• {{{Arkadaşlar yazıya başlamadan bir şey söylemek isitiyorum; eğer benim gözümden kaçırdığım ve çok beğendiğiniz iletiler varsa yorumlarda beni yönlendirir seniniz sevinirim.{{{
    Bu ay en çok beğendiğim iletileri(bu alıntı vs. olabilir)şöyle sıralayabilirim;
    1.
    'Lâl
    Ölürsem, gülümseyeceğim'
    (2.)1.
    Şizofren Kedi :)
    “Gün bitti, elindeki güller de soldu
    Anımsanacak neler kaldı bugünden.”
    Belki Yine Gelirim, Ahmet Telli
    (3.)1.
    M€M@Ş »»»»KÛBRÂM««««
    O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
    (4.)1.
    ■■《EMİR ASAF《MAVI 《《■■
    Kitap hâlâ kutsal benim için… Kelime hâlâ mühim ve harf hâlâ muamma…
    (5.)1.
    DAMLA
    Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın...
    (6.)1.
    Mr.Kuralay
    Piyonlar satranç tahtasının en asil taşlarıdır. Asla geri adım atmazlar. Bu yüzden değersizler, egoları yüzünden.
    (7.)1.
    Yonca
    Ne Diyordu Müddessir Suresi;
    "Veli Rabbike Fasbir"
    "Rabbin için Sabret."
    2.
    Bünyamin
    "Yasla ruhunu bana kır papatyası. 🌺"
    (2.)2.
    Can
    "Adına Dünya dediğimiz kitabı oku."
    Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
    (3.)2.
    Affan م
    ...
    Dudakların bir şey söylüyor..
    Ben sessizce bilmem ki . 🙈🍃
    🍃a.f.f.a.n م
    (3.)3.
    Neşeli günler
    "Herkes günaha batmış, sorsan adı hayatmış."
    3.
    ⭐⭐SİBEL ⭐⭐
    "İyi ki varsın." dediğin kaç kişi şuan yok, hiç düşündün mü❓
    (2.)3.
    Sancar (Kendime Yazılar)
    Merhaba ben DİN.
    Toplumlarda insanları birleştirmek için oluşturuldum. Yüzyıllar sonra insanlar beni birbirlerini ayrıştırmak için kullandı.
    4.
    âh'sen
    لا تعاتب أحداً.. فمن أحب حكى ومن إشتاق آتى..
    - kimseye sitem etme.. seven söyler.. özleyen gelir..
    (2.)4.
    Ferah
    Montesquieu
    ''İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur."
    5.
    MUAlliM
    Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değil
    (2.)5.
    Samyeli
    "Kaç yıl geçti bak, hala son bakışın miras bana!"
    (3.)5.
    LimonKokulu
    Günde 48 saat kitap okuyorum...
    6.
    Nezrin Resulzadeh
    “Umut ki, insanı en son bırakan cevher ve en kıymetli hazinedir;”
    Od, İskender Pala
    (2.)6.
    Büşra
    “Sen kendin faniyken, dertlerin nasıl baki olabilir ki?”
    (3.)6.
    Halil karadağ
    Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi.
    7.
    Şükran Aral
    Dürüst olunduğu sürece korkaklık dünyanın sonu değildir.
    Uçurtma Avcısı, Khaled Hosseini
    Sayfa 279
    (2.)7.
    Bünyamin.
    Oku, şâyed sana hisli bir yürek lazımsa.
    Okumadığın gün karanlıktasın...
    (3.)7.
    Reyyan holmes
    Bazen acı öyle birşey, Yaşanması zor olaydır..
    8.
    Hatice Kervancı
    Sevgilisinden ayrıldı diye ağlayanlar ,
    Hiç NAMAZI kaçırdın diye ağladınız mı ?
    9.
    Salim
    Kestiğin yerden kan akmayacak mı sanmıştın yoksa? Beni yapayalnız koyup gittiğin yer bir kan denizi şimdi.

