Kafka Okuma Etkinliği (3 Haziran- 3 Temmuz)
Haziranda ölmek zor demiş bir şair, neden demiş 3 Haziranda ölen bir şair için demiş, aynı 3 Haziran benim de doğum günüm. Ama konu ne benim doğum günüm ne de Nazım'ın ölüm günü. Konu 3 Haziran 1924 yani Kafka'nın öldüğü gün.
Ben de diyorum ki 20. yüzyılın en iyi yazarlarından, Kafka'yı ölüm yıl dönümünde analım ve Kafka okuma etkinliğimizi 3 Haziran' da başlatalım ta ki Kafka için bir başka önemli gün olan 3 Temmuz'a kadar. 3 Temmuz da Kafka'nın doğum günü o gün final yaparız.
Evet, kayıtları şimdiden başlatalım, kimler benimle Franz Kafka 🇦🇹okumak ister?👀

Kitapları;

Roman📑📖
🕷️ Dönüşüm
💼 Dava
🏰 Şato
🗽 Amerika

Hikaye📕
Ceza Kolonisinde ve Diğer Öyküler
Ceza Sömürgesi ve Hukuk Öyküleri
Ceza Sömürgesi
Açlık Sanatçısı
Bir Köy Hekimi
Mavi Oktav Defterleri
Bir Köpeğin Araştırmaları
Akbaba

Mektup-Anı-Günlük✉️📬📅
Milena'ya Mektuplar
Felice’ye Mektuplar
Ottla’ya ve Aileye Mektuplar
Babaya Mektup
Yeni Bulunmuş Mektuplar
Günlükler
Defterler
Ofis Yazıları

Alıntılar-Aforizmalar 🗨️💭
Aforizmalar
Yalnızlık Bir Uçurumdur
Yalnızlık Sahip Olduğum Tek Şey
Özdeyişler
Mutsuzluk

Katılımcılar 👭👫👬
1️⃣ salih
2️⃣ Osman Y.
3️⃣ Büşra A.
4️⃣ Ebru Ince
5️⃣ Mine Arapoğlu
6️⃣ Mâsiva
7️⃣ Sherlock Holmes
8️⃣ Maral
9️⃣ Roquentin
1️⃣0️⃣ sitare
1️⃣1️⃣ Enise
1️⃣2️⃣ Hatciş
1️⃣3️⃣ Derya (Bahir) DENİZ
1️⃣4️⃣ Esther. Sema
1️⃣5️⃣ Homeless
1️⃣6️⃣ Ömer Faruk
1️⃣7️⃣ Semina
1️⃣8️⃣ Esra D.
1️⃣9️⃣ inci
2️⃣0️⃣ 'Dilhûn'
2️⃣1️⃣ Sezen B.
2️⃣2️⃣ Haruni
2️⃣3️⃣ Murat YAĞLI
2️⃣4️⃣ Ahzen
2️⃣5️⃣ Aysss
2️⃣6️⃣ Hakan Arık
2️⃣7️⃣ İbrahim (Sisifos)
2️⃣8️⃣ CEYLAN
2️⃣9️⃣ Öz,
3️⃣0️⃣ NigRa
3️⃣1️⃣ Yaren
3️⃣2️⃣ Murat Ç
3️⃣3️⃣ Aslı Zeynep İnci
3️⃣4️⃣ Siyah İnci
3️⃣5️⃣ Ezgihan T.
3️⃣6️⃣ Harun Inan
3️⃣7️⃣ Arzunalbant
3️⃣8️⃣ eskimolardan kim kaldı?
3️⃣9️⃣ Neslihan T.
4️⃣0️⃣ Mine
4️⃣1️⃣ lady justice
4️⃣2️⃣ Oguzbys.
4️⃣3️⃣ Esma Yıldız
4️⃣4️⃣ Arya Kulat
4️⃣5️⃣ selin
4️⃣6️⃣ Oblomov
4️⃣7️⃣
4️⃣8️⃣ Fîlankes
4️⃣9️⃣ Yusufcan
5️⃣0️⃣ Fazilet AYSU
5️⃣1️⃣ https://1000kitap.com/Black___
5️⃣2️⃣ Hanife
5️⃣3️⃣ Kartal Arslan
5️⃣4️⃣ #Bibliyofil Muallime#
5️⃣5️⃣ Sümeyra Bozyiğit
5️⃣6️⃣ Gülşah
5️⃣7️⃣ Filiz Fidan Ersin
5️⃣8️⃣ Ömer Gezen
5️⃣9️⃣ Azam
6️⃣0️⃣ Çayımın Şekeri
6️⃣1️⃣ Mecit Yıldız
6️⃣2️⃣ Hilal İşler
6️⃣3️⃣ Metin Özdemir
6️⃣4️⃣ Merve Dursun
6️⃣5️⃣ Vaveyla
6️⃣6️⃣ ¤ Cerrah Asya ¤

MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, Kafka Okur Sayı 14'ı inceledi.
18 May 17:23 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · Puan vermedi

Bu güzel edebiyat dergisinin her sayısını incelemek okumak ayrı bir heyecan benim için bu sayıda kapak konusu Dali ve Bulgakovdan olmuştur. Bu sayıda Dali gibi bir dahinin kısaca hayatı ve yaşadığı önemli olaylar anlatılmıştır. Usta ile Margarita'yı yüzeysel olmadan derinlemesine Usta kim Margarita kim Bulgakov'un hayatından izler taşıyan anlatımın olduğu güzel bir eser olmuş. Sevdim, keyif aldım okurken

Necip Gerboğa, Firmin'i inceledi.
 10 May 00:58 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okurken o kadar reklamını yaptık, üzerine birkaç kelam etmeden geçmek istemedim bu güzel kitabın...

Aslında benim için incelemesi zor bir kitap olacak. Çünkü Firmin'le okurken tanışmanız, daha doğrusu Firmin'in kendini size kitabın sayfalarında tanıtması çok daha anlamlı; hatta bu kitabı güzelleştiren şeylerin başında geliyor. O yüzden elimden geldiğince kitabın içeriğine (en basit detaylar dahil) çok fazla girmeden çevre yolundan dolaşarak kitabı anlatmaya gayret edeceğim.

Hayvanlar alemiyle edebiyat bugüne kadar sayısız defa buluştu. Bu buluşmaların bazılarına ben de şahit oldum; mesela daha geçen hafta bitirdim Elveda Gülsarı 'yı... London'ın Beyaz Diş , Adem'den Önce ve Vahşetin Çağrısı , Orwell'ın Hayvan Çiftliği , hatta Kafka'nın Dönüşüm 'ünü bile dahil edebilirim bu gruba...

Ancak bu kitapların hiçbirinde 'hümanist, entel, serseri fare' Firmin kadar ilginç ve hüzünlü bir hikayesi olan sıra dışı bir karaktere rastlamadım. Evet o hikayeler de çok vurucu, çok gerçekçi hikayelerdi ama karakterlerin hepsi kendi varoluşunun bilincinde ve bunu kabullenmiş karakterlerdi. İşte Firmin bu noktada farklılaştı gözümde... O varoluşunu kabul etmeyen ve adeta tepesinde dev bir hüzün bulutu taşıyıp, hikayesini okuyan her okura bu hüzün bulutundan yağmurlar gönderen bir fare... Zaten uzun bir süre kitaba nasıl bir giriş yapması gerektiğini düşünüp durduktan sonra şu cümleyi tercih ediyor; "Bu, hayatımda duyduğum en hüzünlü hikaye..."

-------------------------

Firmin, gerçek bir kitap kurdu... Yani 1000 Kitap'ta hesabı olsa Metin T. abiden sonra pek çoğumuzu alıp tek eliyle yere serecek bir birikime sahip:) Okumadığı kitap neredeyse yok... Okumak onun hem en büyük tutkusu hem de en büyük acısı desem çok da abartmış sayılmam. Tabii ki onun okuma yeteneğini nasıl ve nerede kazandığını, kitaplarda elde ettiği birikimi nasıl kullandığını, incelemenin başında yaptığımız anlaşmaya sadık kalarak burada detaylıca anlatmıyorum. Benim buradaki görevim, incelemeye bol bol merak öğesi yerleştirip Firmin'in daha fazla okurla tanışmasına hizmet etmek olacak:)

Ancak özellikle dikkatimi çeken bir konuyu açmak isterim... Firmin'i kitaplarla buluşturan nedenlerle benimkiler birbirine çok benziyor. Hatta tahmin ediyorum, sitedeki pek çok okur dostumu da kitaplara daha fazla iten nedenler aynıdır... İşte, biraz toplumdan kaçmak, biraz dışlanmışlık, biraz tesadüfler ve biraz da keşfetme arzusu diyelim kısaca...

Ve kitaplarla tanışıp, onları tabir-i caizse yiyip içmeye başladıktan sonra hissettiğimiz pek çok duygu ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarımız noktasında da Firmin'le sık sık buluşuyoruz. Mesela okuduklarımız zihnimizde demlendikten bir süre sonra onları paylaşma, konuşma, aktarma içgüdüsü... İşte bu noktada Firmin bizim kadar şanslı değil maalesef... Hani hüzün dedim ya... İşte o hüznün bir parçası burada saklı... Sadece şu sitede her gün yüzlerce inceleme yazan, yorumlar yapan, edebi tartışmalarda ahkam kesen, okur buluşmaları organize eden bizlerin bu hüznü anlaması kolay değil...

