3 saatimi daha boş bir şekilde harcayabilir miydim? Sanmıyorum.
Kitabın güzel kapağına ve günlük tarzında oluşuna kapılıp aldım. Günlük ve mektup zaafımdır..
Kitap başta gayet güzel gidiyordu, Adem'in bakış açısından 'Cennet Bahçesi'ni keşfetmesini ve Havva ile tanışmalarını okuyordum. Tabii bu kendi bildiğim ve inandığım Adem ve Havva hikayesinden apayrı olsa da beni kitabı okumaya iten de zaten buydu! Farklı bir bakış açısı görmek.
Ancak bu kitap, bir kitap 80 sayfada kendini ne kadar tekrar edebilirse bu kitap o kadar tekrar ediyordu. Ve erkek bir yazar tarafından yazıldığını bariz bir şekilde anlayabiliyordunuz. İlk başta Havva, Cennet Bahçesindeki hayvanları, ortamı veya temel 'şeyler'i keşfetmeye meraklı ve zeki biri olarak gösteriliyor. Sonra, birden bire 'eşim yok, yapayalnızım!!' triplerine giriyor. Ve bu beni o kadar sıktı ki. Sanki Havva'nın tek yaratılış amacı Adem'i bulmak ve onunla birlikte olmaktı. İronik. Hatta eşini arayan Havva, onunla konuşan bir papağanı ('kraker' gibi kelimeler tekrarlayan PAPAĞAN) eşi sanıyor. hahaha. gerçekten yorumsuzum.
Zaman kaybından başka bir şey değildi, assssla önermiyorum bu 3 saatte çok daha güzel kitaplar okuyup bitirebilirdim. Hayal kırıklığı. ;(