    ~Ümit Yaşar Oğuzcan~
    (2.)9.
    Ismail Altun
    Bu sahneye hep gülerim 😂😂🤣
    https://youtu.be/6kRRVt934XI
    (3.)9.
    YILMAZ T.
    S.Freud
    Kendini öldürme arzusu, daha derinde; başkalarını öldürme arzusunun projeksiyonudur.
    (4.)9.
    Vedatsevuk
    Sır tutmayı bilen insanlarla konuşmak istiyorsan mezarlığa git.
    10.
    rabiş
    geldi çöktü bak yine efkar
    üzerime geliyor birden dört duvar
    11.
    Mustafa
    Birbirimizi öyle sevelim ki şeytan bile bizi gördüğünde 'Bismillah' desin...
    12.
    Nazlıcan Karaoğlan
    İki satır cümle kadar bir ömür;
    Umduğumla bulduğum bir değil.
    İki hatır kalmadı, geçti ömür;
    Sevdiğimle tanıdığım bir olmadı.
    (Nazlıcan)
    şimdilik bu kadar beğendikçe ekleyecem...
  • Gönlümün sürurunu ödünç verdim sana, kavuşuncaya dek.
    Bilmem ki o hasret ne zaman bitecek.
    Sarı kubbene şiirimi katamadığım her gün içimdeki zindanlara bir yenisi eklenir.
    Güvercinler kadar özgür iken ruhum, bedenim zindanda kahru perişan bir vaziyettedir.
    Kanım aksâ, ruhum aksâ, benim gönül
    mabedim Mescid-i Aksâ..
    Murabıd oldum bu zindan da ruhum mescitte kıyamda. Ellerim de kelepçe, gözyaşlarım aksâda..
    Neredesin ey kardeşim, kardeşin tutsakta..!
    Unutuldu mu Rabbimin ayeti, Rasûlullahın emaneti..
    Yetim mi kaldın ey aksâ, gözyaşların kaçıncı güvercini göğe uçurdu. Avluda kaç can şehadete uğurlandı. Sokağında kaç çocuk yetim kaldı ey Kudüs..
    Kaç çocuk direniş öyküleriyle büyüdü..
    Ey Kudüs, bu haykırış gün gelecek şehadetle son bulacak işte o gün Kanım aksâ uğruna akacak, ruhum aksâ için son bulacak..
    Allah'a kavuşacağım, sonsuzluk kervanına yol alacağım..
  • 453 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Selam ola size akşamdan kalma ay haleleri ve dışarda ayaza gark olan kar taneleri .. İşte bir incelemeyle daha sizlerle beraberiz .. Bugün işe gitmediğim için kaleme alayım dedim bu incelemeyi .. Çok uzatmak niyetinde değilim .. Niçin bu kitaba inceleme yazıyorum önce onu bir açıklayayım .. Arkadaşım bu kitap "AZMANİSTAN" tarihi okuyacaksan çok güzel ama YETERSİZ bir kaynak .. Yani şu açıdan yetersiz ; tarih anlatımında unutulan pek çok nokta var ..Kısmi olarak yanlı bir anlatım söz konusu .. Ben bunlar unutulmasın diyerek vurdum sazın bağrına tezeneyi .. Üstünkörü bir araştırma yapıp- pekte araştırma yapmadım ama- sizler için derledim gerekenleri.. O yüzden şimdi şurda anlatacaklarımın kitapla HİÇ AMA HİÇ İLGİSİ YOK ! Dolayısıyla spoiler da yok ! Bununla beraber kitabın da nesnel ve TARAFSIZ bir Amerika tarihi ile alakası yok ..

    Hiç tarih sevmeyenler için kısa ve uygulamalı bir drama sahnesinden sizlere kitabın konusunu açmam gerekirse .. Sayın cevizkabuğu, bu insanlığa illallah dedirten , orayı burayı sömürüp bir zaman sonra gözünü anavatana çeviren ingilizler kendi aralarında da didişip düzen -nizam - dirlik komayınca kendi memleketlerinde ,napalım napalım diyorlar .. Biniyorlar gemilere alıyorlar soluğu Amerika'da .. Pek tabii sadece onlar değil .. Sadece onlar olur mu ? Çinlinin, Caponun , Fransızın falan başı kabak değil ya ! Onlar da parsayı bölüşelim diyerekten atlayıp geliyorlar kıtaya .. İlk zamanlar herşey çok güzel tabii.. Tüm kaynaklar bakir .. Bolluk bereket topraktan fışkırıyor falan fistan gülistan .. Sonra sonra aslen doğalarında olan aç gözlülükten dolayı bu milletler topluluğu ikiye ayrılıp vuruşmaya başlıyorlar kendi aralarında .. Senin anlayacağın Kuzey Tellioğulları , Güney ise Seferoğulları .. Amerika YEŞİL VADİ .. Al sana Amerikan iç savaşı cicim=)) Burdan start alan macera ile kıta içinde önce kendilerinin sonrada yerlilerin çanına ot tıkıyorlar .. İşte burda devreye ben giriyorum işi gücü OLMAYAN bir kardeşiniz olarak.. Şu anlatacaklarımın kitapta esamesi dahi yok .. Yahu arkadaş bu kadar yamukluk yapmışsın tarih boyunca, kanunsuzluğun , eşkiyalığın ve dünyanın jandarmasıyım diyip her türlü haksızlığın sözlük karşılığı olmuşsun , katliam denince adı seninle beraber anılır olmuş ; hadi bir, üç, beş olsa diyeceğim ki tamam .. Kaç üç kaç beş ?!?! Sadece yerlilere yapılanları LÜTFEN anlatıp geçmiş kitap ..

