İnsan ömrü takvimlere göre değil, yaşanmışlıklara göre
hesaplansa daha doğru rakamlar bulamaz mıydık? Bunun rasyonel olması da şart değil üstelik. Bazıları için bir asır, bazıları
için gülümsediği kadar, bazıları için hüznü kadar yaşadı dersek
yanlış olur mu? Ben babamın öldüğü gün değil, anılarla baş
başa kaldığım ertesi gün yaş aldım. Ondan önce yaşsızdım.
Gönlüm o güne gitti yine. Usulca babamın bana ilkokul günü
hediye ettiği ayakkabılara uzandı elim. Biraz eskimiş. Elinden
geldiğince onarıp tamir etmiş babam. Oğluma uzatıp, “Bunlar
senin artık Yusuf, bu ayakkabıları bana deden Ali Usta vermişti. Şimdi bunları sana emanet ediyorum,” dedim. Aslında
oğluma zamanı hediye ediyordum, bana babamdan yadigâr
kalan zamanı.
Babamdan yadigâr kalan zamanın yitiremediği bir çift
ayakkabı hâlâ aynı yerindeydi.