• 750 syf.
    ·10 günde·8/10
    Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

    Delikanlı kitabını bitirdikten sonra kendi düşüncelerime uygun bir görüş aramak amacıyla internet keşfine çıktım. Edward Hallett Carr'ın Delikanlı kitabı için demiş olduğu:

    "Dostoyevski'nin hiçbir romanında bu kadar kişi yoktur ya da hiçbir romanında, kitap kapatıldıktan sonra okuyucunun aklında kesin bir izlenim bırakan bu denli az kişi yoktur,"
    cümlesine kesinlikle katılıyorum.

    Öncelikle kitaba İletişim Yayınevi'nden sahip olmayanlar için internette zar zor bulduğum, Dostoyevski severlerin kesinlikle okuması gereken çok faydalı bir adet önsöz ve sonsöz bırakıyorum.
    ÖNSÖZ- Delikanlı Üzerine Notlar / Joseph Frank: https://docplayer.biz.tr/...evski-delikanli.html
    SONSÖZ- Psikolog Olarak Dostoyevski / Edward Hallett Carr (s.231'den başlıyor):
    https://issuu.com/...t_carr_-_dostoyevski

    Kitabı bitirdikten sonra 65 sayfa inceleme yazısı okumak istemeyenler için bu 2 değerli yazıdan anladıklarımı size sunmak istiyorum.

    Delikanlı kitabı, toplum mühendisi Dostoyevski için Ecinniler köprüsünü geçtikten sonra Karamazov Kardeşler hedefine varmadan okunması gereken son kitaptır. Kronolojik okumanın elzem olduğu bu dev isimde Öteki kitabındaki alter ego ve çift kişilik göndermelerine, Kumarbaz kitabındaki kumar tutkusuna, Suç ve Ceza'daki derin psikolojik buhranlara, Ecinniler kitabındaki politika, devrim, milliyetçilik ve din konularındaki dönemin siyasi anlayışına tanıklık etmek Delikanlı'nın parçalarını tamamlayabilmek için büyük bir önem taşır. Pek tabii ki Karamazov Kardeşler'in de buna dahil olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

    Gücün kaynağı olarak muazzam bir servet kaynağı ülküsünün Rus kültüründe Rothschild adıyla anılmasının 1850'lerde başladığını düşündüğümüzde, 1875 tarihinde basılmış olan Delikanlı kitabı için II. Aleksandr'ın 1861'de serfliği kaldırıp milyonlarca köylüyü özgürlüğüne kavuşturmasının epey önemli olduğunu söyleyebilirim.
    Hatta Delikanlı'da 408. sayfada geçen:
    "Bir Rus, kendisi için beylik, kökleşmiş yaşantı çemberinden dışarı çıkınca, sudan çıkmış balığa döner, ne yapacağını, ne edeceğini bilemez." cümleleri de toprak köleliği sisteminden çıkmış Rusların içine düştüğü başıboşluğu anlatır. Ayrıca Carr'ın Dostoyevski biyografisinde dediği gibi köylü Ruslar ilk kez bir Dostoyevski romanında bu kadar detaylı bir şekilde anlatılmıştır.

    Puşkin'in Byelkin Öyküleri'nde 1. tekil şahıs anlatıcının kullanılması gibi Delikanlı'daki Dolgorukiy karakteri de Rusların kendi kendilerini yine kendisine anlatması gibi algılanabilir. Hiçbir şeyden haberi olmayan ve bir kolu sosyalizm, diğer kolu da Rothschild serveti ülküsü tarafından çekilen delikanlı karakteri, 19.yüzyılın ikinci yarısında Rus düşünce dünyasında entelijansiya olarak kendini göstermiş kısmı temsil ediyor gibi görünen Versilov, eski kutsal ve Ortodoks Rusya'yı temsil eden Makar ve ailesi, 1870'de tarım merkezli Rus ekonomisinin sanayileşme dalgasıyla değişmeye başlamasını karşılayan Stebelkov karakteri, Lambert karakterinin bedenselliği ve maddeciliği ile bir karakter gökkuşağına dönüşür. Bu yüzdendir ki, Carr'ın dediği kesin bir izlenim bırakmama olayını kitabı bitirdikten sonra net bir şekilde yaşadığımı söyleyebilirim. Çünkü Ecinniler kitabının incelemesinde de bahsettiğim Neçayev devrimciliği fırtınası devamında gelen 1870ler neslinin Neçayevizmi artık ilginç bulmadığını bildiği bir Dostoyevski ile birlikte baba Versilov aracılığıyla aktarılır.

    Peki neden Delikanlı okunmalı?

