Sistem " sadece kendinizden sormlusunuz " diyor. "Hayatınızın degerini bilin,tek bir anınızı bile boş gecirmeyin. "An" a odaklanın."
Keep calm.
Bu ifadeyi çok duydunuz değil mi?
An sonsuzdur,an mucizelerle doludur,an hayatin hepsidir. Sizin "an" ininiz dünyadır, hayattır,siz yeter ki isteyin evren zaten sizin için var,siz de kendiniz için varsınız,herkes sizin için var,sizden kıymetlisi yok.
Cagimizin yeni dininin soylemleridir bunlar. Kulağınıza yeni calinmadigi muhakkak... Hal böyle olduğunda insan hayatın değerini ,sadece alacağı haz üzerinden değerlendiriyor .aldığı yada alamadigi hazla orantı kurarak,hayatinin değerini bilip bilemedigini ölçmeye çalışıyor.
Artık hazza odaklı bir toplum var karşımızda. ne yana baksak haz pompalayan cinsel cagrisimli içerikler ,mimariden dekorasyona, tekstilden otomotive ,elektronik araç gereçlerden kozmetiğe kadar her yerde seksin pompalandığı tasarımlarla sarılmış haldeyiz. Her ürün ya kıvraklığıyla, ya yumuşaklığı ile, ya ovalliği ile, ya zarafetiyle, ya hızıyla, ya tutkusuyla, ya kullanım keyfi ile sadece seksi çağrıştırıyor ve yine ancak bu şekilde değerlendiriliyor.
Dünya, diyet ve diyetisyenlerin moda olduğu, televizyonlarda ne yiyip ne yememeliyi anlatan programların reyting yaptığı açgözlülükler çağını yaşıyor. Yazık, çok yazık, açlık kadar obezite de dünyanın problemi haline gelmiş durumda. İnsanlar önce iyi ve güzelinden yiyebilmek için para kazanıyor, sonra kilo kilo yediklerini eritmek için avuç avuç para harcıyor.