“Yirmili yaşlarında bazen arkadaşlarına bakar ve muazzam bir hoşnutluk hissine kapılır, etraflarında dünya dursun, her şeyin hassas dengede kaldığı ve onlara karşı olan sevgisinin mükemmel olduğu o andan hiçbir yere kımıldamasın isterdi. Ama tabii asla olmazdı bu: Göz açıp kapayıncaya kadar her şey değişir, o an sessizce yok olurdu.”
Ne kadarını anlattığını sordu bir gün ona.
“Cehennem diye bir yerin varlığına ve bu heriflerin orada olması gerektiğine ikna olacağım kadarını” diye cevap verdi.
“Bence tek sorunu..” Mutsuzluk diyecekti az daha. Fakat mutluluk denen şey de gösterişten, sürdürülmesi inkansız bir durumdan başka neydi, hele ki dile getirmesi bile bu kadar zorken.”