• Edebiyatımızın usta yazarlarından Tezer Özlü bugün 75 yaşında. İyi ki Doğdun Şiir Kadın,

    10 Eylül 1943 - 18 Şubat 1986
    🌹🌹🌹💖💖💖

    Tezer Özlü'den alıntılar:

    • Hiç kimseyi yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum.

    • Şunu öğrenmelisin: Sen hiç bir işe yaramaz değilsin. Seni senden çalan toplumdur.

    • İnsanın başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleridir. Yazdıkları, okumak istedikleridir. Sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdedir.

    • Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin.

    • En çok ve en uzun sana inandım.

    • Artık giderek dünya insanları bana birer fabrika ürünü gibi görünüyor.

    • Insan ne denli derin düşünebiliyorsa, sevgisi o denli derindir. O denli doyumsuzdur. Ve acısı da o denli büyüktür.

    • Bu sabah artık yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım . Ağlayan bir yüreğe benzediği için.

    • Aynı gökyüzünün dünyanın tüm ülkelerini kapsamasına olanak var mı?

    • Dünyanın acısı olmasaydı, taze yeşil yapraklar üzerindeki güneş ışınlarının anlamı olmazdı.

    1943 yılında İstanbul’da doğdu. 1935 yılında doğan öykü ve roman yazarı Demir Özlü’nün kız kardeşidir. Yayımladığı üç “farklı” kitabıyla edebiyatımızın çok erken yaşta yitirdiği en özgün kalemlerden biri oldu.1963 (Ankara) ve 1968 (İstanbul) yıllarında çevirmenlik yaptı. 1981 yılında burslu olarak Almanya’ya gitti. Burada radyo programları yaptı.İstanbul’da Avusturya Kız Lisesi’nde okudu (Austrian St. George’s College). İlk kitabı olan Eski Bahçe’yi, (1978) 1963’ten beri dergilerde yayımlanan öykülerinden oluşturdu. İlk romanı Çocukluğun Soğuk Geceleri (1980); kişinin, çocukluğundan başlayarak içine düştüğü yaşamın, kimi zaman fiziksel-kaba, kimi zaman inceltilmiş-dolaylı baskılarıyla karşı karşıya kalışını ve yaşadığı ya da “yaşamasına izin verilmek istenmeyen” farklılığını ve uyumsuzluğunu son derece sarsıcı ve incelikli bir biçimde, “teninde duyarak” işledi.Özlü, yaşamın anlamını arayan ve bu arayışı hayranlık duyduğu üç yazarın (Svevo, Kafka ve Pavese) izlerini ve izleklerini de sürerek sürdüren ikinci roman/anlatısını ise 1983’te Auf den Spuren eines Selbstmords (Bir İntiharın İzinde) adıyla yazmış; yapıt 1983 Marburg Yazın Ödülü’nü kazanmıştı.Bu kitap, daha sonra dilimizde, yazarı tarafından Yaşamın Ucuna Yolculuk (1984) adıyla bir anlamda yeniden yaratıldı. Özlü’nün ölümünün ardından; ilk öykü kitabı, daha sonra yazdığı öykülerle bir arada Eski Bahçe – Eski Sevgi (1987) adıyla basılmış; Gergedan dergisi 13. sayısında yazarın adına özel bir “fotobiyografi” yayımlamış; kimi günce ve anlatı parçaları ise Kalanlar (1990) adlı küçük bir kitapçıkta toplanmıştı.1993’te YKY tarafından başlatılan “Bütün Yapıtları” dizisi, Özlü’nün daha önce yayımlanmamış senaryosu Zaman Dışı Yaşam’la sona eriyor. Not: Kalanlar adıyla bir araya getirilen metinlerin birçoğu Almanca yazılmış ve Sezer Duru tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.Göğüs Kanserinden 18 Şubat 1986 tarihinde İsviçre’nin Zürih Kentinde (43 yaşında) vefat etti. Cenazesi İstanbul Aşiyan Mezarlığına defnedildi.Eski Bahçe (1978), öykü
    Çocukluğun Soğuk Geceleri (1980), roman
    Auf den Spuren eines Selbstmords (Bir İntiharın İzinde 1983),roman
    Yaşamın Ucuna Yolculuk (1984), roman
    Eski Bahçe – Eski Sevgi (1987), öykü
    Zaman Dışı Yaşam (2000), senaryoTezer Özlü’nün beğenmediği insan tiplerinden bazıları:Lodosta başı ağrımayanlar
    Uçakta iştahla yemek yiyenler
    Karı veya kocasına hayranlık duyanlar
    Sabahları genel konular üzerine konuşabilenler
    Âşık olunca, ömür boyu sürecek eşlerini bulduklarını sananlar
    Kendilerine hâkim olmaları gerektiğini sananlar
    Görgüden söz edenler
    İnsan dramının bilincinde olmayanlar
  • "Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun. Bir haykırış!"
  • "Yaşlandıkça insanlarla aramdaki uçurum büyüyor."
    Tezer Özlü
    Yaşamın Ucuna Yolculuk(YKY-32. Baskı-9. Sayfa)
    İyi ki doğdun Tezer Özlü.
  • Neden Edebiyat?
    Yeryüzüne dayanabilmek için....
  • Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey. Ne denli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin "medeni durum" dediginiz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiçbir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. İstediğiniz düzene alışmak o kadar kolay ki... Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiçbir değeri yok ki...

    Yaşamın Ucuna Yolculuk, Tezer Özlü (Sayfa 57 )