Mahvoluyor yüreğim, içim parçalanıyor. Sonra o parçaların sivri uçları ruhuma batıyor. Karanlık beni içine çekiyor; bedenimdeki zincirler daha sıkı sarılıyor bana. Güldüm hep, dik durmaya çalıştım Yapacağım dedim. Tüm dediklerim dediğimle kaldı.
Şimdi yuvam dediğim yer, buz gibi bir evden farksız içinde yabancı olduğum bir yer. Güneş bile artık tutsak gibi hissettiriyor. Tutsaklığı, karanlığı simgelemiş uzak kalmış umutlardan, sevgilerden, özgürlüklerden. En yakını olmuş umutsuzluklar, hayal kırıklıkları… Bir çölün ortası gibi şimdi, anlamsız bir boşluk.
Üstümde güneş ama iyi gelmiyor da… Yakıyor bedenimi. Sonra gece oluyor serinlik esir alıyor bedenimi. Gündüzler hayal kırıklığı, geceler umutsuzluklar olmuş..
Koştuğum köprünün ne başı var, ne sonu.Olduğum yerde hapsolmuşum.. altımda sonsuz bir deniz... Huzur gibi duruyor ama balık değil de acı yüzüyor içinde.
Kaldım ben çaresiz, ümitsiz, herkese kırgın.
Gülmekle ağlamak bir olmuş artık gülsem arkasında acı, ağlasam içinde acı…
Bir şarkı dinledim bugün.
Kâh aradım kendimi
Kâh kayboldum boşlukta
Sen yokken denedim kaç kere
Ölünmüyor mutsuzluktan...
Yalan diye haykırdım içimde, çünkü bu sefer ölüyorum mutsuzluktan.
S...