-----------------------------------

Kitap bazı yerlerde büyülü gerçeklik olarak tanıtılsa da bana sorarsanız yeraltı edebiyatına çok daha uygun... Bunu Firmin fare olduğu için söylemiyorum:) Evet kendisi yaradılış gereği genelde yeraltında yaşamak zorunda lakin yerüstünde yaşayan insan dostları da onun yeraltındaki hayatından çok da farklı bir hayat sürmüyor açıkçası... Mekan olarak da Boston'ın kıyıda köşede kalmış, kentsel dönüşüme girmek üzere olan arka mahalleri kullanılmış. Tüm bu parçalar bir araya geldiğinde kitap yeraltı edebiyatına daha yakın bir yerde duruyor.

Kitabın içinde pek çok kitaba, yazara gönderme yapmış Sam Savage ... O yüzden kitabı okurken yanınızda bir not defteri taşımanızı öneririm. Aralarında ilginizi uyandıracak kitaplar mutlaka olacaktır... Hatta bir dönemin yasaklı kitapları adı altında şu alıntıyı #29478214 paylaşmıştım. Bu size bir fikir verebilir...

-----------------------------------

Eğer sizinle paylaştığım diğer incelemelerime benzer bir inceleme yazıyor olsaydım, şu ana kadar yazdıklarım sadece o incelemenin giriş kısmını oluştururdu sanırım... Çünkü Firmin, üç-beş paragrafta anlatılıp bitirilebilecek bir karakter değil. İnanın bana çok daha fazlası... O, içinde hayvanların olduğu hikayeleri sevmediğini samimi bir şekilde söyleyen; içinde hayvan olan bir hikayenin kahramanı... Yıllardan beri içimde taşıdığım fare nefretimi ve ondan da beter fare fobimi, konusunda uzman bir terapist gibi 157 sayfada yok etmeyi başaran gerçek bir dost karakter...

Ancak bu sefer bir istisna yapacağım ve daha da fazla uzatmadan burada noktalayacağım... Çünkü kitabı okuyan biri olarak dönüp kendimi sizin yerinize koyduğumda, kitabı okumadan önce burada yazdıklarımdan fazlasını bilmek istemeyeceğimi düşünüyorum. Okuyunca sizin de bana hak vereceğinizi tahmin ediyorum...

Firmin'le beraber fare deliğinin hemen arkasında kitaplarımızla beraber sizi bekliyoruz... Canınız ne zaman sıkılırsa, ne zaman farklı bir şeyler okumak ya da kitaplar üzerine konuşmak isterseniz çıkın çıkın gelin... Bu büyülü deliğin arkasında hepimize yer var...

Herkese keyifli okumalar dilerim...

Aykut Örek, Dava'yı inceledi.
06 May 20:29 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Franz Kafka bana göre şişirilmiş orta seviyede bir yazar. Bu kitapta elbette eleştirileri yerinde olmuş ancak gerek kurgu gerek anlatım biçimi o kadar sıkıcı ve bunaltıcı ki psikolojik tarzda kitapları seven ben bile bu kitapta bunaldım. Eğer Kafka'yı koleksiyon olarak tamamlamak için okumak istiyorsanız okuyun. Onun dışında hiçbir sonuca bağlanamayan distopik bi kitap..

Son Yargıç, Dava'yı inceledi.
03 Nis 00:15 · Kitabı okudu

İnceleme yapmak ciddi bir iştir. Bu ciddiyetin farkında olarak size bu eserin analizini yapmak istiyorum. Çünkü bir kitabı okuduktan sonra onun analizini okumak kitapla aranızda olan bağı güçlendirir. Bundan daha güzeli ''anlamış'' olursunuz.

GİRİŞ

Josef K. bir sabah uyanır ve bir davanın sanığı olduğunu öğrenir. Tutuklanmıştır ve suçunun ne olduğunu bilmez. Bunu da sorgulama ihtiyacı hissetmez. Dava bizim davamız, tutuklanma ise özgür olmayan yaşamımızın acı bir betimlemesidir. Josef K. aslında yaşamını sorgulamayan, vicdanını körelten insanlığın tipik bir örneğidir.