    Bakın bu kitabı okurken bilip de aklınızın bir köşesinde olması gereken bir kaç tarihi olayı YER isimleri ile ben iliştireyim şuraya ...

    TEXAS , ARIZONA, NEW MEXICO , KALİFORNİYA , NEVADA , UTAH, WYOMING 1848' de Meksikadan ZORLA ALINDI ! (dedelerimin kanını yerde kor muyum ulan ben !! ) Hawai de sonradan topraklara katılan zorla alınmış bir bölge..

    ŞİLİ : "ULUSAL KAYNAKLARI MİLLİLEŞTİRME" politikası yürüten Salvador Allende' nin katli .. Seçimle başa gelen Allende'yi içerdeki işbirlikçilerinin yarattığı kaosla yıldırmaya çalışan CIA' in faşist diktatör Pinochet 'ye el vermesi sonucu 30 bin muhalif stadyumlarda infaz edilerek öldürüldü ..

    FİLİPİNLER : 1890 larda İspanya'yla savaşan Filipinler'e , AZMANİSTAN sözde yardım ederek , kendilerine bağımlı hale getirip sömürgeleştirmeye kalktı .. Filipinlilerin ulusal kahramanı Emilio Aguinaldo olayın iç yüzünü anladı ve direndi.. Sonuç : Tuzağa düşürülen 15bin Filipinli öldürüldü .. Bugün AZMANİSTAN' ın bölgede pek çok askeri üssü var ..

    KÜBA ,: İspanya ile Küba'nın savaştığı bir dönemde AZMANİSTAN benim gemimi batırdın diyip İspanya' ya savaş ilan etti.. Sonrasında İspanya'yı yenip her ne akla hizmet ise Küba'yı işgal etti?!?!? Faşist ve AZMANİSTAN yanlısı generaller sultasında idare edilen Küba 'da bu devir Castro gelene dek devam etti .. Baktılar ki baş edemiyorlar bu kez ambargo yoluyla yola getirmeye çalıştılar .. Che'nin falan öldürülmesini bilmem anlatmaya gerek var mı ?!? Domuzlar Körfezi harekatı falan ..

    PANAMA : Kolombiya'dan kopardıkları Panama topraklarında kukla ve AZMANİSTAN yanlısı bir devlet kurdurdular .. Bu devlet de Panama Kanalı'nın işletilmesini AZMANİSTAN'a verdi .. Ülkedeki gençler ayaklandı .. İsyanlar kanla bastırıldı .. Daha sonra tekrarı yaşanmasın diyerek AZMANİSTAN tarafından bölgeye paralı asker yetiştirilmek üzere bir okul açıldı .. Mezunları bu ve benzeri olayları bastırmak üzere bolca kullanıldı .. 1989' da CIA ajanı ve Panama Başkanı Noriega, Amerika’nın emirlerine karşı çıkmaya kalkışıp uyuşturucu ticaretinin kantarının topuzunu tam ayarlayamayınca ülkesi AZMANİSTAN tarafından işgal edildi. Noriega tutuklandı. 3 bin Panamalı sivil öldürüldü.

    NİKARAGUA 'nın ulusal servetleri yani madenleri ve ormanları AZMANİSTAN tarafından sömürülmekteydi .. Bu işe bir dur diyen çıktı .. İsmi Augusto Cesar Sandino idi .. Küçük çaplı başlattığı gerilla hareketi çok etkili oldu .. Hareketin hem kendisi , hem de harekete gelen yardımlar çığ gibi büyüdü. Halk tarafından benimsendi .. Buna müteakip AZMANİSTAN bölgeden çekilmek zorunda kaldı ama kahpeliğin bini bir para ..Sonrasında evinde pusu kurdukları Sandino'yu öldürdüler.. Kim ya da niye diye sorma caniko ! Sonuç : Nikaragualılar bugün halen daha mücadeleye devam ediyorlar ..

