• Hem şefkat hâlistir, mukabele istemiyor, sâfi ve ivazsızdır. Hattâ en âdi mertebede olan hayvânâtın yavrularına karşı fedakârâne, ivazsız şefkatleri buna delildir.

    Halbuki aşk ücret ister ve mukabele talep eder. Aşkın ağlamaları bir nevi taleptir, bir ücret istemektir.

    Demek, suver-i Kur’âniyenin en parlağı olan Sûre-i Yusuf’un en parlak nuru olan Hazret-i Yâkub’un (a.s.) şefkati, ism-i Rahmân ve Rahîm’i gösterir ve şefkat yolu rahmet yolu olduğunu bildirir. Ve o elem-i şefkate devâ olarak da "Allah koruyanların en hayırlısı ve Rahman ve Rahim'dir" (Yusuf Suresi) dedirtir.
  • Hem şefkat pek geniştir.

    Bir zât, şefkat ettiği evlâdı münasebetiyle bütün yavrulara, hattâ zîruhlara şefkatini ihata eder ve Rahîm isminin ihatâsına bir nevi âyinedarlık gösterir.

    Halbuki aşk, mahbûbuna hasr-ı nazar edip, herşey'i mahbûbuna feda eder; yahut mahbûbunu i'lâ ve sena etmek için, başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar.

    Meselâ biri demiş: "Güneş mahbûbumun hüsnünü görüp utanıyor, görmemek için bulut perdesini başına çekiyor." Hey âşık efendi!
    Ne hakkın var, sekiz İsm-i A'zamın bir sahife-i nurânîsi olan Güneş'i böyle utandırıyorsun?

    Hem şefkat hâlistir, mukâbele istemiyor; sâfi ve ivazsızdır.

    Hattâ en âdi mertebede olan hayvânâtın yavrularına karşı fedâkârâne ivazsız şefkatleri buna delildir.

    Halbuki aşk ücret ister ve mukâbele taleb eder.
    Aşkın ağlamaları, bir nevi talebdir, bir ücret istemektir.

    Demek suver-i Kur'aniyenin en parlağı olan Sure-i Yusuf'un en parlak nuru olan Hazret-i Yakub'un (A.S.) şefkati, ism-i Rahman ve Rahîm'i gösterir ve şefkat yolu, rahmet yolu olduğunu bildirir ve o elem-i şefkate deva olarak da
    ﻓَﺎﻟﻠّٰﻪُ ﺧَﻴْﺮٌ ﺣَﺎﻓِﻈًﺎ ﻭَﻫُﻮَ ﺍَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤِﻴﻦَ (*)

    dedirir.



    (*), [ En iyi koruyucu Allah'tır; merhametlilerin en merhametlisi de Odur.
    (Yûsuf Sûresi, 12:64) ]
  • "Her işin ivazsız olanı güzeldir. Huzur ve mutluluk ivazsızlıktan doğar."
  • Karşılıksız
  • "Her işin ivazsız olanı güzeldir. Huzur ve mutluluk ivazsızlıktan doğar."
    Abbas Sayar
    Sayfa 86 - İvaz: Karşılık
  • 1》"Eğer iyilik yaparsam bana yardımcı olun. Eğer sırat-ı müstakimden kayarsam beni düzeltiniz.."

    İnsanların Peygamberlerden sonra en şereflisi Hz.Ebubekir(r.a.)'in halife olması üzerine irad ettiği hutbeden!

    2》Hz.Ömer(r.a) cemaate sorar:'Eğer ben eğrilirsem ne yaparsınız?'Cemaatten birisi cevap verir:'Seni kılıçlarımızla doğrultmasını biliriz!'Secdeye kapanır ve 'Allah’ım Sana hamd olsun.Ömer eğrildiği zaman bu cemaat içinde onu düzeltecek kişiler var' diyerek Allah’a şükreder.

    3》Fetih sonrası hocalarına hürmet mahiyetinde altın kaplarda iftar veren Fatih'in sofrasında ki Molla Gürani ezan okunsa da yemeye başlamaz. Fatih'i bir çocuk gibi azarlar. Bu tarz yaşantının kabul edilebilir olmadığını ifade eder. Sofra kaldırılır sade şekilde tekrar kurulur.