    İnsancıklar'daki lirik gerçekçiliği görmeden, Öteki'deki ve Suç ve Ceza'daki kişilik bölünmesini, çift kişiliği görmeden, Ev Sahibesi'ndeki Ordınov'un bakışlarıyla karşılaşmadan, Beyaz Geceler'deki şehir tasvirleriyle, Budala'daki Mışkin, Rogojin, Filippovna karakterleriyle, sosyete ve idam mahkumu sahneleriyle tanışmadan, Kumarbaz'daki bir Dostoyevski denklemi olan tutkunun en istisnai duygusu olmasıyla karşılaşmadan, yeraltına inmeden, Ölüler Evinden Anılar'daki kürek mahkumlarının acıklı seslerini duymadan, Stepançikovo Köyü'ndeki kara mizahla ve yine Suç ve Ceza'daki id, ego, süper ego merdiveniyle tanışmadan, Ecinniler'in dev politika köprüsünden geçmeden, köprü geçildiği sırada Delikanlı kitabındaki karakter gökkuşağıyla tanışmadan köprünün karşı tarafında bulunan Karamazov Kardeşler tarafına kanatlanmanın bir anlamı olmayacaktır.

    Üstte linkini verdiğim iki yazıdan anladığım kadarıyla Ivan Karamazov da aynı Versilov karakteri gibi çelişkili sözler sarf eden bir karakterdir. Din ile milliyetçilik sorgulamaları arasında kalan Dostoyevski'yi en iyi anlamlandırabilme kitabı olabilecek Karamazov Kardeşler için yüksek ülkünün istediği ahlaki-ideolojik aydınlanmanın eksik tarafı Delikanlı'da bulunan Makar karakteri, Dostoyevski'nin babasına duyduğu hem gücenme hem de sevme karşıtlıkları Dolgorukiy'in üvey babası Versilov ile arasında yaşadığı aile içi etkileşimler ile birlikte Hegelci tez-antitezin yüksek sentezde buluşması yüksek ve aşağı ögelerin birlikte kullanıldığı Delikanlı kitabında tamamlanır, diyebilirim.

    Bu iki muhteşem yazıyı okuduktan sonra Dostoyevski'nin aklındaki psikolojik gelgitlere Edward Hallett Carr'ın Dostoyevski biyografisinde belirtmiş olduğu:
    "Günah duygusunu bir yana bırakırsanız kurtuluşa ulaşamazsınız." cümlesiyle rahatlıkla ulaşabileceğimizi söylemeliyim. Ne kadar anlamlı ve gizleri açığa çıkaran bir cümledir bu!
  • O kadar kötü bir kitap ki -nadiren kitap için harcadığım paraya üzülen ben- bu kitapta üzüntünün doruğuna çıktım. Sadece zaman kaybı değil aynı zamanda yanlış bilgilerle kurgu hatalarıyla dolu bir kağıt israfı söz konusu.
    Mustafa Hoş gazeteci Zafer'i kendi ile eşleştirmiş muhtemelen bahsettiği kanal da "24".
    Kitabın kapağına logo olarak koyduğu "Handschar division" Boşnak lejyonerlerine ait bir semboldür. Bulgaristandaki bir Türkün o sembolle ne işi olur? Ayrı Bir kitap yazıyorsun bâri bunu doğru araştır da düzgünce kullan.
    Hakiki isimler kullanarak onları Nazilerle bağlantılı geçmişten bugüne uzanan bir mafyatik örgütlerin azaları gibi göstermek ne demek oluyor?
    Verdiği bilgiler de yalan yanlış. Gazeteci Asım Us Nazist olarak yaftalarken acaba Mustafa Kemal Atatürk ün İsmet İnönüyü Hatay konusunda ikaz etmek için onun köşesini kullandığını biliyor muydu?
    Yanlış olarak yazdığı ve içerisinde Nazist propaganda var dediği "Bir bayrak altına" adındaki kitap bir şiir kitabıdır ve yazarı mahlas olarak Atsıza Yoldaş müstearını kullanan Fethi Tevetoğludur. Yazar müstearı bile yanlış yazmış!
    Bunu en son Rıdvan Akar yapmış ve tazminattan kurtulmak için merhum Reha Oğuz Türkkana özür mektubu yollamıştı. Tevetoğlunun ve adı geçen diğer kişilere bu kara propagandayı haber vermek istiyorum. Umarım böylece roman yazıyorum diye 270 sayfa iftira kaleme alanlar kendilerine çekidüzen verir
  • 72 syf.
    ·Puan vermedi
    Hayat devam ettiği ve Rabbim nasip ettiği müddetçe İnsan ve Hayat dergisi okumaya, soluklanmaya, bir nefes huzur almaya devam edeceğim. Bu incelemeyi de dergiyi değerlendiren bir abimizin diliyle yazalım.
    " Değerli İnsan ve Hayat dergisi ekibi, her yeni sayıda birbirinden güzel yeni şeyler öğrendiğimiz için sizlere teşekkür ediyoruz. Evleneli daha birkaç ay oldu ama biz düğün alışverişi listesine o kara kutuyu koymadık. TV'ye harcayacağımız vakti, mümtaz eserler okuyarak değerlendirme gayretindeyiz. Tv'siz evler kervanına daha nicelerinin katılmasını ümit ediyoruz." (Sayfa 7)

