Gece, insanın kendine yalan söyleyemediği tek zamandır.
Gündüz herkes bir rol oynar… ama karanlık, maskeleri affetmez.
İçimde iki adam yaşıyor:
biri her şeyi yakıp yıkmak isteyen,
diğeri sadece sevilmek isteyen.
Ve ikisi de birbirinden nefret ediyor.
Hayatın bir anlamı olup olmadığını çok düşündüm
sonra fark ettim ki asıl mesele anlam değil,
katlanabilmekti.
Bazıları Tanrı’ya sığındı,
bazıları aşka,
ben ise kendi içimdeki uçuruma baktım…
ve o uçurum bana geri baktı.
İnsan özgür doğmaz,
sadece zincirlerinin farkına varınca özgür olduğunu sanır.
Oysa en ağır zincir,
kendi zihninin içinde olandır.
Bir kadının tenine dokunduğumda bile
yalnızlığım geçmedi.
Çünkü insan, başkasının bedenine değil,
kendi karanlığına mahkûmdur.
Ve en acı olan şu:
Herkes iyileşmek ister,
ama kimse yarasından vazgeçmek istemez.