• Devletler bu korkuları dindirmek adına terör tiyatrosuna cevaben bir güvenlik tiyatrosu sergileme gereği duyuyor. Terörizme karşı en etkin cevap iyi istihbarat ve terörü besleyen finans ağlarına yönelik gizli operasyonlar olabilir. Ama bu vatandaşların televizyondan izleyebileceği bir şey değil.
  • Ali Şeriatî Şiî kültür ve medeniyetine mensup bir kimsedir. Bazen bir Şiî, Sünnîler tarafından reddedilir, fakat Şiîler tarafından benimsenir, tutulur. Şeriatî öyle bir kimsedir ki, onu ne Sünnî, ne de Şiî bir Müslüman benimseyebilir. Bundan yirmi beş sene kadar önce Şeriatî’nin meşhur ve hacimli kitabı İslam Şinasî’nin Türkçe tercümesini okurken, bir sayfasında gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Yazar aynen şöyle diyordu:
    “Allah gerçek bir Janus’tur...”
    Janus’un mânası nedir? Ansiklopedilere bakınca, bunun iki çehreli bir Roma putunun adı olduğunu öğreniyordunuz.
    Bir Müslüman Yüce Allah’ı nasıl olur da bir puta benzetebilirdi? Üstelik de “gerçek Janus” diyor. Yani tevili mevili yok.
    Azıcık akaid ve ilmihal bilgisi olan bir Müslüman, Hak Teala hazretlerinin sıfatlarından birinin “Muhalefetün lil-havadis” olduğunu bilir. Türkçe mânası: “Yüce Allah yaratılmış, sonradan olmuş hiçbir varlığa benzemez” demektir.
    Allah’ı bir şeye teşbih etmek küfürdür.
    Hele O’nu bir puta benzetmek küfrün en katmerlisidir.
    Allah kemal sıfatlarla sıfatlıdır ve noksan sıfatlardan münezzehtir.
    Allah’ı bir puta benzeten, hem de bu benzetmede “gerçek” sıfatını kullanarak teşbihi pekiştiren bir zatın bozuk itikatlı olduğunu söylemek için din alimi olmak gerekmez.
    Şeraitî sırf bu cümlesi ile itikat bakımından çok bozuk bir kimsedir.
    Onun bu benzetmesinin tevili yoktur.
    Onu bu konuda savunmanın imkânı da yoktur.
    Bendeniz bir Sünnî Müslüman olarak kendisini tenkit ediyorum, Şiîlik dünyasında durum nedir? Şiî ulemâsından merhum Ayetullah Mutahharî Şeriatî’yi sert şekilde tenkit etmiştir.
    Şeriatî’nin İslam Şinasî kitabı yayınlandığında İran’daki, Irak’taki Şiî uleması kitabı eleştirmişlerdi.
    Çeyrek asırdan beri Türkiye’mizde Ali Şeriatî’nin kitapları tercüme ediliyor ve kendisi büyük bir İslam mücahidi olarak tanıtılıyor.
    Onun kitapları Türkçe’ye nasıl tercüme ediliyor? Aynen, harfiyen mi, yoksa içinden bazı yerleri çıkartılarak mı? Maalesef ikinci şekilde çevriliyor.
    Peki “Allah gerçek bir Janus’tur” cümlesini niçin bırakmışlar? Ya farkına varmamışlar, yahut çevirenler de aynı inançtadır.
    Ali Şeriatî hayranları bizim bu tenkitlerimize şu cevapları veriyor:
    - O büyük bir mücahittir.
    - Savak tarafından şehid edilmiştir.
    - Hayatını İslam’a adamıştır.
    Lütfen bu edebiyatı bırakalım da, onun Allah’ı iki suratlı bir Roma putuna benzetmesi zındıklığı üzerinde duralım.
    Bir Müslümanın birinci vazifesi Allah’a saygılı ve sâdık olmak değil midir?
    Yüce Allah, bir puta benzetilmekten elbette hoşnut ve razı olmaz.
    Allah’ı bir Roma putuna benzeten kimse mücahid değil, zındıktır.
    Kaldı ki, Şeriatî’nin bir Savak (Şahlık rejiminin istihbarat teşkilâtı) ajanı ve muhbiri olduğuna dair deliller ve iddialar vardır.
    İran’da Şiî mollalar, din alimleri, ayetullahlar tarafından sert şekilde tenkit edilen bir zatın Türkiye/Müslümanlarına mücahid, İslâm önderi, örnek olarak gösterilmesi gerçekten hayıflanacak bir haldir. Ne günlere kaldık!..
  • Adam Fawer hakkında bilgi :

