Süleyman, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Bir düşünün : Şu andaki inanç sisteminize ulaşmanız kaç yılınızı aldı; argümanınız ne kadar güçlü olursa olsun, bir başkasının sizin bulunduğunuz noktaya bir gecede gelmesini beklemek mantıksızdır.

Minimalizm-Anlamlı Bir Yaşam, Joshua Fields Millburn (Sayfa 78)Minimalizm-Anlamlı Bir Yaşam, Joshua Fields Millburn (Sayfa 78)

"KADINIM"
KADINIM.. Seni yazmak istedimde
dolu verdi gozlerim. Hani
nikahımızın bir kaç gün öncesiydi,
her şey hazırlanmış heyecan sarmıştı
bizi. Babam “sor bakalım mehir ne
istiyor” demiş sana gelmiş ve
cumaya dahi gitmeye üşenen bana
hem dünyama hemde ahiretime
yetecek şu cümleyi söylemiştin, ”
Nur suresini ezberle bu bana yeter.”
Allah senden razı olsun, sen benim
Hakka vesilemdin. Kadınım; Ey dar
günlerimin şahidi; hani parasız
kalmış,zorda kalmış, kimseyede el
açamamıştıkta bir akşam yemeğinde
alabildiğim sadece bir ekmeği
tebessümünle bölüp ufak parçayı
kendine büyük olanı bana vermiştin.
Allah senden razı olsun, sen bana aza
kanaati öğrettin.
Kadınım; Hani
kendimizi toparladığımız günlerdi,
şükrün vesilesiyle olsa gerek Allah
her şeyi vermiş bolluk içindeydikte
ben hastalanmış, yerimden bile
kalkamazken o gözlerinden
istemeden bir kaç damla süzerek
yanıma oturmuş ve elimden tutup
“Allah seni başımızdan eksik
etmesin” demiştinde elinden
öpmüştüm senin. Allah senden razı
olsun, sen bana annem gibiydin.
Kadınım; Hani işyerinde sorun
yaşamış çatacak yer aramış eve
gelmiş yine her zamanki gibi
“hoşgeldin canım” demeni bile
duymazlıktan gelmiş hemen sofraya
oturmuş o özenerek yaptığın
yemeğe bahane bulmuş tersleyip
seni dahada büyütüp defol git
demiştimde ağlamış mutfaktan
hıçkırıklanırını duymuş ama
umursamamıştım bile. Ama sen yine
sabah erkenden uyanıp kahvaltımı
hazırlamış ama gözüme
görünmemiştin. her zamanki
kahvaltı sofrasından bir fark
olmadığını görünce içim titremiş
gülüm diye seslenmiştim de sana,
sanki yine o ilk günümüzün
heyecanıyla bakp şöyle bana bir
dirhem güzel söz dilenir gibi de,
neden gitmedin deyince ben,
“benim yerim senin yanın” demiş ve
bir ayet okuyup sana çocuk gibi
ağlamıştım kucağında “Ve zamanı
geldiğinde, Rabbin sana kalbindekini
verecek, seni hoşnut
kılacak.” [Duha,5]. Allah senden razı
olsun, artık sen ahiretimdede eşim
olarak isteğimdin. Kadınım; Hani
bilirsin ya sen olmadan hiç
uyuyamazdım, Sadece bir baş ağrın
var diye gittiğimiz hastahanede seni
gözlem altına almışlar sen
üzülmeyesin, bir daha gözyaşlarına
şahit olmayım diye gizlemiştim de
halimden olsa gerekki sen anlamış
otutturup yanına beni, belkide
herkese ibret olacak şu sözleri
söylemiştin; ” Ey emaneti olarak
verildiğim kalbi güzel insan, sen iyi
ol ki bende iyi olayım. hissediyorum
ki artık daha fazla seninle
uyuyamacağım, üzerin açılmasın
dikkat et, üşütürsün. Kahvaltılarını
ihmal etme, çorapların sağdaki en alt
çekmecede, ve sakın namazlarını
ihmal etme. Benden sonra ne olur
yine sigaraya başlama. Yemekleri
sıcak dolaba koyma, beyaz ve
renklileri ayrı ayrı at makineye.
Yediklerine dikkat et şekerin
yükselmesin. ve sakın ve sakın
bitanem yokum diye gözlerinden bir
damla çıkmasın. Sen benim
ağladığıma bakma endişen seni
bensiz bırakışım. Seni yarıyolda
bıraktığımı hissediyorum kızma bana
olur mu, eğer elimde olsa bir an
bırakırmıyım seni. Hayatımın en
güzel günlerini yaşattın bana, ve
senden razıyımda. Hakkım helaldir
sende helal et olur mu ? Ha bu arada
nasıl görünüyorum çokmu çirkinim
bi garip bakıyosun bana ?” Olurmu
hiç kadınım ilk gördüğüm gibisin, ay
gibisin, gözlerine kurban olurum
senin, Doktora çaktırmadan çikolata
alıp geleyim mi seversin ? - “Hayır
gitme yanımdan, elimide bırakma,
bak bir daha söylüyorum cam açık
falan yatma. Kış da geliyor kazakların
da….. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve
eşhedü enne Muhammeden abdûhu
ve resûluhu” - Kadınım ? birtanem ?
karıcım neden sustun ? sevgilim ?

