Onur Girgin, Gurbet Kuşları'ı inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

1960 yıllarının Türkiye'sinin sosyo-ekonomik durumuna ve insanların bu atmosfer içerisindeki ruh hallerine ilginiz var ise Gurbet Kuşları ilginizi çekecektir. Ben benzer bir tadı, Orhan Pamuk Kafamda Bir Tuhaflık'ı okurken de almıştım. Köyden kente göçün yarattığı insan manzaraları günümüz Türkiye'sini anlamak için bir kılavuz niteliğinde.

Hafif SIYRIK, bir alıntı ekledi.
18 May 15:30

Kafamda bir tuhaflık var," dedi Mevlüt. "Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi."
"Ben yanındayken bir daha asla öyle hissetmeyeceksin," dedi Rayiha anaç bir tavırla.

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan PamukKafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk
Umutcan Dinç, Kafamda Bir Tuhaflık'ı inceledi.
 16 May 00:01 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Orhan Pamuk’dan böyle bir başyapıt geleceği belliydi aslında, böyle büyük bir yazar yeni romanını yazmak için altı sene uğraşıyorsa emin olun okunmaya değer şeyler vardır o kitapta.

Mevlüt (kitaptaki doğru yazılışıyla Mevlut) Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı bir köyde doğmuş, saf, temiz ve iyi niyetli; Tipik bir Anadolu İnsanı. Babası ile birlikte İstanbul’a geldiğinde ilk işi yoğurtçuluk oluyor (Konya-Beyşehir’de yoğurtçu çoktur, yazarımız gene nokta atışı yapıyor) ama geçen zaman içinde bu meslek hazır yoğurtların piyasada yaygınlaşmasıyla bitiyor ve Mevlut tavuk-pilavcılık, büfe’de kasaya bakma ve hayatı boyunca bırakmayacağı tek iş olan bozacılığa devam ediyor.

Kitaptaki karakterler gene muazzam. Her telden insan var kitabımızda, Anadolu’dan İstanbul’a gelip kurnazlıkla ve açgözlülükle para kazanma telaşına düşen Korkut ve Süleyman, Zamanının hızlı komünisti Ferhat, İstanbul’a herkesten önce gelip arsaları çevirip insanlara satan “Çarıklı Erkan-i Harp” Hacı Hamit Vural gibi karakterler (diğerlerine spoiler olmaması için girmiyorum) mevcut bu kitapta. Okurken “ben duymuştum bunları” diyip hiç yabancılık çekmeyeceksiniz karakterlere ama, emin olun.

Orhan Pamuk her ne kadar “İlk ve son siyasi romanım” diye Kar’ı işaret ediyorsa da politik yorumlarını ve ince eleştirilerini gene can sıkmayacak biçimde serpiştirmiş kitabına. Hem nalına hem mıhına vuruyor yani. 1960’lı yılların sonundan 2012 senesine kadar olan İstanbul’un değişimini ise arka planına koyuyor kitabının, o kadar muazzam bir anlatımı var ki gözünüzün önünde yaşanıyor resmen o değişim.

Orhan Pamuk, “En İyimser Romanım” diye nitelendirmişti Benim Adım Kırmızı romanını ama bence asıl iyimser kitabı bu. Mevlüt’ün hayat kaygısı, kafasındaki düşünceleri, hep saf ve masum bir halde olması ve kimseye kötülük düşünmemesi “böyle de saf adam olmaz ki ama” diye düşündürtüyor insana yer yer ve zaman zaman ama çok ender de olsa var böyleleri, kimsenin malına yan gözle bakmayacak ve kötülük düşünmeyecek iyi insanlar. O yüzden bu iyi insanlar, hayatları boyunca mücadele içinde olacak ve gün yüzü görmeyecekler maalesef.

Hepimizin kafasında tuhaflık var be Mevlüt, yalnız değilsin. Senin tek farkın bunu söyleyebilecek cesarete sahip olman.

Gülşen sönmez, bir alıntı ekledi.
13 May 21:42 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Kafamda bir tuhaflık var dedi.Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi."

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 192 - Yky)Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 192 - Yky)
Dilan, bir alıntı ekledi.
01 May 11:41 · Beğendi · 10/10 puan

"Kafamda bir tuhaflık var, ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi."

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan PamukKafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk
Y., bir alıntı ekledi.
24 Nis 14:56 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Kafamda bir tuhaflık var," dedi Mevlut. "Ne yapsam bu âlemde yapayalnız hissediyorum kendimi."

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 192 - Yapı Kredi Yayınları)Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 192 - Yapı Kredi Yayınları)
Muhammet Emin Aktaş, Kafamda Bir Tuhaflık'ı inceledi.
07 Nis 19:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tuhaflığın Realitesi


Yanılmıyorsam 2016'idi. Sıkılıp bunaldığım, karaladığım müsveddelere bağırıp çağırdığım sıcak bir İzmir günü. İnsanların akın akın aktığı, yalnızlığın banklara oturup ıslık çaldığı, araçların utanmadan vızır vızır geçtiği monotonluk. Yani büyük şehrin büyüklüğünde kaybolmuş insan sesleri içinde tek bir mısra dahi yazamadığım basık bir gün.