    Adam Fawer, Amerikalı roman yazarı. İlk romanı Olasılıksız, on sekiz dile çevrilmiş ve "en iyi ilk roman" dalında 2006 International Thriller Writers Ödülünü kazanmıştır. 2008 Nisan ayında da ikinci romanı olan Empati çıkmıştır. Empati, 2008 yılında Almanca, Japonca ve Türkçe yayımlanmıştır. 
    Doğum tarihi: 1970 (48 yıl yaşında), New York, New York, ABD
    Stanford Graduate School of Business’da da MBA yapmıştır. Kariyeri boyunca, Fawer, Sony Music, J.P. Morgan ve about.com gibi yerlerde çalışmıştır.

    Babam Philip R. FAWER'in anısına,
    Onu hâlâ her gün düşünüyorum

    Amerika en büyük piyango olan Powerballl'ı kazanma olasılığı 120 milyonda 1'dir!

    Kitaptan bilgiler vermeden önce bir kaç terim ve tanıtım yapmak isterim. Çok fazla karakter var ve bazen ismi ile bazen de katakterin soyadi ile seslendiğinden dolayı, kafa karışıklığı olabiliyor.


    Tıbbi Bilgiler :
    Lob; çizgi ve bölmelerle ayrılmış kısımlardır ve mikroskobik incelemeye gerek duyulmaksızın karar verilebilir
    1- Frontal lob: Bilinçli düşünme; zarar görmesi durumunda ruh hali, hissiyat değişikliği olabilir.
    2- Parietal lob: Çeşitli duyu organlarından gelen bilgileri birleştirmede önemli rol oynar. Ayrıca nesnelerin kullanılması ve bazı mekansal görüş işlemelerinde (visuospatial processing) parietal lobun kimi bölümleri rol alır.
    3- Oksipital lob: Görme duyusuyla ilgili bilgilerin işlendiği lobdur. Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.
    4- Temporal lob: Ses ve kokunun algılanması, aynı zamanda da yüzler, mekanlar gibi karmaşık uyaranların işlenmesi bu lob tarafından sağlanır.
    5- Serebellum: Duyu organlarından gelen bilgilerle haraketi ilişkilendirir. Bu lob özellikle dengenin sağlanmasında önemli rol oynar.



    Cat Scan:
    CAT taraması (cat scan), bedenin iç bölümlerinin X ışınlarıyla incelenmesini sağlayan gelişmiş bir yöntemdir.

    Pet Scan:
    Pozitron emisyon tomografisinin kısaltması olarak kullanılan PET veya PET Scan birçok kanser türü ve hastalıkların tanı ve tedavisinde radyoaktif maddeler kullanılarak uygulanan bir görüntüleme yöntemidir.

    MRI Scan (Emar) :
    Bir manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taraması, dünya çapında yaygın bir prosedürdür.

    MRG, vücuttaki organ ve dokuların ayrıntılı görüntülerini oluşturmak için güçlü bir manyetik alan ve radyo dalgaları kullanır.

    Tle :
    Peki Temporal Lob Epilepsi hastalığı nedir?TLE hastalığının temel özellikleri neler? ... Cerrahi tedavi uygulanmamış Temporal Lob Epilepsi hastalarında görülen materyale ait bellek bozuklukları ana nöropsikolojik bozukluklar arasındadır.

