• 216 syf.
    ·10/10 puan
    Antrenmanlarla matematik kitabını hatırlıyor musunuz? Hani bir çoğumuzun çözdüğü kitap. Tee matematiğin en başından başlatıyor. Sayfalarca toplama çıkarma bile çözdürüyor. Ne kadar dalga geçilse de bu kitap temeli olmayanlar için çok güzel kitaptı. İşte Mahfi Eğilmez hoca “Örneklerle Kolay Ekonomi” kitabını da bu mantıkla hiç ekonomi bilgisi olmayanlar için yazmış. Hemen size bunu kitaptan bir örnekle göstereyim:

    “Elmalarla armutları miktar olarak toplayamayacağımız doğrudur ama acaba değer olarak toplayamaz mıyız? Yani örneğin 1 elma 10 kuruş, 1 armut da 15 kuruş ise 10+15=25 kuruş diyemez miyiz? Bal gibi deriz. İşte elmayla armudu toplamanın yolu budur.”

    Bu örnekte de gördüğünüz gibi Mahfi hoca hiçbir şekilde teknik bir terim kullanmayıp çok sade bir dil kullanmıştır. Bu sadelik de hiç ekonomi bilgisi olmayanların en azından belli başlı bazı terimleri bilmesini sağlayacak. Bu sayede televizyonda ekonomi haberlerini geçmek yerine bunlar ne diyormuş diye de bakmak bile isteyeceksiniz.

    Ben bu kitabı İşletme birinci sınıf veya ikinci sınıfta almıştım. O sıra özellikle dersimize giren Ozan Başkol hocanın sayesinde iktisada olan ilgim artmıştı. O sebeple iktisattaki temel bilgileri pekiştirmek maksadıyla aldım ve okudum. Tabi daha sonra birine vermişim. Türkiye’de de birine kitap verince gelmediği için elimden gitmiş oldu. Geçen ayda Mahfi Eğilmez’in İnferis adlı romanına yaptığım incelemeden sonra Mahfi hocanın başka kitaplarını da okumaya karar verdim. BKM’nin sitesine girince de içinde Örneklerle kolay ekonominin de bulunduğu 3 tane Mahfi Eğilmez kitabının set halinde satıldığını gördüm. Zaten Dünya ekonomisi kitabını da alacaktım. O sebeple hemen aldım.

    Bu kitap sayesinde şu terimlere daha bir hakim olacaksınız:

    Ekonomi nedir, ne işe yarar?
    Tüketim, üreti, tasarruf, yatırım
    Gelir ve GSYH
    Ekonomi nasıl büyür?
    İşsizlik
    Kamu kesimi maliyesi
    Para ve faiz
    Enflasyon
    Dış denge
    Döviz ve döviz kuru
    Yönetim
    Küresel sistem
    Herkesin rahatlıkla anlaması için başladığım Sıfırdanİktisada Giriş serim için de bu kitap çok güzel kaynak olacaktır benim için. Zaman zaman o yazılarımda da bu kitaptan alıntılar paylaşabilirim. Şimdi de “Tarihsel süreç içinde Dünya Ekonomisi” kitabına başlayacağım. Te tarih öncesi çağlardan başlayıp günümüze kadarki ekonomik süreçler anlatılıyor bu kitapta. Neyse okumadan da fazla bir şey demeyeyim. Okuduktan sonra sizlere de yorumumu yaparım. Diğer yazımda görüşmek üzere hepinize bol okumalı günler dilerim.

    https://www.ahmedyasirorman.com/...atematik-kitabn.html
  • “Depresyon halinde uygulanacak politika tümüyle genişleyici maliye ve para politikası bileşimi olmak durumundadır.Bir yandan kamu giderleri arttırılır ve özel kesimin ve hane halklarının eline daha çok gelir geçmesi sağlanırken bir yandan da para arzı arttırılıp,faizler düşürülerek yatırımların canlandırılmasına çalışılır.”
  • Bırakın yapsın - bırakın geçsin, dünya kendi kendine yürür.
  • 154 syf.
    ·7 günde
    İktisadî Bir Çerçevede Birey ve Topluma Bakış

