Kuyuya bir çakıl taşı atılınca, kaçınılmaz cup sesini duymak mutluluk vericidir. Fakat aynı çakıl taşı karanlığa karışır ve sessiz sedasız kaybolacak olursa, rahatsız edici bir etki yaratır.
Öyküdeki dedektif Dupin, aklı ve mantığı temsil ederken, cinayetleri işleyen orangutan ise kontrolsüz, ilkel içgüdülerin bir yansıması gibi. Freud’a göre, insanın içinde bastırdığı arzular bazen beklenmedik şekilde açığa çıkabilir. Orangutanın aşırı şiddeti de tam olarak bunu anlatıyor olabilir.
Ayrıca, cinayetlerin anne-kız kurbanlar üzerinden ilerlemesi, Freud’un Oidipus kompleksi teorisini düşündürüyor.