• Unutmayalım; "Osmanlı İmparatorluğunun ilk kapitülasyonları Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Fransızlara bahşettiği" ifadesi okul kitabı yanlışıdır. 1517'de Yavuz Sultan Selim Han Kahire'ye girdiğinde kendisini karşılayan Akdenizli tüccar koloninin seçilmiş konsolosu olan Katalan temsilcinin elindeki Memluklardan kalma kapitülasyon beratlarını tasdik etmiştir.
  • 16. Yüzyıl Osmanlı döneminde Kanunî Sultan Süleyman Han'a ithafen yazılmış klasik dönem siyasetname türüdür. Yazar Sultan Süleyman'a devleti nasıl yönetmesi gerektiğini, vezirinden ordusuna, düşmanından tebasına kadar türlü sınıflara nasıl muamele etmesi gerektiğini şiirsel bir üslupla anlatmıştır. Üstelik ifadelerini ayet, hadis ve çeşitli dönem hükümdarların kıssalarıyla zenginleştirmiş, edebiyatını da yapmaktan geri kalmamış. Beyitlerle beraber ilgilisi için orijinal anlatımı ve Topkapı müzesinden alınan asıl baskı ekiyle de Osmanlıca ile ilgilenen kesime de ifade ediyor. Beyitlerle beraber yazarın o dönemki Osmanlıca ifadeleri günümüz Türkçesine başarılı şekilde aktarılmış, okuyucuyu kesinlikle boğmamaktadır. Eğer yönetim ve siyaset üzerine yazı okumak isterseniz Gülşen-i Müluk tam da size ithaf eden bir eser. Verilen nasihatlar hâlâ geçerliliğini korumuş, bizlere yönetim ve ahlâk sahasında dersler vermektedir. İyi okumalar.
  • Eğer bir devletin ordusunda Türkçe konuşuluyorsa ve dini ne olursa olsun kanunlarında Türk ananesi yaşatılıyorsa, o devlet bir Türk devletidir. Moğol-Türk ögelerin harmanında hayat bulan devletlerin türklüğü tartışmaya çok da açık değildir. Ordunun ezici çoğunluğu türk olup, görev komuta zincirinde Türkçe kullanılmıştır. Hint-Avrupa dünyasının efendileri olan Türkler, bu erklerini hangi yollarla, neleri ellerinde tutarak kazandılar?
    Çok tartışmalı olan bir konu dizesi söz konusu: Osmanlı? Osmanlı farklı dinlerden etniklere saygı gösterdi(mi?) Laik sayılır mı? Devletin dini İslamdı ve reasını etnik gruplarına göre ayırıp dinlerinde serbest bırakmıştır. İslamda ise farklı düşüncelerin yaşamasına çok da müsaade etmemiştir. Dinde bir ölçüde serbest bırakıp da kontrol altında tutan bir devlet laik olabilir mi?
    Osmanlı, Roma imparatorluğunun devamı mıdır? Kozmopolit bir devlettir ve Roma'nın hakim olduğu değerli ve eski topraklara hakim olmuştur. Hanedan farklılığı söz konusu olmasına rağmen 3. Roma İmparatorluğu hakkını kan ve bilek hakkı ile kazanmıştır. I.Murat Doğu Roma soyundan gelen bir prensesten doğar ve Osmanlı soyu ile Doğu Roma soyu birleşir. Tıpkı Cengiz ve Oğuz Kağan'ın soyunun karışması ve hanedanın devlet üzerindeki hakkının meşruiyet kazanması meselesi gibi. Kendilerine Kayzer-i Rum diyen, Helenizmi çok iyi tahsil eden , entelektüel, ateşli silahlar ordusunun mareşali Fatih Sultan Mehmet Han.
    Osmanlı'nın hilafeti üzerine alması en çok tartışılan meselelerdendir. İlk dört İslam halifesinin ardından halifeler seçimle değil zorbalıkla ve/veya veraset ile aktarılmıştır. Osmanlı Türk-Arap unsurlarının harman olduğu Memlük hanedanını tarihe karıştırmış ve Hilafette bir rakibi kalmamıştır. Fakat bundan yıllar yıllar önce Fatih Han da halife lakabını kendisine uygun görüp kullanmıştır, oğlu II.Bayezid Han da kullanmıştır. Yavuz Sultan Selim Han hilafeti Osmanlı üzerine alması meselesi padişahın dini bir kutsiyeti, ruhani bir lider olma gereğini kazandırmamıştır. Nitekim I.Selim kendisine Haremeyn'in Hizmetkarı olarak isimlendirmiş ve kendisine halife dememiştir. Hilafetin siyasi bir güç olarak kullanılması, milliyetlerin din üzerinden hunharca örgütlenmesinin moda olduğu 18.yy'ın sonlarında başlamış ve sürmüştür. Osmanlı hilafeti üstlendiği vakitlerde bile Osmanlı topraklarında birden çok toplulukta halifeler bulunur. İstanbul kadısının Şeyh-ül İslam sayılması gibi bir durum. Kaldı ki Şeyh-ül İslam'lar siyasi arenada çok faal olmayıp, hukuki durumlarda söz hakkına sahiptir ve zaten pek çok seferde de onların onayını alıp manipülasyonlar meşruu kılınmıştır.
    8 yıllık iktidarında doğunun zenginliğiyle hazinesini doldurup taşıran ve doğu sınırlarını yy'larca stabil kalmasını sağlayan Yavuz'un Şii'ler ile olan mücadelesi günümüz Türkiye'sindeki alevi halkın Osmanlı'ya olan yargılarını ne derecede etkilemektedir? Avrupa'nın Muhteşem, bizimse Kanuni sıfatını uygun gördüğümüz Avrupa Fatihi I.Süleyman ve onun otoriter politikaları çokça tartışmalara yol açıyor, açmakta. Fatih'in İslami kimliği, onun batı medeniyetine dönük entelektüel kimliği Türk halkı tarafından nasıl yarıştırılıyor? Şehzade Cem'in 3 yaşındaki Şehzade Oğuz Han'dan , I.Süleyman'ın şehzadesi Şehzade Mustafanın katledilmesine, osmanlı veraset sistemine çokça değinilen bir kaynak.
