Bir kaç günden beri, bir karşılıklı konuşma isteği vardı havada, ruhlarımızın fazlasıyla dolu kaynağını fışkırtacak, ilk sözcükte boşanıverecek gibiydi. Tümden anlaşacağımız dakikayı hangi utanç geciktiriyordu?
Aşırı isteklerin korku sarsmalarına benzeyen şu hızlı duyarlık sarsıntılarını geçirmişti bana. Çarpışma beni titremiyordu, ama paylaşılmış bir aşkın mutluluğunu tatmadan can vermek istemiyordum. Güçlükler ve isteklerim birbirine koşut iki çizgi üzerinde büyüyordu. Duygularımı nasıl anlatayım? Can yakıcı şaşkınlıklara tutulmuştum. Bir rastlantı bekliyor, çevremi gözetliyor, sevgilerini kazandığım çocuklarla içli dışlı oluyor, evin girdisini çıktısını iyice anlamaya çalışıyordum.
Bireysellik rahatsız edici, ayrıştırıcı bir güçtür. Sonsuz gücü de burada saklıdır. Bozmaya çalıştığı şey; üslubun tekdüzeliği, gelenek köleliği, alışılmışlıkların hükümranlığı ve insanın bir makineye indirgenmesidir.