• İkili her şey tıpkı bu camda olduğu gibi. Her düşüncemiz, her anımız iki yüzlü. Hani insan söylemedikleridir, söyleyemedikleridir. Kafasında dolaşan ama diline dökülmeyenlerdir çoğu zaman. Sustuğu kızgınlıkları, hayat bulmayan hayalleridir.
    .
    .
    Ne kadar susarsam fikrimi o kadar iyiyim öyle mi? O kadar zararsız. Hâlbuki ben istiyorum ki; nasılsın dediğimde iyi değilim diyebil. İyi olmaman güçsüz olman anlamına gelmiyor bilirim, güçsüz olmanın kötü olmadığını bilmem gibi. Gerçek duygularımızı ifade etmenin, rütbelerimizi düşürmediği bir hayat ne güzel olurdu.
    .
    .
    Kendime ikiyüzlü, sevdiğime ikiyüzlü, sevmediğime ikiyüzlü olmaya mecbur hissettiğim bir düzeni reddetmek hayalim. Yalanı reddetmek. Ruhumdan gelmeyen her hamleyi elemek kararlarımdan. Şimdi benim sana iyi gelsin diye söylediklerim var ya, ben varım onların içinde benim duvarlarım var, benim doğrularım, benim tamlarım, yarımlarım var.
    .
    .
    Tüm bunlar incelikten geliyor başımıza. Bize dayatılan iyi olma hâlinden. İyi olmak dedikleri incelikle yalan söylemek o zaman. Hâlbuki ben yalnızca gerçek hislerimi söylediğimde iyi biriyim. Kırmamak, üzmemek hâlden anlamak yıkıyor gerçeklik duvarlarını çoğu zaman. Kırsa da üzse de söylediklerin, gerçeği söylemek belki aslolan.
    .
    .
    Belki de bu yalanlardır bize iyi gelen. Kendimize ve başkalarına söylediğimiz bu zararsız yalanlar. Kendinize iyi gelen bir var olma durumu seçiyoruz. Bize yakıştığını düşündüğümüz kararlar, bize yakıştığını düşündüğümüz sınırlar belirliyoruz. Ne olduğumuzla değil nasıl olmak istediğimizle ilgileniyoruz. Kim olduğuyla değil kim olmasını istediğimizle uğraşıyoruz karşımızdakinin. Ne sarsıcı bir hayal kırıklığı aşık olduğumuz yaşamın bize sunduğu.
    .
    .
    Bu bir yolculuksa ki öyle, dönüşümün, değişimin, keşfetmenin, uyanmanın, farkına varmanın yolculuğudur. Bu bir yolculuksa kendimizi yok ederek dâhil olduğumuz her hayat bize kendimizi özletecek. Kendi olma hâlimizi. Bizi görmek istediği insana dönüştürmek isteyen herkes aslında olmak istemediklerimizi hatırlatacak. O an, o camdaki yansımaya yeniden ve yeniden bakmak gerek ve soru sormaktan vazgeçmemek ve bulacağımız cevaplardan korkmamak. O an cesur olmak gerek, karar vermek, vazgeçmek gerek, sarıp sarmalamak gerek iyi gelen senden olan ne varsa.
    .
    .
    Kendini çözdüğünde, kim olduğunu ve hayattan ne istediğini bulduğunda azalır hayal kırıklığımız, eminim. Ve eminim bu yolda kırıp dökülenlerle tamamlanacak, beklentisi yalnızca huzur olan varoluşumuz.
  • Çoktandır yabancı bir cismin kalbime sürtünmekte olduğunu biliyorum.

    Tecrübesiz olsaydım kalbimi seçmelerindeki düşmanlığı anlayamazdım.

    Ona acımadan söyleyelim , hedeflerinde doğrudurlar. Farkında olmadan, kendimizi ordan oraya atarken, aslında kalbimizi kaçırmaya, hedeften çıkarmaya çalışıyoruz.

    Buraya niçin geliyorum sanki.

    Her seferinde aynı yorgunlukta ayağa kalktığım, ve ana yola giden önemsiz yokuşu denize inen dalgalara karşı koyar gibi çıktığım halde.

    Şehre yürümek kolay mı?

    Oturuyorum öylece..

    Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.

    Kederli olduğum da söylenemez zaten. buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var.

    Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.

    Cahit Zarifoğlu
  • Evet, acı çekiyorum, Evet çok özlüyorum. Evet, ulan evet onu unutamıyorum. Kime ne? Sormayın artık bana nasılsın? Diye. Boş verin, ben iyiyim işte.
  • Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
    Kederli olduğumda söylenemez zaten. Buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felâket geçirenlerim var.
    Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.

    ~Cahit Zarifoğlu
  • Anneme söyleyin.
    Ben adını unuttuğum o bahar ayında bırakıp giden sevgiliye sahibim.Yani biraz sahipsizim.Ama iyiyim.
    Ara sıra öksürüyorum. Kaburgalarım acıyor bazen ve hala seviyorum papatyaları.
    Çok sigara içiyorum.Yağmur sesi yine ürkütüyor beni.
    Ama iyiyim.
    Zaman zaman kana bulaşıyor dişlerim. Ellerimle ağzımı kapatıp klozete diz çöküyorum. Klozetin önünde eğilmek biraz aşağılıyor beni.
    Utanıyorum.Ama iyiyim.
    Uykularım bölünüyor bazı geceler, korkunç bir labirentin çıkışını ararken yakalıyorum kendimi, küçük bir kız çocuğu aralıksız yalvarıyor içimde.
    Ama iyiyim.
    Mesela kimse seni sevmiyorken her şey biraz daha kolay. sarhoş olmak, rezil olmak.
    kimse seni sevmiyorken ölmek bile daha kolay.
    Bu yüzden İyiyim.
    Beni sevmediğiniz için, beni sevmiyor olmakla, benim üzerime hiçbir sorumluluk yüklemediğiniz için,
    iyiyim.
    Hâla kendimi sikindirik yalanlara inandırabilğim için,
    İyiyim.
    Hepsine rağmen yorgunluğuma, çocukluğuma rağmen, size terk edilmişliğime, bu sabaha rağmen iyiyim....🎭🥀