    SALVADOR ve HONDURAS da üç aşağı beş yukarı aynı senaryolar.. Diktatörlere karşı ayaklananların üzerine ,hakimiyet sözü verilen diktatörlerce hep ordu sürüldü .. Bu arada 1977' de El Salvador’daki askeri yönetime yeşil ışık yakan AZMANİSTAN 70 bin Salvadorlu'nun ölümüne sebep oldu..

    VENEZUELA : Sömürü düzeninden hakkını almış ve almaya devam etmiş bir başka latin Amerika ülkesi .. İsmi , Maracaibo Gölü civarında selden korunmak amacıyla sütunlar üzerine ve dolayısıyla su üstünde inşa edilmiş evleri Venedik'e benzeten ve zamanında ülkeye gelen conquistadorlar tarafından verilmiş.. Küçük Venedik demek .. Conquistadorlar kim dersen , onlar da eski zamanın AZMANİSTAN halkını sömüren İspanyol fetihciler .. İşbu ülkede de AZMANİSTAN rahat durmamış Chavez' i devirmeye kalkmıştır ..

    İRAN : Esasen bu leş kargalarına ve kurdukları "Yağma Hasan böreklerinin" ikram edildiği talan düzenine en iyi ve istikrarlı bir şekilde direnen ülkelerden biriydi .. 1950 lerde petrolü MİLLİLEŞTİRMEK isteyen Musaddık darbe ile indirildi..Yerine arabacı Pehlevi geldi .. AZMANİSTAN kısa periyotta kazanır gibi görünse de Pehlevi'nin yerine darbe sonucu gelen mollalar ile ölümcül bir düşman yaratmış oldu .. Ha yalnız AZMANİSTAN' ı arkasına alan Pehlevi , ingiltere , fransa ve AZMANİSTAN ile petrol antlaşmaları yapıp MİLLİLEŞTİRİLMESİNE müsade edilmemiş zenginlikleri satıp savarak AZMANİSTAN'a borcunu ödedi ..

    KONGO : Öncesini Karanlığın Yüreği kitabına yaptığım incelemede ( #28491745 ) zaten anlatmıştım .. 1960 ' da demokratik bir seçimle başkan seçildiğinde Patrice Lumumba, AZMANİSTAN ile ilişkileri gözden geçirmeye karar verdi.. AZMANİSTAN şirketlerinin ülkeyi sömürmesine razı olmadı .. Bilin bakalım ne oldu ? Yine kiralık ve satılık yerli işbirlikçiler vasıtası ile ülkede karışıklık çıkarıldı .. Sonrasında General Mobutu'nun darbesi ile alaşağı edilip öldürüldü ..

    JAPONYA : ATOM BOMBASI ATTILAR GARDAAAŞ !! Daha nossun ?

    GUEATEMALA : 1950'de milliyetçilik programı izleyen Arbenz, Guatemala Başkanı seçildi. Arbenz, o zamanki Amerikan Dışişleri Bakanı John Foster Dulles ve kardeşi CIA Başkanı Allen Dulles’ın büyük miktarda kişisel yatırım yapmış oldukları United Fruit Company’yi MİLLİLEŞTİRMİŞTİ. Akçeli işler sakata binmişti sizin anlayacağınız .. Ne oldu diye sorma .. Diktatörün ismi Guatemala Silahlı Kuvvetler Başkanı Castillo Armas.. Ölü sayısı : 200 BİN sivil Guatemalalı..

    VİETNAM : Çekik gözlü bu kahraman insanlar tokatı bastı AZMANİSTAN 'ın yüzüne ama bilanço çok ağırdı : 4 MİLYON ÖLÜ .. Ayrıca AZMANİSTAN, My Lai köyünde mart 68' de gerçekleştirdiği katliamda silahsız 400 sivili çoluk , çocuk , kadın demeksizin katletti .. Cesetlerini dahi parcaladılar ..

    Afganistan : USAME BİN LADİN ve saz arkadaşlarını Sovyetler'e karşı savaşsın diye eğittiler .. 3 - 4 MİLYAR DOLAR yardım yaptılar .. Sonra kendi elleriyle düzenledikleri 11 Eylül olaylarını bu herifin üzerine yıkıp Afganistan'ı işgal ettiler .. Yine kendi elleriyle şimdiki İŞİD denen maymunlar sürüsünün ataları olan Taliban denilen tiplemeleri yarattılar ..