    𑁍︎ 𑁍︎ 𑁍︎

    İnsanın yeryüzünde ki her hareketi, doğası nispeten bir etki yapmaktadır. Bu etkiler bir zincirin halkası gibi tepkiler ile bütünleşir ve netice itibariyle bir birikim oluşturur. İslâm Üniversitesi'nde (İslamabad) Uluslararası İslâm Ekonomisi Enstitüsünün başkanı olan Asad Zaman, “İslâm İktisadının Güncel Durumu” kitabında insanlığın gelecekte ki nesillere bıraktığı bilgi birikimi, konusuyla kitabına giriş yapar. İnsanoğlunun ortak mirası bilgi hazinesi, nesillerin asırlar boyunca birikmiş gayretini temsil ettiğini vurgular. Bilginin hususi bir yönü de şudur: Bilgiye sahip olmayan kişi neye sahip olmadığını bilmez. Zaman, bu konuyla ilgili şöyle bir örnek verir: Matematikçi olmayan birisi “Tekrarlı Logaritma Kanununun” zarafeti sebebiyle heyecanlanmaz, önemsiz ve derin sonuçların arasını ayırt edemez, incelikleri kavrayamaz veyahut uzmanların göreceli hünerlerini takdir edemez. Burada bilginin insan kavrayışlarını nasıl etkilediğini görmek mümkündür.

    Zaman, Giriş başlığında bilgi konusunun bazı çerçevelerinden kısaca bahsederek, okuyucunun İslâm İktisat Düşünce alanını hızlı kavramasını sağlamaya çalışmaktadır. Bunun için İslâm Toplumunun bir rakibi olan Avrupa’nın seküler düşünce sürecini, bilimi tanrılaştırmaları, iktisadın ahlaken bozulması ve bilgi ile disiplin sınırlarının parçalanması başlık ve konularını anlatır.

    Kitabın temel konusu: İslâm İktisat konusunun kökeni, esasları, çerçevesi, kurum ve birey rolü alt başlıklar ile tamamlanır.

    Zaman, İslâm İktisadının köklerini kalıcı ve sürekli olan değer bilgisidir. Bu ise Kur’an ayetleri ve Peygamber Efendimiz(sav)’in hadisleridir. Bunun dışında diğer bilgiler, belirli tarihî koşullarda oluşan durumlardır.

    Batılı kimliğin iktisadi sisteminin (kapitalizm, komünizm ve sosyalizm) temel bir karakteri olması sebebiyle bunlarla muhatap olmak Müslümanca bir cevap vermeyi zorunlu kılmaktadır.

    Zaman, bir birey (ve bir toplum) fazla servet ile ne yapmalıdır? Sorusunun İslâmî öğretiler ve diğer inanç gelenekleri ile ortak olarak başkalarına infak ederek cenneti güvenceye almamızı istemektedir. Burada inanç esası ile iktisadın birbiriyle olan bir ilişkisini görmekteyiz. “Malını nasıl kazandın ve onu nerede harcadın?” sorusu müslüman bireyin iktisattaki görev ve pozisyonunu diri tutma mesuliyetidir.

    Sadık, Gazâlî ve Islahi tarafından erken dönem Müslümanların iktisada dair görüşlerinin tetkiki ve özeti, genel olarak Müslüman iktisat düşüncenin mükemmel bir literatür taraması sunmaktadır. Bu literatür çerçevesinde iktisadı, amaca ulaştıran bir araç olduğunu ve asla amaç olmadığını öğrenmekteyiz. İslâm sistemi, geniş genel bir ilke olarak tüm alanlarda toplumun tüm üyeleri arasında topluluk duygusu ve iş birliğini teşvik etmek amacı ile inşa edilmiştir. Zaman, bu noktada modern iktisat teorisinin rekabetçi kişisel çıkar temelli bireysel sistemlerden ayırt eder.

    Asad Zaman, “İslâm İktisadının Güncel Durumu” kitabında güçlü argümanlar ile ele aldığı konuları sunmada ki ustalığı ve kitaptaki her bölümü ana akım iktisat ile mukayeseli bir şekilde incelemesi, bu çalışmayı ayrıcalıklı kılmaktadır. Zaman, insanın yeryüzündeki varoluşunun kulluk olduğu fikri, bu çalışmasında ciddi bir şekilde vurgular. Maddi servetin insanın manevi amaçlarını karşılamak için var olduğunu, değer ve faydasının da bununla sınırlı olması gerektiği üzerinde durmaktadır. Son olarak sosyal adalet, kamu maliyesi, sigorta, vakıf, finansal kurumlar gibi meselelere değinilerek, İslâm’ın bir din olarak çevreyi koruma ve doğal kaynakları kullanma hususunda insanlığa yol gösterici olduğu üzerinde durmaktadır.