    Vss:
    Bedenimizin tüm parçaları organları hatta hücreleri birbirinden haberdar olarak ve uyum içinde hareket ederek çalışır. Bedenimizin kendini onarabilme, yenileyebilme ve dışardan gelen zararlı uyarılara karşı kendini koruyabilme yetenekleri vardır. Bedenimiz, tüm bu fonksiyonlarını ve bilgi aktarımlarını “Vegetatif(otonom) Sinir Sistemi (VSS) üzerinden gerçekleştirmektedir. 
    “Nöralterapi”, vegetatif(otonom) sinir sistemine (VSS) etki ederek vücudun dengesini düzenleyebilen, bölgesel injeksiyon tedavisi yöntemidir. Aynı zamanda vücudun onarım sistemlerini uyararak, bedenin kendi kendisini tedavi etme yeteneğini harekete geçirir. 

    Beta, Alfa, Delta, Teta :
    Beyin Dalgaları ve Hipnoz

    Beyin dalgaları hakkında merak ettiklerinizi bu yazıda bulabilirsiniz. Beta, Alfa, Teta ve Delta beyin frekansları “Hz (Hertz)” birimiyle ifade edilir. Hertz, saniye başına düşen devir sayısını belirtir. Örneğin 1 Hertz, saniyede bir devir (cps; cycle per second) veya 1 MHz saniye başına bir milyon (1,000,000/s) devir şeklinde tanımlanır. Hertz(sembolü “Hz”), frekans (sıklık)birimidir.  İsmini Alman fizikçi Heinrich Rudolf Hertz‘den alır.

    Gece uyumak için yatağımıza yattığımızda zihnimiz önce kademeli olarak hafif hipnoza (alfa), sonra derin hipnoza (teta) girer ve en nihayetinde kendini uyku haline bırakır (delta).


    EKG (Elektrokardiyogram), olması muhtemel kalphastalıklarının tanısını koymak amacıyla elektrotlar yardımıyla grafiksel sonuçlar çıkaran bir cihazdır. EKG,kalp ve damar hastalıklarından, kronik kalp yetmezliklerine kadar birçok hastalığın tespit edilmesinde kullanılır.

    EEG :
    Beyindeki sinir hücreleri tarafından hem uyanıklık, hem de uyku halindeyken üretilen elektriksel faaliyetin kağıt üzerine beyin dalgaları halinde yazdırılmasıdır.

    - - -
    Kuantum Fiziği :

    Kuantum Fiziği Nedir?
    Kuantum Fiziği, atom ve atomaltı parçacıkları ve birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır.


    Karakterler :
    Baş Karakter
    Davit T. Caine : Olanaksızın (Sıradışı adamı)
    Jasper Caine : (David,in Kardeşi)
    Nava Vaner : Ajan (Kadın)
    Dr. James Forsythe (Doktor)
    Dr. Peter Tversky (Doktor - Julia'nın Sevgilisi- Forsytheortağı)

    Yan Karakterler :
    Julia : (Dr. Tversky'nin sevgilisi, Asistanı, Denek...)
    Vitaly Nikolaev: Kumarhane Sahibi
    Grimes (Bilgisayar Uzm. Hacker)

    Alt Karakterler:
    Walter
    Rahibe Mary
    Store
    Ajan Leon Wright
    Kim jong - Il
    Yi Tae Woo
    Chang-Sun
    Dr. Kummar
    MacDougal
    Geoffal Daniels
    Thomas DaSouza
    Gina
    Sergey Kozlov (Nikolaev'in adamı)
    Elizabeth
    Tanja
    Dimitry
    Sam Kendall
    Nielsen
    Betsy (Crowe'nin kızı)
    Marton Crowe
    Rainer
    Learny
    McCoy
    Esposito
    Dalton
    (Son altı kişi paralı ajan)



    Teşkilatlar :
    Cia - Merkezî İstihbarat Teşkilatı (Abd)
    Fbi - Federal Soruşturma Bürosu (Abd)
    Mossad - İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü (İsrail)
    Kgb - Sovyetler Birliği'nin istihbarat ve gizli servisi.
    Svr - Rus Gizli Servisi