    Daha tonla var da , son bir tane daha yazayım haydi .. Bunlar övünmeyi çok seven insanlar biliyorsunuz .. sentrıl intelicıns ejınsi dedikleri , güneş gözlüklü zibidi ajanların olduğu bir istihbarat birimleri var .. Sözde uçan kuştan haberleri var bunların ..İşte , sözde bu zırtoların raporları doğrultusunda AZMANİSTAN ,1998' de Sudan'da bir silah fabrikası bombaladığını açıkladı .. Bombardıman sonrasında fabrikanın bir ASPİRİN FABRİKASI olduğu ortaya çıktı ..

    Bizim liberal bülbüllerin anlata anlata bitiremediği özgürlükler ülkesi AZMANİSTAN işte budur esasen .. Bu saydıklarım işin siyasi kısmının sadece küçük bir bölümü.. IMF , Dünya Bankası gibi kurumları , küreselleşme diye yutturulan azgın kapitalizmi , doymak bilmez kürsel şirketleri , GDO lu gıdaları falan başımıza musallat eden hep bu manyaklar .. Kitabın kapağında kızılderili emmiyi gördüğümde ben bunları da okucam diyerek sevinip almıştım .. Ben yandım sen yanma caniko !

    Ha bu arada bu AZMANİSTAN' ın yaptığı hiç mi iyi birşey yok ? Oktay Sinanoğlu cevap versin ..

    "Dünyaya demokrasi , insan hakları , hoşgörü diyen batının kendisi bu kelimelerin baş harfini dahi bilmez .BATININ TARİHİ KATLİAMLARLA DOLUDUR . AMERİKA İKİ ÖNEMLİ ŞEY ÜRETİR : FİLMLER VE SİLAH! İkisi de dünyayı fethetmek için kullanılır ...

    - ÖRTMENİM ! ÖRTMENİM ! ÖRTMENİM !
    - Efendim Tuco Herrera ?
    - Bir üçüncüsü daha var örtmenim !
    - Neymiş o ?
    - DEATH METAL !!


    Eh tatlı ekşi bizim bağın KORUĞU , YAVUZ HIRSIZ AZMANİSTAN' a da TOKATI , AZMANİSTAN'ın bağrından kopan , sizin bitli deyip burun kıvırdığınız bizim tayfa atar ancak!!

    AL SANA AMERİKA !!!
    LONG LIVE DEATH METAL !! FORZA İŞSİZLİK !!

    https://www.youtube.com/watch?v=WAjiigDftE8

    Haaa bir de bunların YANLIŞ BİLİNEN bir Boston çay partisi olayı var .. Onu da yeterince alkol aldığım bir gün buraya ekleyip ,sizlere anlatıcam KİKİRİKLER ..
  • Resim öğretmenime ithafen ...






