Demokrasi: güçlü ne isterse yapar. Karşı cikanlar ya suçlu ilan edilir, ya da sessizce seyretmek zorunda bırakılırlar. Sesleri çıkarsa vur kafalarına sussunlar. Susmayanlar hooop iceri!
15 temmuz bahanesiyle olağanüstü hal de var. Uygulama daha kolay.
Hayalleri ve gelecekleri, bir gecede bir karaname ile ellerinden alınan, buna ragmen devletine milletine küsmeyen, vatanı için ölmeye hazir binlerce harbiyeli gencimiz şimdi de Afrin'de mehmetçiğe kurşun sıkanlarla aynı kefede tartılıyor. Aferin bize.

Onur Değer, bir alıntı ekledi.
11 Ara 2017 · 9/10 puan

Zaten, bir zamanlar bana ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar, art arda gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi. Hatta, henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi.
Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı... Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi?
_______
Aklımı başıma devşirmeliydim bir an önce. Boş yere hayallere kapılıp şu insan denen yaratığa bel bağlamamalıydım. Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi.
Öyle ki, onca kafa patlatmasına rağmen, binlerce yıldan bu yana kendisi bile çözemiyordu kendini... Bu yüzden, onun ne zaman ne yapacağı hiç belli olmazdı. Onlar, birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi. Bu nedenle, bakarsın benim güzelliğimi de görmeyebilirler.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali ToptaşBen Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş
Azize Akdemir, bir alıntı ekledi.
12 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Bu ateşli yazarların ya da benzer nedenlerle ücra taşra şehirlerinde bir ara sokakta kafalarına kurşun sıkılan gazetecilerin hayatlarına hiçbir ilgi duymayan İstanbul ve Batı basınından çok, kim vurduya giden bütün yazarlarını kısa bir süre sonra sonsuza kadar unutan bir kültürden gelmesine öfke duyuyor, bir köşeye çekilip mutlu olmanın ne kadar akıllıca bir iş olduğunu hayretle görüyordu.

Kar, Orhan PamukKar, Orhan Pamuk
Bay_X, bir alıntı ekledi.
 22 Mar 2017 · Kitabı okudu

Burjuvazi, felsefî bir teori, bilimsel bir ekol veya ideoloji değil, ekonomik bir sistemdir. Sınıfsal bir kişilik, haslet ve tip, ister cahil ister alim, ister düşünür ister zengin isterse sanatçı olsun, her halükârda maddeci, tanrıtanımaz, anlamsız ve değersiz bir öze sahiptir ve kötülük, para ve bencilliğe eğilimlidir. Yoksa materyalizm ve ateizme çağıran; dine yabancı ya da onunla savaş halinde olan yalnızca burjuvazinin altın çağ düşünürleri miydi? Kapitalistler, politikacılar, fabrikatörler, tüccarlar, haydutlar, militaristler, faşistler, ırkçılar ve yeni burjuvazinin hakim sınıfının aynası konumundaki yüzlerin birçoğu askerî maceraperestler, halkları sömürüp istismar edenler, sağcılar ve kinlisede dua etmek için toplanan küçük zenci çocukları topluca katleden, kafalarına kurşun sıkan ve ayaklarının altında bomba
patlatan şovenistlerden; bir kısmı da tanrısı para, iman esasları ev, sevgili, mutfak ve tuvalet olan yüzsüzlerden, Samed'in deyişiyle soyluluğun alçak saadetinden bataklıkta dolanan ve keyif çatan "aşırı mutlular”dan oluşmaktadır. Ne akla ters olduğu gerekçesiyle halka ne de bilime ters olduğu gerekçesiyle Tanrı'ya karşı sorumluluk hissederler. Bunlar, Nietczhe'nin "Tanrı öl-
du.” demesinden tâ bir asır önce Tanrı'nın ölümünü bizzat kendi hayatlarında hissetmişlerdi.

İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 171 - Fecr)İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 171 - Fecr)
şule uzundere, Kafalarına Bir Kurşun'u inceledi.
29 May 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Polisiye çizgi roman türündeki kitap bir günde bitti. Bu, okuduğum ikinci çizgi romandı ve çizgi roman türünün bana hitap etmediğini anlamamı sağladı :-) Türün meraklıları bir şans verebilir.

şule uzundere, bir alıntı ekledi.
22 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

- Vejeteryan burgerlerini anlamıyorum. Hem daha pahalılar hem de içlerinde etle patates yok.
-Sağlığına daha yararlı olduklarına inan diye daha pahalılar.

Kafalarına Bir Kurşun, Wilson-MatzKafalarına Bir Kurşun, Wilson-Matz