    Btal - Bilim Teknolojileri Araştırma Laboratuar
    Uga - Ulusal Güvenlik Ajansı



    Kitabın kurgusu ; Caine'nin olasılıkları hesaplama üzerine kurulu bir kitap. Kumarbaz müptelasi olan Caine, kumarda kaybettiği için, Vitaly'ye bir miktar borçlanıyor. Olaylar silsilesi böylelikle başlamış oluyor. Sizde hikayenin içine ister istemez dahil oluyorsunuz, Daha sonra olaylar David T Caine'nın ikiz kardeşi olan Jasper Caine ile de devam ediyor. Caine kardeşler "Lablace Şeytanı" olarak adlandirılan bir Teori felsefesi uzerinden yuruyup gidiyor olaylar. Burada en güçlü ihtimal görünürde olduğu gibi David oluyor.


    - - Dr. Tversky, Julia'yı alnından öptüğünde kadının bedeninin titredigini hissetti.- -

    - - "Muhteşemim , . . . Petey. - - -

    Olayları önceden görebilme yetisinin var olduğunu düşünülerek Dr. Tversky ve ortağı Dr. Forsthe karşımıza çıkıyor.

    Nava tam bir Rus Afeti olarak göze çarpsada, o tam bir yaşayan etli butlu bir ölüm makinası...

    Nava :))

    Dr. Tversky ne kadar bilim adına bir savaş versede, Dr. Forsthe'nin hedefleri tamamen daha farklı.

    -- "Yeteneklerini kullanabileceğimiz başka yerler de var," (Forsythe) - - -

    -- "Çıldırdın mı sen," "Onu bilim adına kullanmaliyız("



    Spoiler vermeyi sevmiyorum. Bu yüzden daha fazla detaya girmeyeceğim. Bilim-Kurgu, Aksiyon, Polisiye,
    Lablace Şeytanı (Olasılık Teorisi) tanışın o zaman

    Kitabın ilk 120 sayfasına kadar savaştım diyebilirim. Ve okumaya 2 - 3 ay gibi bir ara vermeme sebep olsada, inatla okumaya devam ettim. Başarılı bir kitap, fazla paragraflar yokmuydu diye sorsam bana göre vardı. Ama açıklayıcı sebeplerle kitap yürütüldü konusuna gelince, şu paragram olmasaydı bu kitapta bu şekilde olmazdı da diyebiliriz.
    İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim.

