Kaçıncı sonbahar, kaçıncı hüsran?
Kaçıncı yıkılışın aynı duvara?
Her gidenin ardından hep aynı figan,
Dokunma artık şu kanayan yara.
Uslan artık deli gönlüm, uslan...
Çocuk değilsin ki kanasın her söze,
Her gülen çehreyi derman sanırsın.
Ateş düştüğü yeri yakar derler de,
Sen gider, kor kor yanan nâra koşarsın.
Bak, aynalar bile yorgun bakıyor,
Zaman akıp gitti, saçlarda aklar.
Sen hâlâ o eski yangın yerinde,
Bekliyorsun gelmeyecek o ilkbaharı.
Yorulmadın mı fırtınayla yarışmaktan?
Kırık kanatlarınla göğe uçmaktan?
Her veda vaktinde gizli gizli ağlayıp,
Sonra yine gidip aşka çatmaktan?
Uslan artık deli gönlüm, uslan...
Sükûtu giyin üstüne, bırak bu feryadı.
Sana bu dünyada acıdan başka,
İnan ki hiçbir vefalı el kalmadı.