    Dile kolay. Tam yirmi yedi yıl. Emekli olmama ramak kaldı. Öğretmenlik, en az yemek yemeyi sevdiğim kadar severek yaptığım bir işti. İşten öte aşktı benim için. Rabbim aramızda kan bağı olan bir evlat nasip etmedi ama yıllardır hayatıma giren onca güzel çocuğu gönül bağıyla bana bağışladı. Yüzlerce kızım, oğlum oldu. Bunun için olsa gerek hastalığımın dışında bir kere bile oflayarak gittiğimi bilmem işime. Okulun yolunu aşk ile bu görevi bana nasip ettiği için Allah'a hamt ederek arşınladım yıllardır.
    Öğrettiğimden daha fazlasını öğrendim yavrularımdan. Ben onlara resim çizmeyi, onlarsa bana küçücük bir yüreğe nelerin sığabileceğini öğreten oldu. Bir gün içlerinden birinin portresini çizdim. Yüzünde ki tüm acıyı çizgilerime yansıttım. O yavrum bana ''Nasıl yetim olunur?'' onu öğretti. Onlar benim çizdiklerime, ben onların yüreklerine hayran oldum.
    Daha bir kaç yıl önce bana yaşama isteği uyandıran yavrularımdan koptum. İç dünyama daha önce yaşamadığım bir hüzün hakim oldu. Farklı bir zaman dilimini yaşadım. Ellerimin istemsizce titremeye başlamasıyla başladı hastane hayatım. Bir arkadaşımın ısrarı üzere tanıştığım Doktor Aysel Hanım'la ilginç bir süreç yaşadım. Aysel Hanım hipnozla tedavi eden bir doktordu. ''Senin söyleyemediğini vücudun söyler.'' diyerek ikna etti beni hipnoz için. Daha önce hiç hipnoz olmamıştım. Neler dökülecektim. Sökük bir dikişin ipini çekiyor gibiydi doktorum. Subhanallah boncuğu gibi arka arkaya sıraladım bana sıkıntı yaşatan sebepleri. Meğer ne çok birikmişim. Kendime geldiğimde inanamadım. Unuttum sandığım, geçti bitti saydığım her acım geçmemiş meğer. Kanamaya devam etmiş yaralarım habersizce... Gelmişim elli yaşına hala dilime düşer annemden yediğim dayaklar. Duyduklarına doktorum da şaşırmış. Bana seans sonrasında ısrarım üzere kamera kaydını izletti. Yüzüm bir yay gibi gerilmiş çoğu kez. İşimden olduğum 28 Şubat dönemini anlatırken neredeyse ağlayacakmışım. Doktor sormuş, ben söylemişim. Annemden başlayıp, anne olamadığımdan... İşimden olup, eşimin iflas edişinden... Üç çeşit kanseri nasıl yendiğimden... Şaka gibi. Meğer benim ne zor günlerim olmuş! Bunları cümleye dökmek bile zorluyorken şuan beni, nasıl gelmiş geçmiş olsun ki...
    Beni en çok şaşırtan, doktorun olanca merhametiyle yaklaşıp ellerimi avuçlarının içine alarak bana ''Peki, Çiçek Hanım bütün bu sıkıntılara nasıl göğüs gerdiniz?'' sorusuna verdiğim cevap oldu. Doktorumla beraber öğrendiğim, bilinç altında yatan cevap...
    Yaşım çok küçüktü. Annem, iki ablamla beraber beni de yanına alarak bizi camiye götürdü. Dindar değildi annem. Ama o gün çok heyecanlıydı. Benim heyecanım ise ilk kez camiye gittiğim içindi. İçerisi çok kalabalıktı. O gün Kadir Gecesiymiş! Hoca vaaz veriyordu. Hiç unutmuyorum. O kadar inandırıcı bir ses tonuyla haykırıyordu ki ''Mü'min kardeşlerim! Bu gecenin kıymetini bilelim. Bu gece ne dilersek kabul olur!’’
    Bana yetmişti bu cümleler. Gerisini hatırlamıyorum bile. Henüz ilkokul çağını yaşayan bir çocuk olarak tek bildiğim o gece dua etmem gerektiğiydi.
    Eve dönüyorduk. Camiye giderken ki heyecanım ikiye, üçe katlandı. Dua etmem lazımdı. Herkes eve girecekken ben annemin elinden pırtıp yaklaşık yedi sekiz metre uzaklıkta ki bahçemizde bulunan kocaman bir su bidonunun yanına koştum. Tek saklanabileceğim yer gibi göründü bana. Koşarak gittiğim su bidonunun yanına kırıp bacaklarımı çömeldim. Herkesten saklanıyordum ama O’nun beni gördüğüne ve duyduğuna adım gibi emindim. O gün ilk kez dua edecektim. E hocanın da söylediğine göre kesin kabul olacaktı. Camiye giderken annemin taktığı eski ve oyalı bir yemeni vardı başımda. Kendime çeki düzen verip heyecanla ellerimi açtım. Önce bir çift spor ayakkabı istedim. Sonra bir elbise… sonrası gelmedi bir türlü ve çok şey istediğim (ve bir sürü insanın o gün ondan çok şey isteyeceği ) için utanarak şöyle dedim Allah’a ‘’Beni duyduğunu biliyorum. Lütfen beni bir peri yap. Herkesin dar anında yetişen, sıkıntılardan kurtaran bir melek yap beni. Lütfen sevgili Allah’ım… Lütfen…’’
    İşte o gün duamın kabul olduğuna nasıl inanmışsam yıllardır bir melek bir peri olduğumu düşündüm. En onulmaz acılar içindeyken kendime ‘’Sen bir meleksin! Görevlerin var! Yetişmen gereken onca insan varken bunlarla mı meşgul edeceksin kendini?’’ dedim.
    Meğer tüm acılarıma yara bandı olmuş bu inancım.
    Kendimi peri ilan etmiş olmam sizi yanıltmasın. Peri denecek kadar narin bir görsellik beklemeyin velhasıl kelam. Zira yüz otuz yedi kiloyu saklayacak bir su bidonu yok şimdilerde