Sanatçı psikolojisinin, kişisel olanlardan daha kolektif bir yapısı bulunmaktadır.
Sanat, öylesi bir içsel güçtür ki, insanı kuşatır ve onu kendine araç durumuna sokar. Sanatçı, sanatını kendi amaçları için, kendi özgür istemince kullanamaz ama sanatın amaçları için kendini ona kullandırır.
Her büyük sanat ürünü nesneldir, kişilik izi taşımaz ve de eylem kaynağıdır. Bu nedenle sanatçının kişisel yaşamı, onun yaratıcı niteliği için temel olmayıp, bir yardımcı ve ipucu olmanın ötesine geçmez.
Sanatın bir yanının da yaşamın karanlık yüzü ile ilişkide olduğundan söz eden Jung, peygamberlerin ve kutsal kişilerin de bu kaynaktan beslendiklerini ekler.