Km.

Çok güzeldi...
Puan vermedi·431 syf.··
2025 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 10:00
Dr.Briana Ortiz acil servis uzmanidir. Dr.Jacop Maddox onun hastanesinde acilde göreve başlar. Jacob için kötü başlayan yeni işi, anksiyetesiyle baş etme çabalariyla felakete dönüşür. Her ikiside eski iliskilerinden yaralanmış haldedirler. Ancak Jacop'un Briana yazdığı bir mektup aralarindaki aşkında başlangıcı olur. Jacob böbreğini Briana'nın kardeşine vermek ve isminin de aciklanmamasini ister. Briana bu karardan sonra Jacop'la ilgili düşüncelerinde ne kadar haksız olduğunu görür ve bir oyun olarak başlayan sevgililik gösterisi kopmaz bağlara dönüşür. Bu kitabi okurken bazen hüzünlendim bazen de kendimi gülerken buldum. Kesinlikle okunmalı...
En İçten DileklerimleAbby Jimenez · Epsilon Yayınevi · 2024411 okunma
Reklam

Km.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·431 syf.··
3 günde okudu
·
2025 52. kitabı
Abby Jimenez
8.5/10 · 411 okunma
Birisine kızarsak yapacaklarımız:)
"Asıl kısma gelmedim," dedi Briana. "Bunu anlayabil-men için söylüyorum, tamam mı? Ne kadar acımasız oldu-ğumu görebilmen için." Kıkırdadım. "Tamam..." Umutsuzca bana baktı. Tek kaşımı kaldırdım. "Ne yaptın?" Derin bir nefes aldı. Sonra duyamayacağım kadar kısık sesle bir şey homurdandı. Başımı eğdim. "Ne? Duyamadım." "Evin her tarafına sim saçtım." Gülerken boğulacaktım neredeyse. "Ne?" "Yirmi kilo sim. Tavandaki vantilatörün kanatlarına bile sim koydum. Daha sonrası için. Bir merdiven alıp elime bol bol sim döktüm ve vantilatörü çalıştırdıklarında her yerin sim olması için oraya..." Kahkaha krizine girdim. "Komik değil, Jacob! Yaptıklarımla gurur duymuyorum; aklı başında insanlar böyle davranmazlar!" "Hayır, haklısın," dedim gözlerimi silerken. "Hapiste olman gerekir. Polis çağıracağım." "Jacob!" O kadar çok gülüyordum ki, Alexis ve Daniel'ı uyandırmamak için elimle ağzımı kapatmak zorunda kaldım. Bir kısmı viskiden dolayı çakırkeyf olmam ve hikâyeyle alakalıydı ama asıl komik olan, Briana'nın bunu somurtarak ve ciddiyetle anlatmasıydı. Sanki cinayet itirafında bulunuyordu.
Sakallar ve bitkiler:))
Kendi sakal kalıntılarını temizlemiyor mu?" diye sordu, şerit değiştirirken. "Onları temizleyen erkek var mı? Siz erkekler, dökülen sakallarınızı temizlediğinizi sanıyorsunuz. Islattığınız tuva-let kâğıdıyla bir kez silince iş bitmiş olmuyor." "Aslına bakarsan, ben dökülen sakallarımı temizliyorum," dedi Jacob. "Hu-hı. Gözümle görmeden inanmam. Aklıma gelmişken, evin nasıl? Sanırım bunu bilmem gerekir." "Küçük. Bir yatak odası ve bitkiler için bir oda var." "Bitkiler mi?" "Bitkileri severim," dedi. "Sen de sever misin?" "Elbette. Onlarla ilgilenen kişi ben olmadığım sürece. Kaktüs öldürmüşlüğüm var." "Fazla mı su verdin?" "Hiç sulamadım. Varlığını unuttum. Anlaşılan, mutfak penceremin kenarı yaşama çöllerden daha elverişsiz."
Bu sahne çok iyiydi...
"Kardeşimin donörü Jacob mı?" diye sordum nefes nefese. Gibson bana baktı. "Ne oldu?" Yutkundum. "Donör isimsiz..." Gibson'ın gülümsemesinin kaybolmasını ve yerini saf paniğe bırakmasını izledim. "Sadece... o... Briana, hiçbir fikrim yoktu." Kekeledi. "Bundan rahatça söz etti, ikiniz... arkadaş gibi görünüyordunuz; dün birlikte öğle yemeği yi-yordunuz. Ben... bilmiyordum, sandım ki..." Dönüp koştum. Onu bulmalıydım. Hemen. Bir an önce. Hızla ilerleyip erzak odasının kapısını açtım. Orada değildi, o yüzden numarasını tuşlayarak acil servis katına koştum. Kalbim kulaklarımda zonkluyor, zihnim ayak uyduramayacağım kadar hızlı çalışıyor, detaylar yer değiştirip ye-niden şekilleniyordu. Jacob, Benny'nin böbrek donörüydü. Jacob. Benny'nin. Böbrek. Donörüydü. Nasıl??? Ona çok kötü davranmıştım. İlk başta ona karşı nazik bile değildim. Tam bir kâbus-tum. Laboratuvar testleri, doku örnekleri, medikal ve ruh sağlığı değerlendirmeleri haftalar sürdüğü için o zaman bile bunun üzerinde uğraşıyor olmalıydı; kardeşime uygun do-nör olup olmadığımı öğrenmek için ben de test yaptırdığımdan bu kadar uzun sürdüğünü biliyordum. Telefonum kulağımda onu arayarak hasta odalarının sürgülü cam kapılarını yana kaydırıp perdeleri açmaya devam ettim. Yanıt vermeyince, doktor odasına koşup merdiveni ve kafeteryayı kontrol ettim. Sonra ağlamaya başladım. Bilmemi istememişti.