara
    Geceler aydınlatır
    Her vakit gündüzümü
    Üsküdar’dan izlerim
    Yıldızlı gök yüzünü


    Evet boyut değişti şiirim mısrasında
    Yârim beni görür mü bu gece rüyasında
    Ah İstanbul, İstanbul bekle beni İstanbul
    Yüreğim de olsan da uzak mesafe ve yol
    Balıklar sırtarıyor
    Mavi Kara Deniz’de
    Periler ne arıyor
    Ahşaptan evimizde
    Günaydın ey yeni gün gece nereye gitti
    Gece bana küstü mü beni neden terk etti
    Sıralanır dertlerim Top kapı sarayında
    Ve trenlerin sesi gıcırtılar rayında

    Üç kıtayı bağlayan bir mısradır İstanbul
    Sevgilim İstanbul’da, Sılam’da Elbistanbul
    Her ikisi bir cevher sanki çeyiz sandığı
    İkisi de mücevher gönüllerin yandığı
    Ey İstanbul, İstanbul
    Sılamsın Elbistanbul
    Ceyhan’ın pınarından
    Bir tarih, bir destan bul

    30 Ağustos 2017