• Bir şehir sanki karşında
    Hatıraların arkanda
    Kıstırıyorlar seni sokakta
    Öldün her köşe başında
    İsmin her yıkık duvarda
    Ağlatıp kaldırımlarda, kandırıyorlar seni masalla
    Kalbim hep aynı çukurda

    O kalbi gerekirse parçalar elim
    Asla kaçmadan geri, onlar bulmadan beni
    Koş gel bir köşe başında kesilmiş nefesim
    Kısılmış sesim, sanki çok yakınmış deniz
    Gözümde sanrılar, gerçeğin tılsımı yitik
    Mahallem fişlenmiş, basılmış evim
    Sakınmış beni, belki bir ağaç belki bir kedi
    Vefa servetim dedim, sevda ailedir denir
    Cebimde çakım var, kalbimde hasretin kiri
    Bilirsin, ansızın kapanan kapılar açılmaz geri
    Bir dünya gözümde, her kıta silik

    Dört yanım ihanet, dört yanım yalan
    Geçmemiş bu kış, gelmemiş bahar
    Şu koca binaları üstüme yıkan
    Gülümser önümde yüzlerce zaaf, umut her şeyden muaf

    Dönmedim geri, çıkmıyor üstümden geçmişin kiri
    Gözüm kör, zihnim hep tetiktedir
    Bugün olmuyor istediklerim
    Yanı başımda hep filizlenir, bu umulmaz kahır
    Biter bir gün tüm çocuklukların, silah belinde kalır!

    Ellerim pas bak, ellerim diken
    Ellerin yas, ellerin göğe
    Açılmış ellerin niye?
    Kaçınılmazı görmeyeyim diye bu hülya gözüme perdeyi çeker
    Ama bilmiyor ödenmiş bedel
    Güneş yarına gebe
    Tercümesi zor birşeye dönüşür yaşam
    Bölünür sofran, içinde endişe dövüşür hırsla
    Bugün üstümde gökyüzü parlar
    Yiter gerçekliğin her gecene şüphe hükmünü sağlar
    Kaybolur yastığın, sökülür yorgan
    Ah! Görmüyor onlar

    Bilmiyorlar çiçek koklamayı
    Bilmiyorlar neden kaçtığımı
    Bilmiyor kavgayı, bilmiyor aşkı
    Her şeye inat bitmiyor şarkım
    Kimse duymuyor alkış