• Kader diye bir şey var.

    Elini kolunu bağlıyor. Ve sen özgürlük diyorsun , umut diyorsun, çabalıyorsun ...

    YAZIK
  • Soru 1(Giriş): Bugün çok hızlı gelişen ve hepimizin hayranlıkla baktığı teknolojik gelişimler hayatımızı ne ölçüde iyileştirdi?
    Bence daha da boktan bir hale getirdi. Hepimizin hala pazartesi sendromu diye bir rahatsızlığına ve çalışma adı altında toplumsal köleliğine bir son veremedi. Üstelik hepimizi sessiz bir rekabete sokarak vaktimizle elde ettiğimiz emeğimizi ihtiyacımız olmayan metalar uğruna talan edip yerine her gün tekrar eden ve bizden üstün olduğuna inandırıldığımız bir çok insana boyun eğmeye zorlamıştır.
    Soru 2(Gelişme): Peki kaderimiz olduğunu düşündüğümüz bu çalışma köleliğinin zincirlerini kırıp özgür ve mutlu yaşamak mümkün müdür?
    İnsan kendi hayatının imkanlarını anlayarak ve gerçek ihtiyaçlarının aslında çok bir para ve emek gücü gerektirmediğini çözümleyerek önce kafasında bunun imkansızlığını yenebilir. Harcamalarınıza baktığınız zaman hayatta kalmanızı sağlayanlarla toplumun tüketim çılgınlığına uyum sağlama çabanızı hemen fark edebilirsiniz. Yeteneklerimiz ve imkanlarımızın elverdiği ölçüde kendi emeğimizle elde edemediğimiz ürünleri küçük bir çalışma karşılığında edinip kendimize özgürlüğümüzü armağan edebiliriz. Kazandığımız ve günümüzde yozlaşmış makine tiranlığının, okulun, anne-babamızın, arkadaşlarımızın ve toplumun bize veremediği bu özgürlüğü canavarın karnına elimizi sokup kendimiz çıkarmalıyız ve bunu bizim için gerçekleştirmek bir yana herkesin yolumuza taş koymaya çalışacağını unutmamalıyız.
    Soru 3(Sonuç): Elde ettiğimiz bu özgürlük neye yarayacak?
    Antik Yunan ve Romalıların kölelerinin onlara sağladığı bu boş vakitle edebiyat, felsefe, heykel, hukuk, devlet yönetimi gibi alanlarda kendilerini geliştirip yaptıkları bu ölümsüz ve soylu işler gibi bizde kendi yetenek ve mizacımıza uygun olan işleri yapmalıyız. Yaptığımız işler sıkıcı bir tekrar olmaktan çıkıp sürekli gelişim sağlayıp yeni şeyler öğrenerek kendimizi ifade etmemizi sağlayan birer yapıtlara dönüşecek. Bu yüzden boş vakti boş geçirmek ve sürekli yatmak değil kendimizi gerçekleştirmeye bir fırsat çalışmayı ise erdem ve kader değil insanların sebep olduğu bir sorundan ibaret görmeliyiz. Son olarak sözü Henry David Thoreau'ya bırakıyorum: Ormana gittim çünkü bilerek yaşamak istedim. Yaşamın yalnızca asıl gerçeklerine yönelmek ve öğretmiş olduğu şeyleri öğrenip öğrenemediğimi görmek için ve bir de ölüm kapımı çaldığında, aslında hiç yaşamamış olduğumu düşünmemek için gittim...
  • Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
    En görkemli saatinde yıldız alacasının
    Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
    Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
    Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
    Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
    Bir yerlere yıldırım düşüyorum
    Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan
    Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
    Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
    Tedirgin gülümser
    Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
    Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
    Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
    Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
    Yansımalar tutmuş bütün sahili
    Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
    Çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
    Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    Su tozları yagıyor üstümüze
    Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
    Karanlık çöktü denize
    Yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
    Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
    Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
    Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
    Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
    Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
    Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir
    sevgiliyle
    Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
    İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
    Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
    Tuz parça kırılsak da hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
    Hâlâ kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm
    Zehir zemberek aşkımız

    Attila İlhan

    https://youtu.be/vdwXx-gKk-g
  • BİR KAÇ İYİ FİLM :))
    Film önerisi isteyenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum..