K'nın yargılandığını izleyen insanlar sadece izlemekle yetinir, hatta gözlerini kaçırırlar. Bu insanların kendini yargılamasından kaçışı temsil eder. K neden yargılanıyor? Bunu asla sormaz. Karşı da koymaz. Sadece ona pazar günü davasının olacağı söylenir. Pazar günü modern toplumda tatil günüdür. İnsanın boş kaldığı zamandır. Yalnızca işe gitmediğimiz telaşsız pazar gününde insan kendini sorgulamaya girişebilir çünkü. Aynı zamanda dava kenar mahallede yapılacaktır. Kenar mahalle de boşa seçilmemiştir. Vicdanımızı, insanlık onurumuzu itelediğimiz yeri temsil eder kenar mahalle.

GERİLİM ARTIYOR

Dava başlamıştır. Mahkemede olan seyirciler yine insanlığı temsil eder. K. konuşmaya başlar. Seyirciler ilk başta ciddiyetle dinlerler. Çünkü K. onlara kendi davalarını haykırmaktadır. Fakat aynı zamanda mahkeme salonunda sürekli bir uğultu vardır. Bu uğultu karmaşayı, yani samimiyetsizliği, en doğru tanımla yapaylığı temsil eder. Josef K. onlara şunu haykırmaktadır; İnsan adaletsizlikten sorumludur ve bu sorumluluğu yüzünden vicdanıyla yüzleşmek, hesap vermek zorundadır. Fakat Josef K. kendini işin içine katmaz. Hep diğer insanları suçlar. Bu da aslında bir metafordur. Bizi, insanlığı anlatıyor Kafka burada. İnsan aslında adaletsizliğin farkındadır. Kimse sorsak ''adaletsiz bir dünya'' der. Fakat adaletsizlikten hep başkalarını sorumlu tutar, kendini aklamaya çalışır. Çoğumuz kendimizi suçlayacak, yargılayacak cesareti asla gösteremeyiz. Bu dava aynı zamanda vicdanımızın davasıdır ve insan vicdanını kenar mahalleye atsa bile vicdanı onu hep beklemektedir. İnsan kendinden kaçamaz. K mahkemeye son gelişinde kapıda fenalaşır. Çünkü vicdanından, kendiyle yüzleşmekten çok korkmaktadır. Bu korkusu yüzünden davadan sıyrılmak için avukat tutar. Dikkat ederseniz avukat kirli bir yer de yaşamaktadır romanda. Fakat işe yaramaz çünkü insan vicdanına karşı asla kendini savunamaz. Avukat mahkemeden kaçamayacağını, itiraf etmesini ve davadan ancak öyle kurtulabileceğini söyler. Bu şunu ifade eder; İnsan artık bu adaletsizlik de kendi payının da olduğunu kabul etmeli ve mücadeleye girişmelidir. İnsanın başka şansı yoktur. K.'nın rahiple bir konuşması vardır. Rahip ona bir adamın hikayesini anlatır. Bu adam kapıdan içeri girmek için kapıcıya sorular sorar sürekli ama bir türlü içeri girmez. Sadece soru sorar ve bekler. Aradan yıllar geçer. Adam yaşlanır. Rahibe ''neden bu kapıdan kimse girmedi bunca sene ''diye sorar. Rahip ''çünkü bu kapıdan senden başka kimse giremezdi'' diye cevap verir ve kapıyı kapatmaya gider.
O adam K'yı temsil etmektedir. K.'ya yapılan son uyarıdır bu. Vicdanına karşı hesap vermelidir yoksa sonunda adalet ölecektir. K. mesajı anlayamaz. Geriye yaşlı adamın başına gelen şeyin K'nın başına gelmesi kalır. K. kitabın sonunda ölür. K'nın ölmesi vicdanına hesap vermeyen insanlığın sonunun gelmesidir aslında.

Şebnem ilarslan, Dönüşüm'ü inceledi.
 27 Şub 02:27 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Öncelikle kitabı okumadan önce hakkında bilgi edinmelisiniz, yoksa anlamsız bulabilirsiniz. İnsanın itilip ,hor görüldüğü bir dünyayı anlatmaya çalısırken mecazi bir anlatımda bulunulmuş. Sürükleyici bir kitap. Kitap sonunda aklıma gelen ilk şeyin ,tekrar insana dönüşümün yaşanmasını beklemek olduğuydu. Mutlu sonlara ne kadar alıştığımızı ,kötü sonların ne kadar rahatsız edici olduğunu , farklılıkların kabul edilemez olduğunu okumak da yaşamak kadar üzücüydü.
Dava' yı da okumuştum , ancak bir Dönüşüm etkisi yaratmamıstı ben de...
Yine de Kafka yazarlığı ve kitapları araştırılarak okunmalı.

