Ömer

Puan vermedi·92 syf.··
2020 2. kitabı
'Efendi' olarak anılan, bir ihvan topluluğunun başını çeken şeyhin öncelikle kendi dramını anlatarak başlıyor kitap. Daha sonra bu efendiyle olan irtibatları üzerinden birtakım insanların hayatlarından kesitlere değiniyor. Bu insanlar herhangi kimliğe sahip değil. Çeşitli zümrelerin ve hayat tarzlarının temsilcisi.(Eski siyasetçi, iş adamı, efendiye bağlı topluluğun bir müridi, ilim adamı, siyasete atılmak için zemin koklayan yurtdışı tahsilli genç vs..) Kitabın ana fikri bu temsili hayatların üzerinden veriliyor. Yazarın hitap ettiği kesim belli. Dünya hayatının desise, tuzak, kötülük ve zevklerine kendini kaptırmış, bir zamanlar inandıkları değerlere sıkıca bağlı yaşarken bu değerleri kaybetmiş, samimiyetlerini yitirmiş ve önceliklerini değiştirmiş 'ihvan' topluluğu. Yani batıl düzene ayak uyduran müslüman cemiyeti. Hikayelerdeki öznelerin karşılığı zaten bu cemiyetteki insanlar. Yazar sadece bu öznelerin içinde bulundukları durumları tasvir ediyor. Bu durumlar için yorum yapmıyor, sitemde bulunmuyor. Bu haliyle kesinlikle daha sarsıcı bir etkisi var hikayelerin. Kitaptaki bir hikayenin, yazarın diğer kitaplarından birindeki hikayeyle bağlantısı var. Yanlış hatırlamıyorsam 'ya tahammül ya sefer' idi. Farklı ve hoş geliyor insana bu bağlantı. Velhasıl dediğimiz gibi herkese hitap edecek bir kitap değil. Belli bir düzeyde cemiyet bilincine sahip, uğruna mücadele edilecek değerlerden haberi olan ve "bu gidişimiz nereye" kaygısını az olsa içinde taşıyan 'ihvan'ın anlayabileceği türden durumların hikayesi. Diğer insanlar yabancı kalabilir bu hikayelere.
SırMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 202110,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2018 2. kitabı
·
380 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2018 15:00
Adana otogarında, otobüsümün kalkma saatini beklerken büfenin birisinde gözem takıldı bu kitaba. Her şeyden önce ismi dikkatimi çekmişti kitabın. Aldım biraz karıştırdım ve öznesi bu memleketin insanları olan kısa kısa öykülerden oluştuğunu anladım. Arkasına yapıştırdıkları etikette kelepir kitap yazıyordu. Kim bilir nerelerde kimlerinden elinden gecmiştir diye düşünerek satın aldım. Anlatımda gayet sade ve akıcı bir dil kullanılmış. Hikayeler insan yaşamından çok doğal kesitler halinde yazılmış. Öyle ki geçmişte böyle şeyler de yaşanmış diyerek hikayelerin kurgu olabileceğini düşünmüyorsunuz. Çoğu bir olaya dayanmakla birlikte sadece durumun anlatıldığı hikayeler de var. Yaşadığımız toprakların gelenek ve kültürlerine dair öğelere de değinildiği için samimi bulacağınız bir kitap olacaktır.
Ömrün Issız GünleriHüseyin Yurttaş · Tekin Yayıncılık · 201410 okunma