sude

"ne düşünüyorsun?" "ölmeyeceksin değil mi?" "hayır. ölmeyeceğim. hiç ölmeyeceğim." gözlerim kapanmaya başlıyordu. "bir gün gidecek misin?" "bak, bu olabilir. ama ancak bana gerek duymadığını anlarsam."
Reklam
sözcükler ağzımdan güç çıkıyordu. her yanımı kaplayan, bitmek bilmez bir hüzün yüreğime acı veriyordu.
hayatta öyle çok şeye inanılır ki. kişinin yüreğinde mutlu şeyler beslemesi her zaman iyidir.
ve ben, burada, bu salonda kapanmış, bir güneş işınından başka şey göremiyordum. gözlerim yaşlarla dolmuştu bile... unut zeze, bir işe yaramaz. yavaş yavaş unutacaksın, yeniden düşününce de her şey öylesine uzaklarda olacak ki artık hiç acı çekmeyeceksin.
insan sağlıklıyken güneş ne kadar da güzeldi. bu saatlerde çok uzaklarda olsa bile...
Reklam