• Kadirşinas bir el, gübre altında kalan inciyi asırlarca sonra insanlığın tefekkür gerdanlığına iliştirebilir.
  • 250 syf.
    ·7302 günde
    Hasan Ali Toptaş /Kuşlar Yasına Gider
    Kadirşinaş otlarının mırıltısını,of dememenin ilmini,eldeyken kıymetini bilmenin erdemini,ömürden giden günlerin sabrını yazmış yazar..

    Sade,anlaşılır ve akıcı bir Türkçenin kitabı da denebilir..
    Sonunu bile bile okuyup bitirmeyi isteyeceğiniz bir kitap Kuşlar Yasına Gider..
  • İster hükümdar isterse halktan birisi olsun, akıllı insanlar da seçici davranıp sadece onun kadrini bilebilecek kişilere iyilik yapmalıdırlar. Bir insanı iyice tanıyıp huyunu suyunu öğrenmeden vefakar mı, değil mi; dost mu, düşman mı; nankör mü, kadirşinas mı iyice emin olmadan ona iyilik yapmak ve lütuflarda bulunmak için acele etmemelidirler.
  • “Kadirşinas” ne demek?

    Halinden anlayan, sırrını anlatırken elli kere düşündürmeyen, vakti gelince seni üzmesinden korkmadığın, değer bilen, kıymet bilen dost anlamına gelir...
  • 408 syf.
    ·12 günde·Puan vermedi
    Son haftaların en popüler kitaplarından, Goodreads tarafından 2018'in en iyi fantastik romanı seçilen "Ben, Kirke" ile karşınızdayım. Öncelikle isterseniz yazarı hakkında ülkemizde çok da fazla olmayan bilgilerimizi sıralayalım: Madeline Miller, 41 yaşında bir Amerikalı. Ortaöğretim kurumlarında Latin ve Yunanca dersleri veriyor. Doğal olarak Yunan mitolojisi hakkında otorite olmasa da, bilgili. Kirke, yazarın ikinci kitabı. İlk kitabı Akhilleus'un Şarkısı, 2013 yılında Everest Yayınları tarafından yayınlanmıştı. Gelelim esere... Öncelikle eser, mitolojik bir kurgu. İthaki çalışanları, Yunan mitolojisine çok da hakim olmayı gerektirmeyen eserin sonunda, bu alanda ön okumaları bulunmayan okurlar için kısa ama yeterli bir sözlük hazırlamış. Bu yönüyle, Yunan mitolojisi hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan okurların bu eseri okumak hususunda çekimser kalmalarını gerektirecek bir durum söz konusu değil. Aksine roman çok akıcı ve kolay okunuyor. Burada çevirmen Seda Çıngay Mellor'un da hakkını vermek lazım. Zira güzelim eserlerin çeviriye kurban gittiğini çok gördük. Peki bu roman okunur mu? Ya da kimler okumalı? Bir kere ben naçizane önermesem de mitolojik kurgu sevenler romanı zaten okuyacaklar. Çünkü bu türde eser çok nadir yayınlanıyor. Bunun dışında, daha çok olay üzerinden akan, macera, heyecan, gerilim arayan okurlara da hitap edecektir. İthaki'nin fantastiksever ve kadirşinas müdavimleri de mutlaka ilgi gösterecektir. Tamam uzatmıyorum... ️Ben o kadar sevmedim. Benim romanda sevdiğim hususların başında girift karakter özellikleri ve bunların olaylara örümceğin ağını sarması gibi işlemesi, gelir. Her hareketi, her sözü o karakterin yansımasıdır ve karakterle uyumlu olmalıdır. Bilemiyorum, bu romanda koskoca Helios'un, Athena'nın diyalogları, tavırları bence çok basite indirgenmiş. Yani karakter elbisesini yazar, üzerlerine uyduramamış. Bu yönüyle de fanları kızmasın ama Amerikan yapımı süper kahraman filmlerine benzemiş. Tamam, heyecan var mı? Var. Aksiyon, merak unsuru? Evet. Peki derinlik, yarına kalırlık. Maalesef yok. Bu sene çok okunacağından şüphem yok. Ancak 15-20 sene sonra üzerinde konuşulmayacaktır. Yeni kitaplarla tekrar görüşmek üzere. Keyifli bir hafta sonu diliyorum.
  • 399 syf.
    ·9 günde·Beğendi·10/10
    Öncelikle, bu denli bir kitabın edebiyat mahfillerinde neden yer bulmadığına dair bir soruyu günlerdir kendime soruyor ve cevabını alamıyorum. Bu eser, ilk baskısını 1998 yılında yapmış, aradan 21 senelik bir süre geçmesine rağmen kitabın ilk baskısı tükenmemiş. İnsan gerçekten hayrete düşüyor. İnternet satışı yapan kitap sitelerinde de kontrollerini yaptım, forumlarda da araştırdım, gezindim, kitaptan haberdar olan kişi sayısı o kadar az ki, insanı gerçekten teessüre boğuyor. Örneğin; kitapyurdu.com adresinde sadece 48 tane satılmış, diğer sitelerde de toplam olarak buna yakın bir satış olduğunu düşünürsek, şimdi böyle bir kitaptan sadece 100'e yakın kişinin mi haberi var? Neyse, hayıflanacak o kadar çok şey var ki, bunu burada bırakıp, biraz da kitabın muhtevasından bahsedeyim...

