Bir tweet vardı -çokça paylaşılmıştı- ve bana eskiden olduğum hâli hatırlattı. Hani çoğunluktan farklı davranmaya yatkınsan hata yapma ihtimalin yüksektir ya. Ve bu tweet birinin yaptığı hatayı acımasızca yeriyordu, sanki kendisi asla o hatayı yapmayacakmış gibi. Mesela liberal feminizmi ya da radikal feminizmi benimsemek kişisel bir tercih; ama desteklemediğin tarafı aşağılamak ve dışlamak.. olmamalı. Ama birçok kişi her konunun, bıçakla ortadan kesercesine net ayrımlarla çözülebileceğine inanıyor.
Bana kalırsa bütün Ali'ler kıvırcık saçlı olmalıydı. Aliliğin doğası gereği. Mesela benimkinin saçları öyle kıvırcıktı ki, hayatım boyunca kafamı karıştırmayı becermişlerdi.
Sen benim fethedilmemiş şehrimsin. Yüreğimin dağlarından sessizce hüzünler indiriyorum her gece gönlüne. Hiçbir zaman anlayamayacağın bir özlem benimkisi! Öyle duymuyorsun ki sesimi. Ve ben öyle çok sesleniyorum ki sana. Fethedemediğim o şehrin her bir zerresiyle yirmi dört saat sana haykırıyor içimde bir yer. Minareler günde beş vakit sesleniyor, tramvay çanları, hercai martılar, vapur sirenleri sana haykırıyor sabah akşam. Haydarpaşa'dan bir tren kalkıyor çığlık çığlığa. Her bir hecesi sen olmuş bu ayrılık feryadının. Bir nargile umutsuzca fokurduyor belki sana beni hatırlatır diye. Onun sesi senin pervasız kahkahana karışıyor. Duymuyorsun.