Bozulma düşüncesi, söz konusu olan ister kusursuz bir kökenden, isterse ortalama tipten uzaklaşmak olsun, tür ya da birey olarak insanın düşkünlük tehlikesi altında kavranışına bağlıdır. Kaldı ki, düşkünleşen kişinin de birtakım sorumlulukları vardır: Hastalık yüzünden düşkünleştiyse, kendini tedavi etmesi ve tedavi edilmesi gerekir; bir kusur yüzünden düşkünleştiyse (akraba evliliği, alkolizm vb) ona yardım edilmeli ya da cezalandırılmalıdır; insan evriminin sabit bir aşamasını temsil ediyorsa ("zenciler") insanlığın daha üstün katmanına ("beyazlar") boyun eğmelidir. Bozulma kavramının içinde işlediğini gördüğümüz, her türlü kusura ya da sapkınlığa karşı savunma amacıyla kullanılan, toplumdaki iyi öğelerle kötülerin ayrımına yeni bir biçim veren ve etnosantrizmini evrensel düzeye taşıyan bu antropoloji başka bir akımın da habercisi olur: Sosyal Darwincilik.
Düzeltilen, Çalıştırılan, Yetkinleştirilen Beden/Beden ve Bozulma