    1- Yağmur Adam (Otizm)
    2- Benim Adım Sam (Zeka geriliği olan bir baba ve kızı)
    3- Sol ayağım (Fiziksel engeli olan bir adam)
    4- Guguk Kuşu (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    5- Aklım Karıştı (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    6- Akıl Oyunları (Şizofreni)
    7- Wilber Ölmek istiyor (İntihar ve Depresyon)
    8- İçimdeki Deniz (Ötenazi isteyen bir adam)
    9- Kimlik (Çoklu kişilik bozukluğu)
    10- Şanslı
    11- Atlı Karınca
    12- Zenne
    13- Siyah Kuğu (Mükemmliyetçilik psikolojik gerilim)
    14- Gözlerimi de Al (Karı koca ilişkisi)
    15- Karanlıktakiler (Sosyofobi- cinsel taciz)
    16- Otomatik Portakal (Vicdan deneyi- vicdan var mıdır? var edilebilir mi?)
    17- Sineklerin tanrısı (İnsanların medeniyetten uzaklaştıklarında “id” lerinin nasıl devreye giridğini anlatıyor)
    18- Babam Büfe (Fakir bir aile yapısı)
    19- Benny’nin Videosu (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    20- Funny Games (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    21- Hayat güzeldir (Nazi Almanyası, baba oğul ilişkisi)
    22-İnsomnia (Polisiye , gerilim uyuyamayan bir polisin maceraları)
    23- Akıl defteri (Hafıza Kaybı)
    24- Tehlikeli ilişki (Freud- jung)
    25- Dövüş kulübü (Saldırganlık)
    26- Ceket (Psikolojik gerilim)
    27- Truman şov (Kurgu bir yaşamda insan psikolojisi)
    28- Makinist (Uykusuzluk problemi- insomnia)
    29- Gizli pencere (Paranoya)
    30- Nietzsche Ağladığında
    31- Sen ne dilersen (İki kız kardeşin ilişkisi
    32- Dönüş (Aile içi ilişkiler)
    33- Yirmi Üç (Takıntılı kişilik)
    34- Sil Baştan (İki farklı kişiliğin beraberliği- bilinçte yolculuk)
    35- Piyano öğretmeni (Aşırı tutucu bir kişilik ve beraberinde getirdiği cinsel sapkınlığı anlatan bir film)
    36- Takva
    37- Büyük balık (Baba- oğul ilişkisi)
    38-Abim evin tek çocuğu (Aile ilişkileri- özellikle kardeş ilişkisi üzerinde durulmuş)
    39- Beyza’nın kadınları (Çoklu kişilik bozukluğu)
    40- Max ve Mary (Asperger sendromu)
    41- Babam ve Oğlum
    42- Benim Adım Khan / Konusu: Rizwan Khan Otizm türü rahatsızlığı olan sperger sendromu hastasıdır..
    43-Beşir'le Vals
    44- İnception
    45- 3 İdiot
    46- Her Çocuk Özeldir
    47- 28 Gün (Bağımlılık ve Alkol)
    48-Yukarıya Bak (Animasyon)
    49- Sybil
    50- Oğul Odası
    51) Ekim Düşü
    52) Muhteşem Üçlü
    53) Gökten İnen Melek
    54) Son Armağan
    55) Kırmızı Köpek
    56) Tavuklar Firarda
    57) Neşeli Günler
    58) Yumurcak (Yabancı Film)
    59) Altına Hücum
    60) Düşler Ülkesi
    61- Gen
    62- Ölü Ozanlar Derneği
    63- The Game
    64- Black (Kör bir kız çocuğunun hayatı)
    65- Billy Elliot
    66- Forrest Gump
    67- Atlıkarınca
    68- Tavşan Deliği
    69- Herkes Mi Aldatır?
    70- Mozart ve Balina
    71- Good Will Hunting (Can Dostum)
    72- American Psycho
    73- Rüzgar gibi geçti
    74- İn Treatment (Dizi Film, her bölüm bir danışma seansıdır)
    75- Lie To Me (Beden Dilini Anlatmaktadır)
    76- Sherlock Holmes (Psikolojik analizler ve vaka çözümlemeleri)
    77- Umudunu Kaybetme
    78- Zindan Adası
    79- Zoraki Kral
    80- Öğretmenim Mori
    81- Özgürlük Yazarları (Varoş bir okulda bir idealist öğretmenin verdiği mücadele)
    82) The Mentalist (Dizi)
    83- Uçurtmayı Vurmasınlar
    84- Kelebek Etkisi
    85-Çıldırış
    86- Ghajini
    87- Kuzuların Sessizliği
    88- Kır Zincirlerini
    89- Aile Babası
    90- Başkalarının Hayatları
    91) K Pax (Uzaydan geldiğini söyleyen bir adamın ilginç anlatıları)
    92) Shine (Pırıltı) (Sıradışı kabiliyetli bir çocuğun müzikteki başarısı ve ailesini bir arada tutma çabası anlatılmaktadır)
    93) Tabutta Rövaşata (Evsiz barksız bir adamın (hüzünlü) hikâyesini konu edinir)
    94) Anayurt Oteli (Otel müdürünün birbirine benzeyen olaylar içinde, iç dünyasındaki fırtınaları dizginlemeye çalışmasını anlatır)
    95) Kader ve Masumiyet (Hayat kadınına saplantılı bir adam olan Bekir (Haluk Bilginer), hapisten yeni çıkmış amaçsız biri olan Yusuf (Güven Kıraç) ve annesinin hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğan Çilem (Melis Tuna) etrafında gelişen sıradan olayları ele alır)
    96) Six Feet Under (Dizi) (Geçimlerini başkalarının ölümlerinden kazanan bir ailenin hikâyesi)
    97) Fil (Elephant) (Okulda şiddeti konu alıyor
    98) Prestij (Önceleri birlikte çalışan iki sihirbazın daha sonra rekabete ve hatta düşmanlığa dönüşen öyküsü anlatılmaktadır
    99) Korkuyorum Anne (İnsan nedir ki? Film bunu merak ediyor)
    100) Mama-Anne-(2013): Anne babalarının öldürülmesinden sonra ormanda kaybolan iki kız kardeşin hikayesi. Kızlar yıllar sonra kurtarılır ancak yeni hayata adapte olabilecekler mi ?
    101) Life Of Pi -Pi'nin Hayatı- (2012): Okyanusun ortasında bir salda mahsur kalan Pi'nin hayatta kalma savaşı. Pi keskin zekası ile bu savaşı kazanacak mı acaba ? Dev kaplan ile birlikte yaşamayı öğrenip adaya varacak mı ?
    102) Lorenzo'nun Yağı(1992): 7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    103) Fil Adam-The Elephant Man (1980): Genetik şekil bozukluğu. John Merrick'in hayatının anlatıldığı filmde John Merrick' in görünüşünden dolayı gördüğü kötü muamele ve biz insanların yapabileceği kötülüğün sınırının olmadığını gözler önüne seren bir baş yapıt.
    104) Yazı- Tura (2004): Doğu Anadolu bölgesinde askerlik yapan iki gencin hayatları boyunca atlatamadıkları travmalarını ele alıyor film.
    105) Cennetin Rengi (1999): Dramatik bir İran filmi. Görme engelli Muhammed'in çevresini sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalıştığı masalsı hikayesi. Baba evlilik planlarını bozacağından korktuğu Muhammed'ten kurtulabilecek mi ?
    106) Cennetin Çocukları (1997): Yoksul bir ailenin çocukları olan Ali ve Zehra'nın aynı ayakkabıyı paylaşmasının öyküsü.
    107) Mozart ve Balina(2005): Otizmin bir türü olan Asperger sendromlu olan iki gencin aşk hikayesi. Donalt ve Isabella toplumun baskısını, asperger sendromunun getirdiklerini yenip ortak bir hayat kurabilecekler mi ?
    108) 21 Gram(2003): Bir kaza sonucu yolları kesişen 3 kişinin yaşadıklarını ele alan filmde ayrıca "şans" denen şeyin geçmiş, şimdi ve gelecek zamanda hayatları nasıl etkilediği ele alınmıştır.
    109) Şifre Merkür(1998): 9 yaşında otistik bir çocuğun Amerikan hükümeti güvenlik birimi tarafından yapılan hiç kimsenin çözemeyeceği bir şifre olan "merkür"ü kırması ve başından geçenler anlatılmaktadır.
    110) Maraton-Marathon(2004): otistik Cho-won' un yılmamak ve yorulmamak prensibi ile devam ettirdiği hayatını ele alıyor film.