    Kitap, ömrü kitaba da adını verdiği kırda bayırda geçmiş, köyü, köylüyü, taşrayı gerçekten oturduğu masanın başından yazmaya asla tevessül etmemiş, kendisi toprağa aşık ve köyün içinden gelen Şevket Arı tarafından kaleme alınmış. Kendisi de bu yazıları arkadaşlarının, yakın çevresinin verdiği cesaretle kaleme alıyor ve bu nefis hikayeler bu şekilde vücut buluyor. Kitabın girişinde merhum Nevzat Kösoğlu'nun da bir takrizi var ve Kösoğlu onun özellikle sol-marksist geleneğin tasallutu altında kalmış ve çoğu zaman anlatılamamış, saptırılmış, ideolojik saiklerle kılıf yapılmış köy edebiyatının dışında olarak hikayelerini yazdığını ve bunda da çok başarılı olduğunu söylüyor.

    Şevket Arı, Osmanlı'nın yıkılışına şahit olan ve cumhuriyetin ilk yıllarında memleketin bayındır hale gelmesinde vazife gören ülkücü kuşaktandır. Bir ziraatçi ve önceden de belirttiğimiz gibi köyün içerisinden geldiği için hikayelerini -esasında tamamen yaşanmışlıklarla bezeli hayatların hikayeleri- köy malzemesiyle kaleme alıyor. Kitabın içindeki hikayelerde kimi zaman bir silik tiple karşımıza çıkıyor ve mesajını veriyor, kimi zaman ise hikayelerin çoğunda yaptığı gibi ayı, köpek, hindi, arı gibi hayvanlar üzerinden alegorik mesajlar vererek hikayelerini yazıyor ve zülfiyare dokunacak mesajlarını veriyor. İşin güzelliği de burada ya, Şevket Arı, yazdığı hikayeleri kaleme alırken ne köylüyü yerden yere vurarak onu aşağılıyor ne de onu tamamen ideal, mükemmel bir şekilde tasavvur ediyor. Olduğu gibi onu bütün saflığıyla, kurnazlığıyla, tembelliğiyle, içten pazarlığıyla, hasbiliğiyle, yardımseverliğiyle kısacası bütün olumlu- olumsuz özellikleriyle anlatıyor, benim birlikte yaşadığım insanlar bunlar diyor ve onları bütün bu özellikleriyle benimsiyor ve seviyor.

    Kitap üzerine daha yazılacak çok şey var,ama ben ufak da olsa dikkatleri bu kitap üzerine çekmek için bu tanıtımı yaptım, zahmet buyurup da okuyanlar olursa ve bir kişi de olsa bu kitaptan haberdar olursa vazifemi yapmış olur, kendimi bahtiyar hissederim. Umarım maksat hasıl olur ve şimdiye kadar kıymeti pek bilinmeyen bu eser kimi kadirşinas okur tarafından okunur ve değerlendirilir. İyi okumalar efendim...