    Osmanlı öncesi diğer Türk devletlerine kitapta genişçe yer ayırılmıştı. Bu çok önemli, çünkü günümüz toplumu İslam öncesi ve Osmanlı öncesi Türk medeniyetini görmezden geliyor.
    Batı ile Türklerin tarihi ve kültürel ortaklığını nasıl değerlendirmeliyiz? Medeniyetlerini devraldığımız ve ortak kullandığımız batı toplumlarıyla tarihimizi nasıl paylaşmaktayız. Onların gözündeki Türk kimlği ne durumda? Bunun için ne yapmalıyız?
    26 Mart 2017, 15. Bursa Kitap Fuarı'nda İlber Ortaylı Hocam ile tanışma imkanına eriştim. Türk halkına olan katkılarından dolayı çok teşekkür ederim. İmzalı bu kitabını biraz geç okumakla tezatlık oluştursam da, doğru bir zamanda okuduğumadan da çok memnun kalmış bulunmaktayım.
    Mutlaka okunması gereken geniş perspektivte, öz ve akıcı bir kitap. İncelememe vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
    Oğuz Beyiniz.
  • Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi
    Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
    ***** Muhibbî *****
  • "1- Osman Gazi (I. Osman): Bursa'da Tophane semtinde kendi adını taşıyan türbesinde yatıyor.
    2- Orhan Gazi: Aynı yerde, babasının yanıbaşında kendine ait türbesinde ebediyete uyuyor.
    3- Sultan I. Murad (Hüdavendigar): Bursa, Çekirge'de kendine ait üstü açık türbesinde kıyameti bekliyor.
    4- Sultan I. Bayezid (Yıldırım): Bursa'da Bayezit Han Türbesi'nde yatıyor.
    5- Sultan I. Mehmed (Çelebi): Bursa Yeşil Türbe'de yatıyor.
    6- Sultan II. Murad: Bursa, Muradiye semtinde yatıyor.
    7- Sultan II. Mehmed (Fatih): Fatih'te, Fatih Camii bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    8- Sultan II. Bayezid (Veli): Bayezıt'ta Bayezit Camii bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    9- Sultan I. Selim (Yavuz): Yavuz Selim Camii bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    10- Sultan I. Süleyman (Kanuni): Süleymaniye Camii bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    11- II. Selim (Sarı): Ayasofya Camii ön bahçesindeki türbesinde.
    12- Sultan III. Murad: Ayasofya Camii ön bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    13- Sultan III. Mehmed: Ayasofya Camii bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    14- Sultan I. Ahmed: Sultanahmet Camii yanındaki türbesinde yatıyor.
    15- Sultan I. Mustafa: Ayasofya Camii önündeki türbesinde yatıyor.
    16- II. Osman (Genç): Sultanahmet Camii yanındaki türbesinde yatıyor.
    17- Sultan IV. Murad: Sultanahmet Camii yanındaki türbesinde yatıyor.
    18- Sultan İbrâhim: Ayasofya Camii bitişiğindeki türbesinde yatıyor.
    19- Sultan IV. Mehmed (Avcı): Yeni Camii arkasında Turhan Valide Sultân Türbesi'nde yatıyor.
    20- Sultan II. Süleyman: Süleymaniye Camii bahçesindeki Kanunî Türbesi'nde yatıyor.
    21- Sultan II. Ahmed: Süleymaniye Camii bahçesindeki Kanuni Türbesi'nde yatıyor.
    22- Sultan II. Mustafa: Yeni Camii arkasındaki Turhan Valide Sultan Türbesi'nde yatıyor.
    23- Sultan III. Ahmed: Yeni Camii arkasındaki Turhan Valide Sultan Türbesi'nde yatıyor.
    24- Sultan I. Mahmud: Yeni Camii arkasındaki Turhan Valide Sultan Türbesi'nde yatıyor.
    25- Sultan III. Osman: Yeni Camii arkasındaki Turhan Valide Sultan Türbesi'nde yatıyor.
    26- Sultan III. Mustafa: Lâleli Camii önündeki türbesinde yatıyor.
    27- I. Abdülhamid: Bahçekapı'da Hamidiye Türbesi'nde yatıyor.
    28- Sultan III. Selim: Lâleli Camii önündeki türbesinde yatıyor.
    29- Sultan IV. Mustafa: Bahçekapı'da Hamidiye Türbesi'nde yatıyor.
    30- Sultan II. Mahmud: Çemberlitaş'taki kendi türbesinde yatıyor.
    31- Sultan I. Abdülmecid: Yavuz Selim Camii bahçesindeki türbesinde yatıyor.
    32- Sultan I. Abdülaziz: Çemberlitaş'taki Sultan II. Mahmud Türbesi'nde yatıyor.
    33- Sultan V. Murad: Yeni Camii arkasındaki Turhan Valide Sultan Türbesi'nde.
    34- Sultan II. Abdülhamid: Çemberlitaş'ta Sultan II. Mahmud Türbesi'nde yatıyor.
    35- Sultan Mehmed Reşad: Eyüp'te Sultan Reşad Türbesi'nde yatıyor.
    36- Sultan Vahideddin: Şam'da Sultan Selim Camii kabristanında yatıyor.