    111) Kelebekler Hürdür- Butterflies Are Free(1972): Don, ailesinde, toplumdan uzak hayatını devam ettirmeye çalışan bir genç. Yaşadığı yerde hippi bir kız olan Jill ile tanışır aşık olurlar. Jill Don'a yaşama sevinci aşılayabilecek mi ?
    112) Kelebeğin Rüyası(2013): Veremli iki şairin 2. dünya savaşı döneminde halka şiiri sevdirme çabası ve kendi geleceklerini kurabilme adına gösterdikleri çabayı ele alıyor film.
    113) Ben X(2007): Ben otistik bir gençtir. Çevresiyle uyum sorunları yaşamaktadır. Ben, internet ortamında oynanan bir oyunda gerçek hayatında olduğunun tam tersi bir hayat kuracaktır kendisine.
    114) Koro(2005): Müzik öğretmeni Clement yatılı bir okula müdür olarak atanır. Kendisinden bu yatılı okuldaki çocukları rehabilite etmesi beklenilir ancak çocukların umursamazlıkları ve baskıcı eğitim sistemi başlarda onu hayal kırıklığına uğratır ancak Clement müziğin gücünü kullanacaktır.
    115) Ron Clark'ın Hikâyesi-The Ron Clark Story(2006): Gerçek bir hikayeden alınan filmde öğretmen Ron Clark'ın öğrencilerinin hayatını nasıl etkilediğini izleyiciye sunan biyografi filmi.
    116) İnception-Başlangıç(2010) : Rüya içinde rüya. Bilim kurgu ve aksiyon dolu bir film. Filmin başrol oyuncusu Leonardo Dicaprio için zihnin bilinçaltı derinliklerinde saklı değerli bilgileri çalmak için rüya görme anı kadar daha değerli bir an olamaz.
    117) Erkek Severse (1994): Alkolizmin pençesinde bir aile ve bu ailenin bu büyük soruna rağmen sevgi ve aşk ile birbirlerine destek olma çabaları
    118) Saklambaç(2005): Annesi intihar ettikten sonra Emily depresyona girer psikiyatrist olan babası kızına yardımcı olmaya çalışır ancak kendisi de çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Yeni taşındıkları evde Emily hayali bir arkadaş edinmiştir.
    119) Benden Bu Kadar(1997): Udall "obsesif kompülsif" başarılı bir yazardır.
    120) Kevin Hakkında Konuşmalıyız(2011): Çocuk gelişimi ve anne çocuk ilişkisini ele alan filmde anne Eva kariyerini ve planlarını bir kenara bırakarak çocuğu Kevini dünyaya getirir. Ancak Kevin toplumsal normlardan uzak kurallara aykırı bir hayat yaşar, çete gruplarına katılır. Anne Eva çocuğunun davranışlarından dolayı derin bir sorumluluk duymakta ve nerde hata yaptığını sorgular.
    121) Tehlikeli Oyun-Die welle (2008): 1967 yılında Kaliforniya'da geçen gerçek bir olayı perdeye aktaran filmde insanları robotlaştıran ideolojilerin insanlar ve toplum üzerindeki etkisi ele alınıyor. The Wave grubu ilk başlarda dayanışma, saf bir birliktelik olarak ortaya çıkmışsa da durum kontrolden çıkmaya başlar ve farklı boyutlara ulaşır
    Toplum psikolojisi nasıl harekete geçirilir nasıl bir tehlikeli bir hal alır, bunu anlatıyor. Olay bir lisede geçiyor. Basit bir proje ödevi olarak başlayan hareket, çok tehlikeli bir hale dönüşüyor.
    122) Experiment (Deney): Bir bilim adamı grubunun, hapishane ortamına deney yapmak amacıyla girmesini ve sonrasında işlerin çığırından çıkmasını konu almaktadır.
    123) Billy Elliot(2000): Billy 11 yaşında bir çocuktur ancak yaşına fazlasıyla olgundur. Yeri geldiğinde babası ve abisi ile birlikte grevlere katılmaktadır. Ancak Billy bir gün bale yapmak istediğini söylediğinde ailesi nasıl bir tepki verecektir ?
    124) 12 Kızgın Adam-12 angry man (1957): Grup psikolojisinin, yabancı düşmanlığının kararları vermede ne kadar etkili olduğunu ortaya koyan bir film. Filmde babasını öldürmekle suçlanan latin amerikalı genci suçlu bulan 11 jüri üyesi ve genci suçsuz bulan 1 jüri üyesinin arasında geçen muhteşem diyologlar.
    125) İçinde Yaşadığım Deri(2011): Tarantula adlı romandan çevrilen filmde Ünlü bir plastik cerrahın kaza sonucu yanan eşine deri yaratmak için 12 yıl boyunca uğraşması, eşinin intiharı ve bu intihar sonucu psikolojik travma yaşayan küçük kızını konu alır ancak olanlar sadece bunlarla sınırlı kalmayacaktır. Plastik cerrahın kızı tecavüze uğrar ve baba intikam için tecavüzcü üzerinde deri deneyleri yapar.
    126) Amedeus (1984):8 dalda Oscar ve birçok ödül kazanan filmde ünlü besteciler Amadeus Mozart ile Antonio Salieri' nin başından geçenlere tanık olacaksınız.
    127) Beethoven'i Anlamak -Copying Beethoven (2006): Beethoven' ı daha iyi, daha yakından tanımak isteyenler için güzel bir film. Sağırlığı giderek artmakta olan Beethoven son bestesini bitirmeyi hedeflediği sürede bitirip başarısına başarı katabilecek mi ?
    128) Küçük Gün Işığım(2007): Hoover ailesinin küçük bireyi yarışmaya katılmak için ailesini ikna eder ve calofirniya' ya doğru eğlenceli bir yolculuk başlar.
    129) Bir Zamanlar Anadolu'da(2010): Bir Nuri Bilge CEYLAN filmi. Filmde cinayet soruşturmasında doktor ve savcının 12 saatlik gerilimli hikayesi.
    130) Baran -Yağmur(2001): Majid Majidi yapımı bir iran filmi. Büyük bir kinin derin bir aşka dönüşmesinin hikayesi.
    131) Kulübe-Enter Nowhere(2011): Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    132) Kız kardeşimin Hikâyesi(2009): Kate adından çocukları olan çift kısa bir süre sonra çocuklarının lösemi olduğunu ve ilik nakli yapılmazsa bir kaç yıldan fazla yaşayamayacağı bilgisi ile hayatları altüst olur. Çift bir çare olarak Anna adında bir bebek daha yaparlar ve 11 yaşında kate'e böbrek nakli yapılması gerekmektedir. Ancak anna kendisinin bu amaçla kullanılmasına karşı ailesine dava açar.
    133) Dorothy Mills(2008): Ailesini trafik kazasında kaybeden bir psikiyatrist ve daha sonrasında yolları kesişen aynı kazadan kurtulan bir kız çocuğu ile yaşadığı garip olaylar.
    134) Uyanış -Awakenings- (1990) (Dr. Sayer, uzun süre bilincini kaybetmiş hareketsiz bir nevi koma durumunda olan hastalarını iyileştirmek amacıyla çabalamaktadır. L-Dopa adlı ilacı deneyecektir ancak pahalı olduğu için sadece bir kişi üzerinde deneyecektir. Ancak ilacın yan etkileri de kaçınılmazdır.
    135) Behzat Ç. -Seni Kalbime Gömdüm-
    136) Aynı Yıldızın Altında (2014) – 3 yıldır troid kanseri ile boğulan 16 yaşındaki bir genç kız ve kanserli hastalar için oluşturulan terapi grubunda yaşadıkları.
    137) Lorenzo’nun Yağı(1992) –7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    138) Sevgili Öğretmenim (1967) – Asıl mesleği mühendislik olan Thackeray iş bulamadığından öğretmenlik yapar. Ancak idealist öğretmenimizi okulun haylaz öğrencileri rahat bırakmayacaktır. Thackeray pes edecek midir ?
    139) Tedavi – The Great Hypnotist(2014) – Xu, alanında uzman bir o kadar da ukala çinli, bir psikiyatristir. Hayalet gördüğünü iddia eden hastasına inanmamakta ve hastasını hipnoz terapisine alacaktır.