    Rabbim bizlere de nasip etsin..
  • 156 syf.
    #okudumbitti
    #kitaptanıtım

    Eroin Dosyası
    Yıldız Sağtürk, Bülent Büyükakın
    KASTAŞ YAYINLARI
    Sayfa Sayısı: 156

    Çağın en büyük felaketlerinden biri kabul edilen uyuşturucu ve psikolojik deprem ilaçlarının kullanımına karşı dünya toplumunu uyarmayı hedefleyen bir araştırma kitabıdır. Dünyanın hemen her ülkesinin üretici, taşıyıcı, kaçakçı, kullanıcı ya da uyuşturucu kara paralarının aklanması operasyonları ile karıştırdığı uyuşturucu zincirini gözler önüne serecek "Eroin Dosyası", her bölümünde şok açıklamalarla sansasyon yaratacak bir araştırmadır. Uluslararası önem taşıyan pek çok belgeler ve gözlemler bir araya getirilerek hazırlanmış olan "Eroin Dosyası" çağın vebasına karşı cesaretle baş kaldıran bir yapıttır.

    Ders kitabı gibi yazılmış olsa da okunmasında gerçekten yarar var. Yakınımızda görmek istemesek de hayatın gerçeklerinden kaçılmıyor.

    https://www.facebook.com/...51282/?ref=bookmarks
    https://zebramo.com/users/323273809
    https://tr.letgo.com/...cf-ae68-907bd57c8ca5
  • Gelin bugün yeni bir sayfa açmanız için yardımcı olayım size. Kadın, erkek, evli, bekar hepiniz panik içinde ne alacağınızı düşündüp hala karar veremiyorsanız, bu Şubat'ta sevgilinizi şaşırtın ve bana hediye alın.:))
    Pirinç, makarna, battaniye,ekmek, çiçek ne alacağım diye düşünmeyin.
    Bir markete, mağazaya veya bakkala girin ve ilk gördüğünüzü alın.
    500 karat pırlanta ya da altın bir saat almışsınız gibi sevindiğimi göreceksiniz.
    Bana nasıl ulaşacaklarını bilmeyenler için tarif edeyim...
    Hani geçen gün yolda yürürken sümüklü bir çocuk görmüştünüz ya, işte o benim.
    Her gün önünden geçtiğiniz harabe bir gecekondu var ya, işte orda oturuyorum.
    Hani geçenlerde karton yığınlarında uzanmış hasta ve yaşlı bir adam dikkatinizi çekmişti ya, işte o adam benim. Sırtımda bebeği ile geçen gün çöpünüzü karıştıran kara kuru bir kadın vardı ya, işte o kadın benim.
    Her sabah kapınızın önünde açlık ve susuzluktan gözünüzün içine bakan ve son enerjisini de umutla kuyruk sallamaya harcayan köpek var ya, işte o benim...
    Gelin... Hediyenizi verin...
    Yüzümdeki gülümsemeyle fotoğrafımızı çekip sevdiğinize hediye olarak gönderin.
    Bence bunu bir düşünün. İkinize de çok iyi gelecek, en çok da bana...
    Not: Eğer bu fikri beğenirseniz, sizde paylaşın ki hediyeler çoğalsın... ⭐
  • Kimse vazgeçilmez değildir abi. Herkes bişeylere sabreder, Alttan alır, görmezden gelir ama bir yere kadar. Sürahiyemi benzetirsiniz neye benzetirsiniz bilemem. Ben bir insana 1 sayfa veririm kendi doldurur o sayfayı; yaptıklarıyla, tavırlarıyla, hareketleriyle..
    Daha sonra o sayfaya göz gezdiririm. 1 yanlış oldu mu görmezden gelirim 2 oldu mu sabrederim 3 oldu mu 4 hatayı beklemeden sayfayı yırtıp atarım, o insanı hayatımdan çıkarırım. Kusura bakmayın da kimse kimsenin kara kaşına kara gözüne hayran değil. Kimseye kendisinin vazgeçilmez olduğunu hissettirmeyin. Zaten hissettirirseniz siz vazgeçmeden o sizden vazgeçecektir. Kendimden biliyorum.
    Eskiden birçok kişiye hak etmediği kadar değer verirdim, hürmet eder saygı gösterirdim ama baktım fazla değer yaramamış kendinden geçirmiş bunları bende ilişkiyi kestim. Onlar bana muhtaç değil bende onlara. Hani bir söz vardır ya ederinden fazla değer soytarıyı kıral eder bizimkide o misal. Size tavsiyem Herkese mesafeli yaklaşın, hemen samimiyet kurup yaralarınızı dökmeyin, sırlarınızı vermeyin, vazgeçilmez olduğunu hissettirmeyin işte aksi halde pişmanlıklar yaşayabilirsiniz... ["Yanlış yola gittiğini vardığında anlıyacaksın."]

    -a.K