    4》Devrinde Yavuz padişah bir kısımlarına idam cezası vermiştir. Zenbilli ise durumu öğrenir. Padişaha giderek ikaz edip yanlışı düzeltmesini ister. İlk hiddetlense de Zenbilli'nin ya düzelt yada seni azl ederim demesi üzerine haklı olduğunu anlar verdiği kararı düzeltir.

    5》"Padişah fermanıyla kira tespiti yapılamaz. Zira padişahın emriyle nâmeşru olan şey meşru olmaz; haram olan nesne, ferman ile helâl olmak yoktur. Bu hususlarda emr-i şer’-i şerif budur.." Ebussuud Efendinin Kanuni'ye karşı çıkması halidir.

    6)Verdiğimiz örnekler islam tarihinde ummandan katre nispetinde hulasa olarak verilmiştir. Tafsilatlı bir şekilde öğrenmek isteyenler ilgili kaynaklara müracaat edebilirler. Gayemiz kemalist zihniyetin çarpık fikriyatına sahip kişilerin yürüttüğü algı operasyonunu anlatmaktır.

    7》Beşeriyetin her bir ferdi Peygamberler müstesna hataya düçar olabilirler. Bunun benzerini yakında müşahede etmiş bulunmaktayız. Nebevi mirasın vârisleri mahiyetindeki ehli sünnet alimleri bu yapılan yanlışları düzeltmekle görevlidir. Daimi olalar!

    8》Biz pek çoklarının aksine Allah için severiz hürmet ederiz dua ederiz kıymetli muhterem büyüğümüz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a. Tek gayemiz islam nizamının tamam olmasıdır. Bunun karşısında olan her kim ise hakikati her ne pahasına olursa olsun haykıracağız.

    9》Kendisine olan ivazsız sevgimizi karşılıksız bırakmamış meydanı boş bulmuşcasına aç kurtlar misali pusuda bekleyenlere fırsat vermemiş haklı davamızın hakikatli adamı olduğunu bir kez daha ispat etmiştir. Mevla davamızı ve dava adamlarımızı daim ve kaim eylesin.!

    10》Batıl mücadelede zirve olmaktansa haklı bir davada zerre olmak en büyük isteğimiz ve duamızdır. Haklı iseniz üstün gelecek olanlar sizlersiniz ilahi beyanına mazhar olmak duasıyla!
  • Çöl, evsiz ve duvarsız mekân; çöl, akıl ve hesap dışı zaman... Çöl, susuzluğun ve fırtınaların savruk karargâhı; çöl, yıldızlar altında hüzünlü gecelerin ahı... Çöl, kum zerrelerinden örülen yatak; ve çöl, birbirine karışan siyah ile ak... Her şeyi kuşatan erişilmez nimet; belki hususi nasiplere el veren ganimet... Hafakanların arasında gül yetiştiren gece, ne ki benim şarkılarımda yalnız iki hece. Gül ile çöl... Çöl ile gül... Çöl içinde bir gül, gül kokusunda bir çöl... Derinliği ve sonsuzluğu anlatan da nezaketsizliği Kaf Dağı'na atan da o... Gül... Boğulan, daralan ve sıkılan dünyanın ferahı; bekleyen, hisseden, yenilenen anın felahı... Çöl... Eski doğrulardan ve eskitilmiş yanlışlardan gül goncasını kurtaran; solmayan rengi ve yanılmayan hakikatiyle gülü saran... Biri, kumlara İlahi iradenin vurduğu mühür; diğeri Arş kaleminden dünyalık bedene nakşedilen ömür... Çölün bağrında ivazsız, garezsiz yetişen bir gül ve İlahi sırlarla sorgusuz sualsiz pişen bir gönül... Çölün kavurdukça kavuracağı ve Cemal-i Mutlak'a Habîb eyleyip duracağı... Fıtratında olumsuz ne varsa kumlarda savruldukça savrulacak olan, sonunda insanlığın sancılarına tabib olacak olan...