    140) Musaranas (2014) – 1950 İspanyasında geçen psikolojik gerilim filminde Montse agorafobisi (açık alan korkusu) bir bireydir. Hayatı bir apartman dairesinde geçmektedir. Montse hayatının kalanını bu apartman dairesinde mi geçirecek yoksa başına çok daha farklı olaylar mı gelecek ?
    141) Edit ve Ben (2009)– Psikoloji bölümü okuyan genç zekasını arttırmak amacıyla kendisine çip taktırır ancak içinde yapay bir benlik olması nedeniyle birçok tuhaf olay yaşayacaktır. Bir yandan da otistik olan matematik dehasının gizli araştırmanın formülünü çözmesi Edit ile yakınlaşmasını sağlar.
    142) İnfaz-Calvary (2014)– Psikolojik ögelerin yer aldığı bir kara komedi filmi. Günah çıkartmak için Rahibi ziyaret eden bir adam rahibe onu öldüreceğini söyler ancak rahip adamın yüzünü görememiştir. Rahip bir yandan ölüm hazırlıkları yaparken bir yandan da bu adamın kim olduğunu bulmaya çalışır.
    143) Koku -
    144) Yalanın İcadı –
    145) 12 yıllık esaret
    146) Şeytan Üçgeni -Triangle (2009) – Arabasıyla giderken çaptığı bir martı nedeniyle trafik kazası geçiren Jess, bu kazanın hayatının değiştireceğini sonradan öğrenecektir.
    147) İhtiyarlara Yer Yok (2007)- Birçok ödül alan filmde uyuşturucu çetelerinin kanlı bir pazarlığına denk gelen Moss'un hikayesine yer verilmektedir. Moss parayı alıp gidecektir ancak akşam yaralı birisine yardım amacıyla tekrar dönecektir. Ancak başına neler geleceğinin farkında değildir
    148) Yüksek Tansiyon (2003)– Psikopat bir katilin evdekileri teker teker öldürmesini ele alan gerilim dolu bir film.
    149) İhtiyar Delikanlı -Old Boy (2003)– Muhteşem bir psikolojik film. 15 yıl boyunca tek başına bir odada esir tutulan bir adam ve yaşadıklarının hikayesi. Aklını yitirmemesi için Oh Dae-Su' ya şizofreni ilaçları verilmektedir. Oh Dae-Su bu esaretten kaçıp kurtulabilecek mi ?
    150) Yalın Ayak -Barefoot(2014) – Annesini kaybetmiş, psikiyatrik bir hasta olan Daisy, zengin bir ailenin çocuğu olan Joy ile tanışır. Romantik komedi tadında saflık ve masumiyet dolu bir film.
    151) Kayıp Otoban -Lost Highway (1997) – Fred, eşinin geçmişinden habersiz onunla evlenir ancak işler yolunda gitmeyecektir. Fred' in kişilik bölünmesi yaşaması, cinayet, bir korku hikayesi ..
    152) Enter Nowhere -Kulübe (2011) – Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    153) Onur Savaşı (2012)– Küçük bir kız tarafından cinsel istismar ile suçlanan ve sonrasında da toplumsal histeriye maruz kalan bir adamın dramatik hikayesi. Film birçok ödül almıştır.
    154) Etki Altında Bir Kadın (1974) – Bir ev kadınının eşi ve çocuklarıyla kendini var etme çabası. Mabel'in manik davranışları, çok fazla gülmesi gibi bir çok psikolojik rahatsızlığı ile eşi baş edebilecek mi ? Toplumsal eleştiri ögelerini de barındıran film ağır gelebilir ancak izlenilmesi tavsiye edilir.
    155) Trainspotting (1996)-(Psikolojik, Macera, Uyuşturucu kullanımı)
    156) Öldüren Sis -The Mist (2007) – Tutucu insanların bulunduğu bir kasaba ve bu kasabada bulunan hür düşünceli gençler..
    157) İntihar Odası (2011) – ( Farklı bir birey olan Dominik depresyonun eşiğine gelmiştir. Ailesinden ilgi görmeyen ve sürekli dışlanan Dominin kendini internet oyununa verir. İşte bundan sonra olanlar olur.
    158) Davetsiz -The Uninvited (2009) – Annesinin ölmesi üzerine travma yaşayan ve bir süre psikiyatri kliniğinde yatan genç bir kızın hikayesi. Babasının bir hemşire ile evlenmesi genç kızın depresyon yaşamasına neden olacaktır.
    159) Bir Rüya İçin Ağıt (2000)– Uyuşturucu bağımlılığı olan bir genç ve televizyon bağımlılığı olan annesi arasında giderek yükselen bir uçurum ve iletişimsizlik.
    160) Şampiyon -The Wrestler (2008) – Ünlü bir güreşçinin kalp krizi sonrası şov dünyasına veda etmesi ve tezgahtar olarak işe başlaması. Ailevi bağları bozulmuş bir adamın hikayesi.
    161) Bipolar (2014) - Harry çekingen bir adam ve aynı zamanda bipolar bozukluğu olan bir hastadır. Yeni bir tedaviyi denemek üzere bir kliniğe yatar ve tüm günü kamera ile izlenilecektir. Harry düzelme gösterebilecek mi ?
    162) Kukla - The Beaver (2011) – Sıkıntılarla dolu günler sonrası hayatını ve ailesini yeniden keşfe çıkan bri adamın hem esprili hem de duygu yüklü hikayesi.
    163) Phobe Harikalar Diyarında (2008) – Geniş bir hayal gücüne sahip olan bir çocuk ve kendini Alice Harikalar Dünyasında piyesi için olan rolüne fazlasıyla kaptırması nedeniyle kendini birden bu dünyanın içinde buluverir.
    164) Sineklerin Tanrısı (1963) - Bütün yetişkin insanların öldüğü bir uçak kazasında hayatta kalan küçük bir grup küçük çocuk ve hayatta kalma savaşları.
    165) Aklım Karıştı (1999) Bir gencin 18 ay boyunca akıl hastanesinde kalışı ve yaşadıkları
    166) Ara (2008) - Tek bir apartman dairesinde geçen filmde 4 kişinin birbirini seven ve aldatan, kıran ama bırakmayan hikayelerini ele alınmaktadır.
    167) Aç Gözünü (1997) – Psikolojik gerilim filmi. Çok güvendiği güzel yüzünü kaybedince Cesar'ın hayatı çok farklı bir yöne doğru gidecektir.
    168) Beyaz Köpek (1982) (Klasik Koşullanma) Eski sahipleri tarafından sadece siyahları saldırması ve öldürmesi yönünde eğitilmiş bir köpek. Yeni sahibi bu köpeğin koşullamasını söndürebilecek mi ?
    169) Büyük Yalnızlık –
    170) Cennet –
    171) Gölgesizler –
    172) Güneş Yanığı –
    173) Küçük Kıyamet
    174) Solaris –
    175) Gerçeğe Çağrı –
    176) Küp –
    177) Ölüm Kitabı (Misery)
    178)Esaretin bedeli
    179)godfather 1-2
    180)kaplumbağlarda uçar
    181)bajrangi bhaijaan
    182)rab ne de bana di jodi
    183) Ekşi Elmalar
    184)Azap yolu
    185) Öteki
    186) Kadın kokusu
    187) La la land
    188)Benim komşum bir melek
    189)Bay hiçkimse
    190) Yaralı yüz
    191) Paramparça köpekler ve aşklar
    192) Ateş böceklerinin mezarı
    193) Cesur yürek
    194) Gladyatör
    195) Özgürlük yolu
    196) The İntouchables ( Can dostum )
    197) Aynı Yıldızın Altında
    198) Leon ( Sevginin gücü )
    199) Lucy
    200) Karanlıkta dans
    201) Remember ( Hatırla)
    202) Zorba
    203) Peekay
    204) Ekmek ve çiçek
    205) Sarhoş atlar zamanı
    206) Kirazın tadı
    207) Kış uykusu
    208) Üç maymun
    209) Şimdi yada asla
    210) Piyanist
    211) Yeşil yol
    212) Prestij
    213) Çingeneler zamanı
    214) August Rush
    215) Amelie
    216) Otomatik Portakal
    217) Ucuz Roman
    218) Rezervuar köpekleri
    219) Zincirsiz
    220) Kanlı elmas
    221) Adalet
    222) Schindler'in listesi
    223) Er Ryan'ı kurtarmak
    224) V for vandetta
    225) Köprüdeki kız
    226) The revenant ( Diriliş)
    227) Gone girl ( Kayıp kız )
    228) Titanic
    229) Nostalghia
    230) Libertarias
    231) Özgürlüğe giden uzun yol