    İyi okumalar dilerim...
  • NİLİ
    Kitap Künyesi
    İsim: Nili, Ortadoğu’da Casuslar Savaşı
    Yazar: Necmettin Alkan
    Basım: Kronik Kitap, 2017, İstanbul
    Sayfa Sayısı: Yüz seksen bir
    Yazar Hakkında
    Yazarımız 1990’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesinden mezun olmuştur. Tarih doktorasını Almanya’nın Albert LudwingÜniversitesi’nde yapmıştır. Akademik kariyerine Karadeniz Teknik Üniversitesi’ndeÖğr. Gör. Dr. Olarak 2003 yılında Tarih bölümünde başlamıştır. Başlıca ilgi alanları Yakınçağ Osmanlı Tarihi, Osmanlı Modernleşmesi, Osmanlı-Alman münasebetleri, Balkan Tarihi, Medeniyet Tarihi ve Tarih Felsefesi Teşkil ediyor. 10’un üzerinde kitabı, 100’den fazla makalesi ve 30’a yakın tebliği vardır.
    Ana Fikir
    Yazarımızın söylemiyle, hikayeden kastedilen esas olarak tarihtir. Eser, 1915-1917 yılları arasında Filistin ve civarında faaliyette bulunan Yahudi casusluk örgütü  NİLİ’yi ele alıyor.
    Esere Dair
    Kitap, konuya dair bilinmesi gereken; antisemitizmi, siyonizmi, Yahudi göçü ve Osmanlı’nın Almanya tercihini tarihi zeminde açıklayarak başlıyor. Eserin tamamı akıcı, anlaşılır, sade bir üslupla yazılmıştır. Tarihi bağlamdan kopmadan yazılan eser dönemi etkileyen olaylara değinerek zamanda bir bütünlük sağlamayı başarmıştır.
    Eser 4 bölümden oluşmuştur; birinci bölümde tarihi zemini, ikinci bölümde NİLİ Örgütünü, üçüncü bölümde hatıratlara yer verilmiş, son olarak da görseller ile desteklenmiştir.
    İçeriğe Dair
    NİLİ Casusluk örgütünün kurucuları  olan: Aaron, Alexsander ve Sarah Aaronsohn kardeşler Osmanlı’ya göç etmiş bir ailenin çocuklarıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Alexander, Cemal Paşa komutasında olan 4. Ordu’da er olarak göreve başlamıştır.  Ziraat mühendisi olan bir diğer kardeş Aaron çekirge istilasında Cemal Paşa’ya danışmanlık yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı esnasında Filistin cephesinde çok büyük bir çekirge istilası yaşanmıştır. Yerli halkla beraber cephede bulunan askerler zorlu günler geçirmişlerdir. Cemal Paşa’da çekirge istilasını araştırması için Aaron’dan bir ekip kurmasını ve çekirge istilasını araştırmasını istemiştir. Peki, Filistin, Irak ve Suriye cephesinde rahatça gezme yetkisine sahip olan Aaronsohn kardeşler bu yetkiyi nasıl kullanmışlardır? Bahsi geçen bölgelere giriş-çıkışta zorlanmayan Aaron bölgelerden topladığı istihbarat bilgilerini düşman İngiliz birliklerine satmayı kararlaştırmıştır. Bu bilgilere daha kolay ulaşabilmek için yakın çevresinden oluşan hiçbir resmi bağlantısı olmayan NİLİ casus örgütünü oluşturmuştur. Akabinde, Aaron Filistin’de bir tarım Deneme istasyonu kurmuştur. Örgütün merkezi bu istasyon olarak belirlenmiştir.
    NİLİ ne demektir, neden böyle bir isim seçilmiştir?  Örgütün ismi NİLİ, Tevrat’ta geçen ve Türkçe tercümesi “İsrail’in ihtişamı anlatılmaz” olan İbranice “Nezah Israil LoYesyaker” ayetinin baş harflerinden oluşmuştur. Tabi bu konuda muhtelif birkaç görüş daha mevcuttur. Amaçlarına gelecek olursak, yani neden İngilizler lehine çalışma yapılmak istenmiştir? Aaronsohn kardeşler, İngilizler lehine yapacakları casusluk faaliyetleriyle Türkler sonrası Filistin’i yönetecek İngilizlere zaferi getirebileceklerini ve bu suretle bir Yahudi devleti kurabileceklerini ümit ediyorlardı. Yani kardeşler Siyonist duygulara sıkı sıkıya bağlıydılar. Bunun yanı sıra yazarımızNİLİ’nin nasıl bir örgüt olduğunu çarpıcı bilgiler ile açıklamıştır.