Ben böyle günlerde kitapçılara, sahaflara gitmeye bayılırım. Çünkü başka şekilde zaman geçmiyor. Aslında çok tuhaf değil mi insanın, yani ölümlü bir canlının her geçen saniye ölüme yaklaştığını bilmesi ve buna rağmen zamanın geçmesini istemesi? Hakikaten tuhaf! Tıpkı hakkında bir şeyler paylaşmak istediğim bu kitap gibi.

Bahsini ettiğim, üstüne bir şeyler söylemek istediğim kitap Orhan Pamuk'un 2014 yılında, Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan "Kafamda Bir Tuhaflık" romanı. Bendeki 4. basım ve 480 sayfa. Kitabın başında ve sonunda romandaki karakterlerin arasındaki ilişkiyi gösteren bir harita var ve roman yedi kısımdan oluşuyor. Her kısımda kendi içinde bölümlere ayrılıyor. Birinci kısım 17 Haziran 1982'de kitabın başkahramanı olan Mevlüt Karataş'ın tanıtılmasıyla başlıyor ve diğer kısımlarda yazar bizi bazen doksanlı yıllara bazen de altmışlı yıllara götürüyor fakat kitapta yaşanan olaylar geniş bir zamanı kapsıyor. Eylül 1968 ve 25 Ekim 2012. 44 yıllık bir zaman dilimi. Mevlüt'ün çocuk olarak geldiği İstanbul ile Mevlüt'ün Rayiha'dan başkasını sevmediğini anladığı, bunu anladığında ise İstanbul'un eski İstanbul olmadığı kırk dört yıllık bir dilimi.

Kahramanımız Mevlüt, 1968 yılının eylülünde, babasıyla birlikte İstanbul'a çalışmaya gelmiş, babasıyla birlikte yoğurt satmış, daha sonraları kısmet ve daha farklı işlerle uğraşmış ancak boza satarken ki mutluluğu başka bir işte bulmamış, aynı zamanda tek odalı gecekonduda okumaya çalışmış İç Anadolu'nun fakir bir insanı. Amcası, amcasının çocukları, Vurallar, Rahiya, Samiha ve diğerleri. Romanda dikkatimi çeken en önemli şey kahramanlar ve onların kimlikleri. Hepsi yarın sokağa çıktığımızda görebileceğimiz, aynı havayı soluduğumuz insanlardan seçilmiş. İstanbul'un kıyıda köşede kalmış semtlerinde yaşayan, Anadolu'da tutunamamış ve bir umut diye İstanbul'a gelmiş, amiyane tabirle varoşları oluşturmuş insanlar. Roman bu insanlar çevresinde akışına devam ederken İstanbul sürekli kabuk değiştirmeye, Türkiye farklı olaylar ekseninde gelişmeye devam eden ikinci sınıf bir dünya ülkesi olarak karşımızda.

Eserde 1968 yılından 2012 yılına kadar yaşanan siyasi, sosyal ve ekonomik olayların aşırı politikleşme-den anlatıldığını, sağ ve sol; Türk- Kürt; Alevi-Sünni çatışmasının detaya girilmeden aktarıldığını rahatlıkla görebilirsiniz. En önemlisi de İstanbul'daki değişimi bizzat görmüş hissini çok rahat yaşayabilirsiniz.

Pamuk'un altı yılını verip yazdığı bu İstanbul ve kıyıda köşede kalmış insanların hayatına ir şans verin bence.

Sevgi ve saygılarımla...

Kafamda bir tuhaflık var..
ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi..

Orhan Pamuk - Kafamda bir tuhaflık

Hazann, bir alıntı ekledi.
28 Mar 22:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

'Kafamda bir tuhaflık var," dedi.
"Ne yapsam bu âlemde yapayalnız hissediyorum kendimi."

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan PamukKafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk
Tuncay YILDIRIM, bir alıntı ekledi.
28 Mar 17:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

''Bozacı, sen bundan para kazanabiliyor musun?''
''Kazanıyoruz, hamdolsun.''
''Demek bu işte para var... Kaç yıldır yapıyorsun sen bu işi?''
''Yirmi beş yıldır bozacılık yaparım ben. Eskiden sabahları yoğurtta satardım.''
''Yirmi beş yıldır yapıyorsan, para da kazanıyorsan zengin olmalısın. Öyle mi?''
''Biz ne yazık ki zengin olamadık,.'' dedi mevlut.
''Niye?''
''Köyden birlikte geldiğimiz akrabalarımızın hepsi zenginler şimdi, ama bize kısmet değilmiş.''
''Sana niye kısmet olmadı?''
''Çünkü be dürüstüm.'' dedi mevlut. ''Ben bir evim olsun, kızıma iyi bir düğün yapayım diye yalan söylemem, çürük mal satmam, haram yemem.''

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 32)Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 32)