    Film listesi Facebook/Yeraltı Edebiyatı Sayfası Admin’inin kişisel tercihleri ve sayfa üyelerinin desteği ile oluşturulmuş, yaklaşık bir yıldır faydalanmakta olduğum listedir. Ben sadece aracıyım, sitede böyle bir ihtiyaç gördüğüm için paylaştım. Teşekkürler oluşturulmasında emeği geçenleridir.
  • KENDİ KALEMİMDEN.

    Ben fil. Milyonlarca filden sadece biri. Atalarımız olan Mamutlardan sonra bizler kaldık dünyada. Düşünün neredeyse arşa değecek belki başımız. Adımlarımla ve ağırlığımla gurur duymuyorum ama bu güç içimde fırtınalar koparıyor, dinginleşiyorum. Güzel bir gün bugün. Timur'dan beri ağaçlarla aramız iyi. 1402 yılından beri ağaçlara olan mahçubiyetimiz bizle büyür, bizle yaşar.

    Aslanlar da kendini fasulyeden sayıyor ya ona yanıyorum. Haddinizi bilmiyorsanız cüssenizi bilin bir gergedanı, zürafayı bile toplaşmadan yıkamıyorsunuz, ne krallığı! Yelelerini sere sere geçiyorlar önümüzden şeytan diyor hortumu geçir boynuna sal bir o yana bir bu yana. Neyse ki şeytanı dinlemiyorum. Ormanda düzen esastır yoksa ben bilirdim onlara yapacağımı. Bugün güneş tam anlamıyla bizim muhiti kapsıyor. Hangi gölgeye sığınsam oraya geliyor güneş. Güneş uzakta olmasan ben sana yapacağımı bilirdim ama uzaktasın işte...