    Ayrı ayrı hepsine Allah rahmet eylesin."
  • Ey demâdem, mazhar-ı tuğyân u isyânum oğul!
    Takmıyan boynuna hergiz tavk-ı fermânum oğul,
    Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hân'um oğul,
    Bi-gûnâhım dime bâri, tevbe kıl cânum oğul.

    Enbiyâ vû evliyâ ervâh-ı a'zam hakkiyçûn,
    Nûh u İbrâhim ü Mûsâ İbn Meryem hakkiyçûn,
    Hatem-i âsâr-ı nübüvvet Fahr-i 'Âlem hakkiyçûn,
    Bî-gûnâhım dime bâri. tevbe kıl cânum oğul.

    Âdem adın itmiyen Mecnûna sahrâlar durak,
    Kurb-i ta'atden kaçanlar dâimâ düşer ırak,
    Ta'n değildür dir isen "Vâ hasretâ dâdü'l-fırak",
    Bî-gûnâhım dime bâri, tevbe kıl cânum oğul.

    Neş'et-i Hakdur ûbûvvet, râm olan olur kerîm,
    "Lâ-tekul üf" kavlini inkâr iden kaluryetîm,
    Ta'ate isyâna 'alimdir hudavend-i kerîm,
    Bî-gûnâhım dime bâri, tevbe kıl cânum oğul.

