Tünelin sonundaki ışık, karanlık olmasa, kör ederdi. Bize başkalarıyla, durumlarla, olaylarla savaşıyoruz gibi gelse de, aslında sadece aynadaki suratla, kafanın içindekiyle savaşırız. Bizden başka kimsenin görmediği, duymadığı, anlamadığı uğruna savaşırız. Tünelin karanlığı da, sonundaki ışık da bizden bağımsız hiçbir şeydir. Hepsi biziz. Olan her şey, olmasını seçtiklerimizden ibaret. Bilerek veya bilmeyerek, farkında olarak veya olmadan. Bizden bağımsız her şeyle savaştıktan ve hiçbir sonuç alamadıktan sonra, “aydınlanmış" olan, kendiyle savaşmaya başlar.