Yusuf Çorakcı, Dava'yı inceledi.
26 Şub 22:02 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Franz Kafka dendiğinde akla gelen en önemli eserlerinden biri olan Dava, sıradan olarak düşünülen konusunun aksine oldukça bilinmeyenlerle ve karmaşalarla dolu bir kitap. Her ne kadar etkinlik için okumuş olsam da Kafka'yı beğenen biri olarak merak ettiğim bir kitaptı. Okuduktan sonra gördüğüm kadarıyla biraz birikim sahibi olmak gerekebilir okumak için çünkü ağır bir dile sahip olan kitap bazı okurları sıkma potansiyeline sahip. Cümleleri bazen iki kere okumak lazım olabiliyor ve hikaye hızlı değil durağan bir şekilde ilerliyor. Ara ara sıkıldığım yerler olmadı değil fakat yazarın öyle bir yazım tarzı var ki, size eziyet çektirdiği halde bırakmak kitabı gelmiyor içinizden. Böyle yeşil erik yemek gibi, ekşi olduğunu bile bile ağzınız ve dişleriniz kamaşır ama yemeden duramazsınız. Franz Kafka okumak bunun gibi sanki. Davayı okudukça yazarın gerçekten ilginç bir kafa yapısı olduğunu kendiniz görüyorsunuz. Hikaye sebepsiz bir hengameyle başlıyor ne olduğunu anlamıyorsunuz. Josef K. adında bir banka memuru bir sabah iki görevli tarafından alıkonur ve dava gereği tutuklandığı söylenir. Ancak davanın ne sebeple açıldığı hiçbir şekilde bilinmiyor, kısaca K. olarak adlandırılan baş karakterin neyle suçlandığı belirsiz. Böyle bilinmeyenler içine başka bilinmeyen ve sebepsiz hadiseler katılınca hikaye tam bir cadı kazanı oluyor. Oldukça ilginç karakterlerin yer aldığı kitapta nedense kadınlar bayağı yollu olarak betimlenmiş, yazar neden böyle bir yol izlemiş bilemiyorum. Bölümlere ayrılan kitapta sürekli değişik kişiler ve olaylara karşılaşıyoruz. Çok hareketli ve bol aksiyon yok ancak merak uyandıran bir yapısı var eserin. Kafka bir avukat olduğu için kitapta hukukçuluğunu konuşturuyor ve o dönemin adalet yapısıyla ilgili pek çok bilgi veriyor. Bir mahkeme var ki kitapta mahkeme demeye bin şahit ister, iguana besleyenler ve sevenler derneği gibi kimsenin birbirinden haberi yok herkes kendi dalgasında. Hukuk okuyanların dahi anlamayıp küfrettiği bir kitap olan Dava benim beğenimi kazandı açıkçası. Kafka'nın kesinlikle sembol eserlerinden birisi, ancak okumak için acele etmemekte yarar var bence.

Eseflal, Dönüşüm'ü inceledi.
13 Şub 20:50 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Başka kitabını okur muyum? Bilmiyorum. Ama etkileyici olduğu kesin. Bir böcek olarak uyanmak, o acziyet ve uzun bir süredir sorumluluklarını üstüne aldığın insanların o andan itibaren meydana gelen değişimleri... Aslında dönüşüm geçiren Gregor değil de ailesi gibi! Ve sonu... Okumak gerek...

* Anladığım kadarıyla Kafka, kitabın kapak tasarımında böcek kullanılmamasını istemiş. Keşke Kafka'yı dinleselermiş.

Ceyhun Ozan, Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
04 Şub 22:11 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Kafka'yı yakından tanımak adına biçilmiş kaftan. Milena'nın mektupları bulunamadığı için kitapta yer almıyor. Keşke olsaymış diyor insan. Pek çok alıntı yapılabilecek cümle var. Ancak genel anlamda sıkıcı geldi bana. En nihayetinde mektup tabi. Kafkanın romanlarını okuduktan sonra okumak daha mantıklı olabilir...

Behican Tekin, Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
 04 Şub 00:28 · Kitabı okudu · 7 günde · 6/10 puan

Kitap, Kafka'nın Milena'ya yazdığı mektuplardan oluşuyor. Tek taraflı mektuplardan oluşması ve cevaplarının bilinmemesi odaklanmayı zorlaştırsa da Kafka'nın kendini belli eden üslubu ve karamsarlığı her sayfada kendini hissettiriyor.

Kafka'yı kişisel özellikleri bakımından tanımak için ideal bir kitap. Ancak edebi değeri düşünülürse -bu amaçla yazılmadığı halde- Kafka okumak isteyenler için birinci kitap değil bence.