    Kitabın Künyesi: Asad Zaman, İslâm İktisadının Güncel Durumu, çev. Şaban Kütük, İktisat Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, 2019.


    Yunus Özdemir
  • Özellikle kamu temsilcilerinin adaletsiz davranışlarına mani olmak için onların hareketlerini takip eden teferruatlı bir istihbarat ve casusluk teşkilatının tesis edildiğine inanılmıştır. Ayrıca, Osmanlı padişahlarının tebdil-i kıyafet çıktıkları gizli dolaşmaları da suistimalleri keşfetmek ve adaletsizlikleri telafi etmek gayesiyle tasarlanmıştır. Bütün bu Osmanlı adetleri Nizamu'l-mülk'ün Siyasetnamesini okuyanlara çok tanıdık gelecektir. Aslında gelenek kuttab yani bürokratlar tarafından kuttab için hazırlanmış nasihatnameler, devlet maliyesi ve muhasebeye dair rehberler yahut inşa' ve tarih kitapları gibi geniş bir literatür vasıtasıyla nakledilmiştir. Osmanlı edebiyatındaki ilk tercümelerin bu alanlardaki ki kitaplardan oluşması tesadüf değildir.
  • 320 syf.
    ·9/10 puan
    Akademik kitaplar iki ayrılır bana göre:

    1-) Yetkinlik: Bu tarzda yazılanlar genelde teorisi ve kavram bilgisiyle çok zengin bir literatüre sahiptir. Masada yarı yolda koymaz, ama sahada koyabilir. Bu kitapların eksi yönü: mevzuat bilgilerine hakim değildirler.

    2-)Yeterlilik: Bu tarzda yazılanlarsa, genelde sıfırdan öğrenenler için yazılmıştır. Pratik tarafı çok güçlüdür. Kavram bilgisi yönünden yetkin olanlardan geniş bir dağarcığa sahip değildir. Sahada yarı yolda koymaz, lakin masada yarı yolda bırakır. İş görür, lakin örselenmeye gelmeyen kitaplardır. Mevzuat bilgisine hakimdirler. Bu kitapların eksi yönü: teorik tarafı zayıftırlar. Genelde pragmatik amaç güderler. Maksat, öğretmektir yani.