    Uzak diyarlarda yaşayan filler de varmış. Kafeslerde yaşarlarmış ancak yedikleri önünde yemedikleri arkasındaymış. Ne güzel! Bir de bizim halimize bak. Ormanda yaşamak zor anlayamazsınız. Haydi aslanlar neyse de şu fareler ve insanlar yok mu? İnsanların zekasından, farelerin burnuma girecek kadar küçük olmalarından tırsıyorum. Korkular esastır, diri tutar. Ben de yeterince korkuyorum, beni yanlış değerlendirmeyin. Cüssemin hakkını veririm. Hayatımın bir yerinde bir anım vardır ki, benim için her şey tamamen değişti.

    Bir gün karnım tok, sırtım pek ilerlerken, bilhassa salını salını yürürken aman Allahım nedir o? mini minnacık kıpır kıpır bir şey geçti önümden. Sarsılışımı tarif edemem. Cüssem büyük olabilir ancak sincap gibi hassas bir kalbim vardır. Ezmek için büyük çaba göstersem de bir şekilde kurtuldu koca ayaklarımdan. Ona o an çok üzüldüm, bir yandan da kıskandım. Üzüldüm çünkü sonsuz evrende minnacık bir alan kaplıyordu. Kıskandım çünkü çok hızlı ve atik ilerliyordu. Biz fillerin tatmin duygusu pek sınırsızdır. Kendime kızdım, dedim sen yüce bir filsin ne uğraşırsın böyle ufak meselelerle. Tekrar salını salını yürümeye başladım. Derken arkamdan bir ses yükseldi:

    -Başın arşa değmiş ancak sen olmamışsın fil kardeş.

    -Hoooaah! Kimsin? Nereden geliyor o ses?

    -Benim ben, daha yeni ezmeye çalıştığın. Görünce yüreğini yerinden alacak fareyim ben.

    -Şey ben, ben sadece yürüyordum.

    -Yürümek mi? Hımm. Benim adımlarımı takip ediyordun sanırım. Çünkü ölümle dans ettiğimi hatırlıyorum. Siz fillerin bazen bizi bilmeden ezdiğinize, sonra ayağınıza yapışan ölülerimizi ağaca sıyırdığınıza şahit oldum. Neden bu kadar büyük olduğunuzu bilmiyorum ancak kabasınız, ölüm saçıyorsunuz etrafınıza. Ama komik olan ne biliyor musun? Saniyeler içinde öldürebileceğiniz varlıklardan korkuyorsunuz. Kendinizden milyon kat küçük varlıklardan korkuyorsunuz.

    -Sana bunları söyleten nedir farecik? İçini kinle dolduran şey bizim size habersiz getirdiğimiz ölümler mi yani. Varlığın kadar düşüncelerin de küçük. Bak biz 1402 yılında bile isteye Anadolu'yu, Mezopotamya'yı yok etmişiz. Tek bir ağaç bırakmamışız adım attığımız yerlerde. Bundan pişmanız. Atalarımın işlediği günahlardan dahi pişmanım. Çünkü ben büyük düşünüyorum. Geçmişimi biliyorum ki geleceğim olsun. Ancak ben seni görmeden öldürüyorsam bunda benim günahım ne? Bir daha önüme aniden çıkarsan seni ezmeden uyku dahi uyumayacağımı bilmeni isterim. Şimdi izin verirsen ormanın keyfini çıkarmak istiyorum.

    -Ölmekten daha ciddi ne var şu hayatta fil kardeş?

    -Yok sanırım varsa da ben bilmiyorum. Hem ben ölmeyeceğim, dikkatli yaşıyorum. Korkularım beni ben yapan olmazsa olmazım. Sen kendine bak! Benim milyarlarca adımlarımdan herhangi biri senin kaderin oluveriyor. Teslim ediyorsun yaşamını. Belki de siz fazlasınızdır bu ormana. Göçüp gitmelisiniz insanların yaşadığı coğrafyalara. Biz fillerle güzel bu ormanlar.

    -Kibrin içine sığmıyor yazık! Hiç ölen fil görmemiş gibi konuşuyorsun. Sanıyor musun onların korkuları yoktu. Kader diye döngü var efendi. Bizi çepeçevreleyen bir döngü bu! Eninde sonunda sen de bir kuytuda teslim edeceksin canını.

    -Şimdi susmazsan canını alacağım senin! lanet hayvan, yeraltı sıçanı! Def ol! Almıyım seni ayağımın altınaaa. Def ooool.

    -Fazla vaktini alma niyetinde değilim fil kardeş. Bu dünya geçicidir bil istedim.