İsmail Şahin

Mesela ölüm var...Her an burun buruna geldiğimiz ölüm.Sonrasında kaçışmalar...Yüzleşmek ağır geliyor.Ölüm olduğu , her an ölebileceğimiz gerçeği indiriyor ansızın sillesini yüzümüze yüzümüze. Kaç...Kaç...Kaç...Düşüncelerden kaçılabilir mi?
#İdilTuna

Ali yıldız, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

-Yoksulluğun, açlığın ve hastalığın ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizi buna mahkum edenleri de tanıyoruz. Bizim mücadelemiz bunların düzeltilmesi içindir. Bu düzen bize karşı olduğu için sürekli ensemizdeler. Açlıktan ve soğuktan kaç kişi kırılıyor bu ülkede biliyor musunuz? Ekmeklerimizi elimizden alıyorlar ve bizi sürünmeye mahkum ediyorlar. Cahilliğimizi giderecek donanımları kazanmak gibi bir derdimiz de yok. Rüyalarımıza bile ipotek koydular ve kabus olarak sundular bize. Söyleyin, böyle yaşamıyor muyuz?

Ana, Maksim GorkiAna, Maksim Gorki

Sizce Kac Defa ?
İnsan fiziken bir kez doğar, peki ya ruhen? Yaşadığımız ömür boyunca kaç defa hayal kırıklığı yaşadık, kaç defa düştük, kaç defa yeniden ayağa kalktık düşünsenize bir? İnsanoğlu böyledir çünkü defalarca yıkılsa da yeniden ayağa kalkmak zorundadır

Bir keresinde ona bir kitaptan, acıların
insanları nasıl olgunlaştırıp büyüttüğüne
değin bir kaç satır okumuştum, o da hemen yapıştırmıştı: “Acıları insanı büyütseydi, şuan da benim bu eve sığmamam lazımdı.”

Jack kerouac

F.a.t., Fi'yi inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 34 günde

boş zaman vakit kaybı vs..yorum yapan insanların hayatlarında kaç sayfa okuduklarını ..dolu dolu kayda değer neler yaptıklarını merak ettim doğrusu. .bana gore boşa yazılmış kitap yoktur..yer yer sıkıldım fi de lakin tamamen bitirmeden onca emeği anlayarak sindirerek okumadan olumsuz yorum yapmanın yazara saygısızlık emeğe saygısızlık olduğunu düşünüyorum. ..
okuyarak çoğalan bilgi içinde boş bulduğumuz bir kitap, yazı cagalmamizi sağlarken boş vakit zaman kaybı yazanlari kınıyorum. ..

Derya Kaya, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okuyor

Belki haksızlık, ama bazen bir kaç günde, hatta tek bir günde olanlar bütün bir ömrün akışını değiştirebiliyor...

Uçurtma Avcısı, Khaled Hosseini (Sayfa 146)Uçurtma Avcısı, Khaled Hosseini (Sayfa 146)
erkam, bir alıntı ekledi.
 9 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Akıllı bir insan olmaya doğru bir kaç adım attıysak görüyoruz ki bize denge diye sundukları yapı kuvvetin mutlak hakimiyetinden başka bir şey değil ve mantıktır diye gösterdikleri yollar kullara kulluk, aşırılıktan sakınma diye övdükleri tutum da kendi budalalığımızın haklılaştırılmasından başka bir şey değil.

Taşları Yemek Yasak, İsmet Özel (Sayfa 46)Taşları Yemek Yasak, İsmet Özel (Sayfa 46)