    NİLİ kendi propagandasını yaparken kendisini nasıl meşrulaştırmaya çalışmıştır? NİLİ Ermeni Tehcirini bahane ederek kendini meşrulaştırmak istemiştir, yani bir güvenlik problemi sonucu doğduğuna inandırılmak isteniliyor. Ancak burada Ermeni Tehciri’ne detaylıca değinmeyeceğiz, yazarımız tarihi zeminde gerekli açıklamaları yapmıştır.  AaronsohnlarFilistinde bir casusluk faaliyeti nedeni olarak 1915 Ermeni Tehciri olayını göstermişlerdir. Örgüt kendisine savunma amaçlı bir yapılanma görüntüsü vererek bir meşruiyet ve sempati kazandırma gayreti içerisinde olarak değerlendirilebilir. Şunu da eklemeliyiz ki, NİLİ’nin kurulmasıyla ilgili bir güvenlik probleminin zikredilmesi doğru olmayacaktır. Güvenlik sorunu ancak bir propaganda amacı olarak değerlendirilmelidir. Sadece kardeşler ile kalmamıştır üyeler şeması ve diğer üyeler hakkında çalışmalara yer verilmiştir kitabımızda. Kısaca ekleyecek olursak, örgüt genele yayılmadan mütemadiyen akrabalardan oluşan bir yapılanmadır diyebiliriz.
    NİLİ’nin faaliyetleri nelerdir? Faaliyetlerini sıralayacak olursak söyleyebileceklerimiz şunlardır: Bilgi toplanması, elde edilen bilginin gönderilmesi, Kahire’deki İngiliz İstihbarat Merkezi ile irtibatlı olunması, Tarım Merkezi’nin İngiliz savaş gemisi Manegem’la iletişimde olması ve Amerikalı Yahudilerin Filistinli İhtiyaç sahibi Yahudilere yardım için gönderdikleri paraların altına çevrilmesi. Kuruluşu için neredeyse tesadüfi diyebileceğimiz örgütün başarılı olma sebepleri çok güzel bir şekilde açıklanmıştır diyebiliriz. Kuruluşunun tesadüfi olduğu gibi Türk yetkililer tarafından ortaya çıkarılışı da tamamen tesadüfidir. Bu konularda okuyucuya bilgiler vermeden konunun yeterince açıklandığını ve bir roman tadı verdiğini söylemek isteriz.
    Sonuç
    Şahsına münhasır diyebileceğimiz NİLİ casusluk örgütü alışılagelmiş casusluk örgütlerine benzememektedir. Filistin’de yaşayan Osmanlı Tebaası olan bir grup genç aynı zamanda bir kısmı Osmanlı askeri, İngilizler lehine casusluk faaliyeti başlatıyorlar ve İngilizlerin bölgedeki ilerleyişlerini hızlandırarak başarılarına ortak oluyorlar denilebilir. Burada Osmanlı yetkililerinin özellikle Cemal Paşa’nın ciddi zafiyeti söz konusudur. Bunların neler olduğu kitapta açıklanmıştır. Ancak şu durum atlanmamalıdır ki, Cemal Paşa bu Yahudileri kullanarak birçok gizli bilgiye de sahip olmuştur. Nye’in ya olsaydı teoremi ile düşünecek olursak, çekirge istilası hiç olmamış olsa, Cemal Paşa Aaron’nu hiç görevlendirilmese ve İngilizlere çok gizli bilgiler kuyu ve cephane koordinatları ulaştırılmasa bugün haritalar nasıl şekillenecekti? İşte bunların hepsine olabildiğince yazarımız değinmiştir. Roman diliyle, akıcı, nitelikli bir akademik çalışma ortaya çıkmıştır.
  • CIA'in düzenlediği suikastların en bilinenleri şunlardır:

    1955'te Çin Başbakanı Tschou En-Lai'in içinde bulunduğu bir uçağın düşmesi.

    1959'da Kamboçyalı Prens Sihanouk'a karşı düzenlenen fakat son dakikada engellenen suikast.

    1960'ta Kongolu Başbakan Patrice Lumumba'nın katledilmeye çalışılması. CIA bunu gerçekleştiremeyince Lumumba karşıtlarını destekledi ve 1961'de sonuca ulaştı.

    1961'de Dominik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rafael Tru-jillo'nun katledilmesi.

    1963'te Güney Vietnamlı Cumhurbaşkanı Ngo Dinh Di-em'in öldürülmesi.

    1973'te Şili Cumhurbaşkanı Salvador Allende'nin devrilmesi ve öldürülmesindeki önemli rolü.

    1976'da Jamayik adası Başbakanı Michael Manley'e karşı başarısızlıkla sonuçlanan suikast.
  • Lumumba'mn CIA tarafından öldürüldüğü geniş halk kitleleri karşısında söylemekten çekinmeyen büyük hatip Malcolm X de ClA'in hedefleri arasına girerek diğer antiemperyalist faaliyetleri de dikkate alınarak Subat 1965'te bir konusma sırasında Harlem'de öldürüldü.