    -Bilmek istemiyorum, def ooool!

    -Gidiyorum ama etmiyorum eyvah!

    O günden beri ölüm fikri bir gün olsun beni terk etmedi. Her gün ölümü düşünmeye başladım. Ya fare doğru söylüyorsa? Ya korkularım beni hayatta tutmaya yetmezse. Bu düşünceler içimi kemirmeye başladı. Aştan kesildim. Artık yeşiller yeşil değildi, diğer filler ise sadece bir suretten ibaretti. Ne yapıp edip o yerden bitmeyi bulmam gerekiyordu. Bana bunların doğru olmadığını söyleyecek birileri lazım geliyordu. Diğer filler kendi halinde düşünmekten, sorgulamaktan bir haberdi. Rahatlık onların elinden düşünmek kabiliyetini almışa benziyordu.

    Bir gün yerden bitmeyle karşılaştığım yerlere gittim çömeldim onu beklemeye başladım. Günler geçti, haftalar geçti fare gelmedi. Diğer fareler bana bakıp şaşakalıyordu. Onlara ses etmedim. Benim ihtiyacım olan tek fare sendin yerden bitme. Varlığı küçük fikirleri büyük fare. Acaba onu bulup ezsem içim rahatlayacak mıydı? Onun ölümü bana hayatımı geri verebilir miydi? Ne olur gel artık. Beklemek mesele değil, ölüm korkunç. Korkularımı yenmeme izin ver. Nereden çıktın ki karşıma? Seni bulup bir daha bu muhitin yanından dahi geçmeyeceğim. Hatta adımlarıma dikkat edip hiçbir fareyi canlıyı ezmeyeceğim. Korkularıma söz verdim. Onlar hala beni hayatta tutan yegane şey.

    Bir ay geçmişti. Zayıflamış, halden düşmüştüm. Artık çömelmek benim için rahatlığı, zevki temsil etmiyordu. Halsizlikten zorunluydum böyle olmaya. Güneş yine başıma ilişti. Gözümü dahi açmaya mecal bulamıyordum ki, bir ses duydum:

    -Yerle yeksan olmuşsun fil kardeş. Ne oldu senin o dillere destan ihtişamına.

    (hoooaahhh! hıııııı)
    -Seeeen. Nerelerdesin, öldün zannettim. Keşke sana sarılabilecek kadar büyük olsaydın.

    -Keşke bana sarılabilecek kadar küçük olsaydın.

    -Çok kötüyüm fare kardeş.

    -Seni kötü yapan şey nedir? Korkuların mı?

    -Korkularım beni hayatta tutan yegane şey sanıyordum şimdi tam tersi korkularım beni öldürecek.

    -Seni korkuların değil seni sen öldürüyorsun farkında değilsin.

    -O gün konuştuklarımızdan sonra bir daha kendime gelemedim. İçime sürdüğün şüphe orduları, beni süründürüyor. Ne olur bana yardım et.

    -Sana ancak sen yardım edebilirsin.

    -Kendime yardım edebilsem bir aydır burada bekler miydim?

    -Bir ay 5 gün!

    -Neee! Sen benim burada olduğumu biliyor muydun?

    -Biliyordum hatta çokça kez karşına geldim, durdum ancak beni fark etmedin? Ne zaman fark edersen o zaman kendimi ortaya çıkaracaktım. Ancak artık dayanamadım ve geldim. Çıktım karşına çünkü sen hiç iyi değilsin. Bedenin günden güne eriyor.

    -Sen benim için üzüldün mü?

    -Üzüldüm evet.

    -Fare kardeş, sen çok iyi birisin. Ben sana haksızlık ettim. Artık benim için tüm fareler iyi, tüm filler ise kötü olacak.

    -Hala yanlış yapıyorsun? Kötülüğün dili, türü olmaz, olamaz.

    -Nasıl yani sadece sen mi iyisin?

    -Ben bir çok şeye eriştim fil kardeş. Yaşamanın bir hayalden ibaret olduğunu anladım. Ben bu hayalin içinde ne kadar iyi şeyler yapar isem benim için kazanç budur. Çünkü zaman geldiğinde kucağımda iyiliklerim, güzelliklerim kalacak. Yaşam dediğin geçenlerde de söz ettiğim gibi bir filin ayağının altında ya da insanların kurduğu bir kapanın içinde ya da aç kalıp bana bile tenezzül eden bir yılanın midesinde son bulabilir. Yaşam sendedir, senin yorumladığın kadardır. Korkularını terket, sal artık kendini.

    -Salarsam dikkatli olmaz, ölürüm.

    -Daha yeni ne demiştin bana? Korkularım beni öldürüyor demiştin.

    -Nasıl bir şey bu korku? Beni yaşatan da o öldüren de o.

    -Hayııııır! Seni yaşatacak olan da sensin öldürecek olan da sensin. Sana bir ömür biçildi. Bu ömrü güzellikler içinde geçirmelisin. Dünyayı ancak güzellik kurtaracak. Ekmezsek içimize o tohumları belki bu ormandan başlayarak tüm evren sonsuza kadar yok olabilir.

    -Ben öldükten sonra bu evrenin ne anlamı kalır?

    -Bencil olma, seninde ileride yavruların olacak. Onlara iyi bir dünya bırakabilmelisin.

    -Sonuç olarak ne diyorsun bana fare kardeş. Cüsseme bakma, kafam kalındır, geç anlarım ben.

    -Öncelikle şu içindeki egoyu öldür, güzellikleri keşfet. Attığın adımları doğru at. Attığın adımlar başkalarının kaderini sonlandırmasın ya da mahvetmesin. Çünkü sen etrafındakileri özgür kıldığın kadar özgürsündür. Özgürlük çevrende başlar sende vuku bulur. Ölümü düşünme gelecek olan daima gelir. Ölüm korkusu seni dağıtır ve dağılanları toplamaktan önüne bakamazsın. Kendini heder etme. Benim güzel fil kardeşim!

