Paramparça İnsanlığımız
Sevgilerimizi söyleyemez olduk Göremez olduk nice güzellikleri Yalanı öğrendik Utanmayı öğrendik İnandık sonraları Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza Büyük zekamız Önce kafesi,zinciri,zulmü icat etti; İyilik güzellik ve doğruluk adına Hiçbir şey kalmadı inandığımız Aradan bin yıllar geçip Atom parçalanıncaya kadar Zaten paramparça olmuştu insanlığımız..!
Sayfa 97
Yeryüzü
Sevgilerimizi söyleyemez olduk Göremez olduk nice güzellikleri Yalanı öğrendik Utanmayı öğrendik ... İyilik, güzellik ve doğruluk adına Hiçbir şey kalmadı inandığımız Aradan bin yıllar geçti Atom parçalanıncaya kadar Zaten paramparça olmuştu insanlığımız
Sayfa 97
Reklam
Böyle bir karanlığa düştük
Sevgilerimizi söyleyemez olduk Göremez olduk nice güzellikleri Yalanı öğrendik Utanmayı öğrendik İnandık sonraları Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza Büyük zekâmız Önce kafesi, zinciri, zulmü icat etti İyilik, güzellik ve doğruluk adına Hiçbir şey kalmadı inandığımız Aradan bin yıllar geçip Atom parçalanıncaya kadar Zaten paramparça olmuştu insanlığımız
Diyelim ki, insanların üç ideali vardır. Birincisi, doğruluk ideali. Bilim, bununla meşgul olur; hakikatı arar. İkincisi, iyilik ideali. Ahlâk bununla meşgul olur. Üçüncüsü, güzellik ideali. Sanat bununla meşgul olur. İşte bütün bu ideallerimizi gerçekleştirdiğimiz zaman, bir toplum olarak, ortaya, gerek gözle görülür, gerek gözle görülmez eserler koyduğumuz zaman, ona bakan biri, ilim gözüyle bakan biri, gerçek bir gözle bakan biri, bizim medeniyet dediğimizi görür, işte bu toplum medenî bir toplumdur veya değildir der. Demek ki, gerek bir insanın, gerek insanlardan meydana gelen toplumun tüm yönelişleri, her tarafa doğru yönelişi, yani ruhunun, aklının, duygularının ve hareketlerinin, iradesinin yöneldiği bütün yönler, medeniyetin kapsamına giriyor. İşte, bunun için, biz, onun üzerinde durmak zorundayız. Yani, bir toplum, bir medeniyet meydana getirebilmişse, artık o, kendisini bir nevi ebedileştirmiş demektir. Tarih boyunca, zaten ne kazanıyorsa bir toplum, eğer onu, bir medeniyet eseri olarak ortaya koymamışsa, medeniyet açısından zikre değer bir eser ortaya koyamazsa tarihe giremez. Tarih, onu görmez, ve unutulur gider.
Bence kanun koyarken güzellik, iyilik, doğruluk üzerine aldanmak, bir adamı yanlışlıkla öldürmekten daha ağır bir suçtur.
Sayfa 151Kitabı okudu
Benim kararımı 'doğruluk' ve 'iyilik' değil, 'güzellik' belirlemişti. Geçici güzellik. Kör edici, ayartıcı, delirtici cazibe. Düşünsel sığlık, duygusal derinliğin artmasına mı yarıyor? Varoluşun mucizevi esansı, aptallara mı vakfedilmiş? Ben, hakikate muhtaç, mana talep eden bilgelerin erişemeyeceği mertebede, yüceler yücesi bir şapşalım belki? İlmin değil, hazzın sırrına ereceğim
Reklam
1.000 öğeden 21 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.