"Sen kötü kalplisin,bebek İsa.Ben senin bu kez Tanrı olarak doğacağını zannederken yapılacak şey mi bu?Neden öbür çocukları sevdiğin gibi beni de sevmiyorsun?Çok uslu durdum.Bir daha hiç kavga etmedim, derslerime çalıştım,küfretmeyi bıraktım.Kıç bile demedim.Neden bana böyle davranıyorsun,Bebek İsa?Şeker portakalımı kesecekler,ama bunun için bile yaygara çıkarmadım.Sadece birazcık ağladım...Şimdiyse...Şimdiyse...Portuga'mı geri istiyorum,Bebek İsa.Portuga'mı bana geri getirmelisin..."
"Neyse,yine yarasa konusuna dönelim,Minguinho.Nasıl bir his olduğunu anlaman için fikir vermem gerekirse,tıpkı senin dalına binip atçılık oynamak kadar güzel bir his."
"Ama bana binerken düşme tehliken yok."
"Yok mu dersin?Ya bizon ve bufalo avına çıktığımızda sen Vahşi Batı'nın çayırlarında deli gibi koştururken?Unuttun mu?"
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde
ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler,
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini, verdiler de
~ Nazım Hikmet Ran OTOBİYOGRAFİ