    -Senin dediklerini bir bir yapacağım fare kardeşim. Senden bir dileğim var ama.

    -Senin için ne yapabilirim söyle bana?

    -Ne olur önüme aniden çıkmayın. Korkuyorum. Evet itiraf ediyorum. Nefes boruma kaçmanızdan ölesiye korkuyorum.

    -İşte ilk iş bu! Problemi çözmeye problemi kabul ederek başlarsın. Senden olur, olacak fil kardeş. Kendim adına ve çevremdeki kardeşlerim adına söz veriyorum. Biz de adımlarımıza dikkat edeceğiz bundan sonra.

    -Anlayışın için teşekkür ediyorum. Bundan sonra seni görebilecek miyim?

    -Bakmak değil görmek istersen beni daima görebilirsin. Ölüm yeraltına uğramadığı sürece seninle burada görüşebiliriz fil kardeş.

    -hoaahhahahahaha! Sen çok iyi birisin fare kardeş. Sen de korkum gibisin. Daha 1 ay önce beni öldürecekken şimdi yaşatıyorsun. Görüşeceğiz, yine görüşeceğiz!

    -Bak kızıyorum. Seni yaşatan da öldüren de ancak sensindir. Haydi git bir şeyler ye gücün kuvvetin yerine gelsin.

    -Tamam yüce fare kardeşim. Kalıbı küçük gönlü yüce kardeşim. Görüşüürüüzz.

    O günün üstünden 1 yıl 6 ay 13 gün geçti ve ben hala etkisindeyim. Etrafımdaki fillerle şimdi daha iyi anlaşıyorum. Yolda yürürken adımlarımı daha dikkatli atıyorum. Kendimi keşfettim. Bundan ötesi yokmuş. Birinin kendisinin keşfetmesinden öte bir şey yokmuş. Ölüm gelene kadar dünyaya bilhassa ormanıma güzellikler kazandıracağım. İçimdeki ışığı ne kadar uzağa ulaştabilirsem o kadar aydınlık olur ormanım. İyi ki tanıdım seni fare kardeş. İyi ki!
  • Prof.Dr. Ilhami Güler
    İnsanlar, Tanrı imgesini ya korku, çıkar ve umuttan dolayı yaratırlar veya sorumluluk, cesaret ve düşünme sonucu keşfederler. Dinler tarihi, genellikle birinci tutumun yoğun olduğunun kanıtıdır. Ölümle yokluğa karışma korkusu, ebedi yaşama umudu, insanları tanrı yaratmaya iter. Feuerbach'ın söylediği gibi insanlar, kendi niteliklerini sonsuza iterek kendi dışlarında baba ve toplum otoritelerinin bir büyüğü olarak Tanrıyı yaratıp sonra da ona sığınır ve ona tapmaya başlarlar. Bu "putperestlik" olarak, insanın kendine yabancılaşmasıdır. İkinci durum, Hz. İbrahim'in durumunda olduğu gibi, insan güneş sistemi, ekosistem ve kendi mükemmelliği karşısında içine düştüğü hayretten dolayı, "Bu değirmenin suyu nereden geliyor?"ahlaki sorusunu sorarak, ibret alan ve şükreden bir halet-i ruhiye ile bir teemmül ile varlığın manidar "verilmişliği" karşısında, onu "Veren-Var-eden" i keşfetmesidir. Bu keşifte mantık, ahlaki duygulanım ve sezgi "Fuad/Kalp" olarak birlikte çalışır. Bu Tanrının insan soyu/cinsi ile ilişkisi "Ezeli Misak/Ahlaki sözleşme (7/172)" olarak ortaya çıkar. Tanrının insana verdiği sayısız nimetler, ya insan tarafından takdir edilerek "İman/Şükr" edilir; ya da

    takdir edilemeyerek " Küfr" edilir. Tanrı ile insan arasındaki ilişki "velayet-dostluk" veya "adavet-düşmanlık" ilişkisi olarak özgürce tecelli-tezahür eder. Tanrı, insana özgürlük verdiği alanlarda kendi özgürlüğünü geri çekerek, -riske girerek- insana özgürlük verip onu
    "denemektedir". Tanrı, insanlık projesi ile çok ciddi (bi'l-Hakk) bir iş yapmaktadır; başı-sonu önceden belirlenmiş, kapalı/mekanik bir (haşa) oyun oynamamaktadır. Dinlerdeki teoloji okulları, bu ilişkinin doğasını ya doğru olarak görüp öyle teorileştirmişlerdir; ya da yanlış olarak teorileştirmişlerdir. İslam düşüncesinde Mutezile ve Maturidilik, birinci durumu; Eşarilik ve Tasavvuf ise, ikinci durumu yansıtır. Mutezile, Tanrılığı "Tevhid'', onun insan ile ilişkisini de "Adalet" ilkesi ile açıklamıştır. Maturidilik ise, Tanrılığı Tevhid, onun insan ile ilişkisini de "Hikmet" kavramı ile açıklamıştır. Eş'arilik ise, "Tevhid" ilkesini yanlış
    yorumlayarak, onun insan ile ilişkisini "Cebr/Kader" ilkesi ile açıklamıştır. Sünnilik, çoğunlukla bu yorumu benimsemiştir: La faile, illellah; la halikeillellah: Allahtan başka fail ve halik yoktur."" El hayru, fimavakaa= Her olanda bir hayır vardır." İnsanın vicdanını "heva" ve "toplumsal-tarihsel" baskılardan özgürleştirmek için çaba sarfeden Kur'an; Sünnilik
    tarafından onun " Kelam-ı Kadim" olarak mutlaklaştırılması ile vicdanı-aklı dumura uğratan bir araç haline dönüştürüldüğü gibi; Eş'ariliğin "Kader" teorisi ile de, iradesi felç edilerek kavruk bir hale dönüştürülmüştür. Özü-gür, gümrah, öz-güven sahibi, onurlu ve sorumlu
    (soru soran) bir insan yetiştirilmek isteniyorsa, Sünni teorinin sökülüp yeniden kurulması gerekmektedir.