sude

her şeyi biliyorum, zeze. bunun için geldim. yüreğinde yaşayacak ve seni koruyacağım. bana inanmıyor musun? evet, inanıyorum. hayatımda bir kere benimle yeryüzünün en güzel şarkılarını söyleyen bir kuşum oldu yüreğimde. şimdi nerede? uçtu. gitti. bu da beni saklayacak boş bir yerin olduğu anlamına geliyor.
Reklam
hep peşimden gelmek isteyen o eski acıyı anımsıyordum. yeniden zeze olmak, bir şeker portakalı fidanı edinmek, portuga'yı yine yitirmek mi hayır bunu istemiyordum...
"zeze yok artık. geçmişteki budala çocuktu o. bir sokak çocuğu adıydı… şimdi çok değiştim. terbiyeli, kibar bir çocuğum ben… ve hüzünlü. özellikle hüzünlü. belki de yeryüzünün en hüzünlü çocuklarından biri, değil mi?" "biliyorum. yeniden zeze olmak ister miydin?" "hayatta hiçbir şeyi geri gelmez. bir bakıma, isterdim. bir bakıma da, hayır. o sürekli dayak yeme ve aç kalma hikâyesi…"
her şey yitirilmiş sayılmaz. hâlâ birtakım şeylere olan sevgin duruyor...
sude.
bazen suyu görürsün ama tutamazsın, rüzgarı hissedersin ama dokunamazsın, ama bilirsin ki o hep oradadır. bir şeyin orada olduğunu hissetmek için illa dokunmak şart değildir...