Pierre Riviére, bir alıntı ekledi.
 02 Nis 2017

Yatakta Yaşamak
Fransız ozan Joë Bousquet, 1914 yılında Verdun önlerinde bir şarapnel parçasıyla ağır yaralandığında, 1950'ye kadar sürecek ömrünü artık bir taşra kır evi odasına ve o odadaki bir yatağa mahkûm olarak tamamlayacağını hemen anlar. Bu "olay" edebi bir kariyerin, etrafta düşman oluşmasına olanak vermeyen bir hayatın, kendi deyişiyle "sessizliğin tercümesi" uğruna verilecek çabalarının tek ve ortak başlangıcıdır. Birkaç dost, yumurta, süt ve peynir getirenbirkaç komşu köylü, yinne bu köylerden birinden kendisi için tutulan bir gündelikçi kadın bu sessizliği bozmaya yetmezler. Sessizlikte, yattığı yatak tek mümkün dosttur... Ama bir gün Bousquet, esas dostunun yatak olmadığını o kadar uzun bir zaman sonrasında keşfetmiş olacak ki şu ünlü formülü düşer defterine: "Yaralarım benden önce vardı. Ben onu bedenimde cisimleştirmek için doğmuşum."

Yüzeybilim Fragmanlar, Ulus Baker (Sayfa 245 - Birikim Yayınları)Yüzeybilim Fragmanlar, Ulus Baker (Sayfa 245 - Birikim Yayınları)

Joë Bousquet
"Benim yaram, benden önce de vardı. Ben onu ete kemiğe büründürmek için doğdum.."