O dakikalarda vücudunun ihanetini, hayatındaki en merkezi ve bıktırıcı çabanın, vücudunun ona tekrar takrar ihanet edeceğini kabullenmeyi reddetmek olduğunu, vücudundan hiçbir beklentisi olmasa da bakımını sürdürmeyi üstlendiği gerçeğini hissetti.
O fincanın benim için çok önemli olduğu konusunda haklısın. Ama sen daha önemlisin. Lütfen kendine eziyet etme artık
Başka tür insan olsam, bu olayın genel haliyle hayatı eğretilediğini söylerdim sana. Birtakım şeyler kırılır, bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu şekilleniş.
Harold hayatına dair sorular sorduğunda içinde soğuk bir şeylerin dolaştığını, sanki organlarının ve sinirlerinin kalın bir buz tabakasının korumasına alındığını hissederdi. O anlarda kırılabileceğini de hissederdi ama, sanki bir şey derse buz parçalanacak, kendisini de ortadan ikiye ayıracaktı.