DÎNÊ ÇOLÊ
Doğanın ruhunu, mantığını, dilini anlamaya yeni başlıyoruz. Bitkilerin 'iç dünyası'yla aramızda yetmiş yedi mühür var henüz.
YA CANLI BİTKİLER, YA DA ÖLÜ GEZEGENLER
Bilimin ve dinin bir karşıtlık içerisinde olması bir zorunluluktur. Neden bir zorunluluktur? Çünkü bilimin yapısı ve yöntemi ile dinin yapısı ve yöntemi gereği, bu iki alan bağdaşmaz.
Bunun aslında iki tane temel nedeni var. Birincisi bilim, yine felsefe gibi çoğulcudur, sorgulayıcıdır, yanlışlanmaya açıktır, bir tez ve antitez diyalektiği üzerine kuruludur. Din ise tek düzeycidir, dogmatiktir, mutlakçıdır ve monolitiktir.
maalesef derkastenyenci pozitif bilim de en değme doğma haline geldi. bilimin nesnelci anlayışını tüm evrene dayatarak evreni bir tüketime tabi tuttu bilim. kuantum bilimi belki yeni bir algı- anlam yöntemini oluşturur da bilinmin doğmalarından da kurtulmuş oluruz
Advanced Materials dergisinde yayımlanan makaleye göre, sofra tuzu olarak da bilinen sodyum klorürün nano parçacıkları, kanser tedavisi için bilinen yöntemlerin aksine, olumsuz yan etkileri olmayan potansiyel bir tedavi sunuyor.
Advanced Materials dergisinde yayımlanan makaleye göre, sofra tuzu olarak da bilinen sodyum klorürün nano parçacıkları, kanser tedavisi için bilinen yöntemlerin aksine, olumsuz yan etkileri olmayan potansiyel bir tedavi sunuyor.
Katılımcılar üzerinde yapılan ça- lışmalarda tümörlü hücrelere enjekte edilen sodyum klorür nano parçacık- larının tümör büyümesini %66 ora- nında azalttığı gözlendi. Araştırma- cılar tedavi sonucunda katılımcıların vücut ağırlığında azalma olmadığını ve hayati organlarında herhangi bir zehirlenme belirtisi oluşmadığını bildirdi.