    İşte tasnifime göre, bu kitap, ikinci kategoriye giriyor. Sevdim bu kitabı, çok şey öğrendim. Bu kitabı okuyanlara diyeceğim şey şu, tekrar yapmazsanız unutursunuz bu bilgileri. Ayrıca, en az temel düzeyde kamu hukuku ve iktisad bilmeniz lazım. Yoksa, okuduğunuzdan bir şey anlamazsınız. İlgisi olanın okumasını tavsiye ederim. 9/10 veriyorum.
  • 927 syf.
    ·108 günde·6/10 puan
    Osmanlı mali tarihi kitabı Prof. Ahmet Tabakoğlu tarafından Osmanlı iktisadının köklerini belirlemek ve bu alanda ilgisi olanları aydınlatmak amacıyla yazılmıştır ve oldukça geniş kapsamlıdır. Yazar, kitabında kökleri ile birlikte Osmanlı Mali Tarihini temel kavramları, uygulamaları ve işleyişi ile birlikte toplu bir biçimde ortaya koymayı amaçlamıştır. Osmanlının tüm dönemlerini ele almış ve İslam ekonomisi kural ve kurumları ile birlikte incelemiş olduğu için bu alanda araştırma yapmak isteyen ve bilgi sahibi olmak isteyenler için aydınlatıcı bir çalışma hazırlamış ve amacına ulaşmıştır.
    Kitap, Kökler ve Kaynaklar, Klasik Dönem Osmanlı Kamu Maliyesinin Esasları ve Yenileşme Dönemi Osmanlı Kamu Maliyesi olmak üzere üç kitaptan oluşmaktadır. Yazar, Türklerin ve Osmanlı kamu maliyesi yapısında etkili olan İslam ekonomisi ve kamu maliyesini temel esasları ve uygulamaları ile Osmanlı dönemi öncesi Selçuklu devrini, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devleti mali yapıları şeklinde iki kısımda ele almaktadır. Klasik dönem Osmanlı Maliyesinin nasıl olduğunu anlatmadan önce Osmanlı mali tarihinin temel kaynaklarının neler olduğunu yazmaktadır. İslamiyet ve Selçuklular üzerinden başlamış ve toprak paylaşımını, gelir-gider idaresini ve düzenlemelerini anlatarak devam etmiştir. İkinci kitap olarak geçen bölüm de ise Osmanlı kamu maliyesinin esasları ve Osmanlı kamu maliyesinin yönetimi ortaya koyulmaktadır. Sonra Osmanlı Devleti’nin temel gelir kaynakları ve gider kalemleri gibi ekonomisinde yer alan tımar ve vakıf kurumlarını anlatıp tüm sistemi açığa kavuşturduktan sonra da ekonomide meydana gelen yapısal değişiklikler ve ekonomik alanda meydana gelen değişimler ile bağdaştırarak Osmanlı’da mali buhranların nedenleri ve doğurduğu sorunlar ortaya koymaktadır. Mali Buhranlar karşısında alınan tedbirler ve ıslahat uygulamaları ile yeni vergiler koyma, harcama kısıcı tedbirler ve vergi dışında iç borçlanma yöntemleri ile mali finansman yöntemleri de eklemektedir. Üçüncü kitapta ise mali gelişmeleri, yapılan ıslahatları ve yenileşme dönemini anlatarak kitabı sonlandırmıştır.
    Kitabın dili formal formatta olmasına rağmen sadece ders kitabı değil daha geniş kapsamlı anlatımıyla dilin etkili kullanıldığı bir hitap biçimine sahiptir. Kitaptaki kelimelerin çoğu Osmanlıca olmakla birlikte bu kelimelerin bir kısmı metin içerisinde tanım şeklinde verilmiş fakat birçoğu açıklanmamıştır. Yazar kitabın son sayfalarında belge örneklerine de yer vermiştir.
    Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu bu kitabında, kendi kitaplarından alıntılar yaparak daha önceki araştırmalarını da eklemiş ve geniş kapsama ulaştırmıştır. Önceki kitaplarındaki araştırmalarına ek olarak yapılmış, kapsamı genişletilmiş bir eser diyebiliriz. Osmanlı ekonomisinin mali bütçesini zorlayan gelişmelerin savaşlar ve askeri harcamaların açık yaratan etkisine yönelik bütçe açığını kapatmak için alınan önlem ve politik değişiklikleri ele alarak Osmanlı ekonomisinin kendini yenileyememesinin temellerini anlatmaktadır. Yazara göre, tağşiş, cizye reformu, avarız vergilerinin normalleşip büyük bir kısmının nakdileşmesi, tımarların mukataalara dönüşüp iltizam ve malikâne yöntemi ile vergi artışı sağlama, esham, mali merkezîleşme reformları daha sonra da dış borçlanma gibi bütçe açığı sorununu çözmekte yetersiz kalan ve hatta ekonominin alanlarını sıkıntıya sokan yöntemler ile ekonominin kendini yenilemesi mümkün olamamıştır. Yazar bunun sebebinin, Batı ekonomilerinin üretkenliğinin gerisinde kalan Osmanlı ekonomisinin temel yapısı etkilenmiş ve zihin yapısının Batı’dan farklılığı anlaşılamamış olduğunu savunuyor. Osmanlı kapitalist sisteme ayak uyduramamış, adalet ve ihtiyaç karşılamak çabasında olmuş fakat bunun sonucunda batının gerisinde kalmanın bedelini tarihe karışan bir yapı olarak ödemiştir.
    Yazar, Araştırmalarını teorik bir çerçeve de yaparak karışık görünen Osmanlı maliyesini neden ve sonuç olarak birbirine bağlamış, birincil kaynakların kullanımıyla aydınlatmış ve daha anlaşılır, açık bir hale getirmiştir. Arşiv kaynaklarına dayandırdığı kısımlarından elde edilen veri ve grafikler ile Osmanlı ekonomisinin uzun dönemli mali yöntemlerini ortaya koymuştur.