    Rahm û şefkat zîb-i imân olduğun bilmez misin?
    Ya, dem-i ma'sûmu dökmekden hazer kılmaz mısın?
    'Abd-i âzâd ile Hak dergâhına varmaz mısın?
    Bî-gûnâhım dime bâri, tevbe kıl cânum oğul.

    Hak, reâyây-i mu'tie râ'î itmişdür beni
    İsterüm mağlûb idem ağnâma zi'eb-i düşmeni,
    Hâşâ'llâh öldürürsem bî-günâh nâgâh seni,
    Bî-günâhım dime bâri, tevbe kıl cânum oğul.

    Tutalum iki elün başdan başa kanda ola.
    Çünki istiğfâr idersün, bizde ’afv itsek n'ola?
    Bâyezidüm, suçunu bağuşlarum gelsen yola,
    Bî-günâhım dime bâri, tevbe kıl cânum oğul.
    "MUHİBBİ"
  • Ey demeden mazhar-ı tuğyan ü isyanım oğul,
    Takmayan boynuna hergiz tavk-ı ferman'ım oğul,
    Ben kıyar mıydım sana ey Bayezıt Han'im oğul,
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    Enbiya vü evliya, ervah-ı âzam hakkıçün,
    Nûh u İbrahim ü Musî İbn-i Meryem hakkıçün,
    Hatm-ı âsâr-ı nübüvvet Fahr-i Âlem hakkıçün,
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    Âdem adın itmeyen Mecnun'a sahralar durak,
    Kurb-i taattan kaçanlar daima düşer ırak,
    Tan değildir der isen "Vâhasretâ, dâd-el-firak"
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    Neşet-i Haktır übüvvet, ram olan olur kerim,
    "Lâ-t'akul üf! " kavlini inkâr eden kalur yetim,
    Taat'a, isyana âlimdir Hudavend-i azîm,
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    Hak reâya-yi muti-e rai etmiştir beni,
    İsterim mağlûb idem ağnâm'a zi'b-i düşmeni,
    Haşelillah öldürürsem bîgüneh nâgeh seni,
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    Rahmü şefkat, ziyb-i iman olduğun bilmez misin,
    Ya dem-i ma'sum'u dökmekten hazer kılmaz mısın,
    Abdi âzâd ile Hak dergahına varmaz mısın,
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    Tutalım iki elin baştan başa kanda ola
    Çünki istiğfar idersen biz de afv-etsek n'ola
    Bayezîd'im suçunu bağışlarım gelsen yola,
    Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

    ,1 Demadem: Zaman zaman. Mazhar-ı tuğyan ü isyan: başkaldırma ve isyan suçlarını işleyen. Hergiz: asla. Tavk-ı ferman: ferman halkası, uyulması gereken padişah buyruğu.

    2 Ervah-ı âzam: Ruh-u Âzamlar, Tanrı Ruhu'nun insanlarda tecellisi. Enbiya: Peygamberler. İbn-i Meryem: Meryem'in oğlu (Hazret-i İsa) . Hatm-i âsar-ı nübüvvet, Fahr-i Alem: gelip geçmiş peygamberlerin sonuncusu, kâinatın övüncesi (Hazret-i Muhammed) .

    3 Kurb-i taattan kaçanlar: ibadete uzak duranlar, ibadetten kaçanlar. Tandeğildir: şaşılacak şey değildir. Vâhasretâ, dâd-el-firak:ayrılık ve özleyiş acısından medet.

    4 Neş'et-iHak:Tann (güneşinin) doğduğu yer. Übüvvet: babalık. Lâ-t'akul üf "Ana babaya 'üf! ' dedirtmemelidir" anlamındaki ayet hatırlanıyor. Taat: itaat. Hudavend-i azim: Ulu Tanrı.

    5 Reâya-yi muti': itaatli sürüler (ulus) . Rai: çoban. ZVb: kurt. Haşelittah: Allah etmesin, tövbe Yarabbi. Bîgüneh: günahsız, Nâgeh: ansızın

    6 Rahm: acıma, mer­hamet. Ziyb-i iman: iman'ın süsü. Dem-i masum: günahsız kişilerin kanı. Hazer: çekinme, korkma. Abd: kul, köle. Çünki: madem ki, ne vakit ki.

    7 İstiğfar: af, bağış dileme.

    Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman)