Bir dev hizmet daha = ) Edebiyat-Kültür dergilere göz atıyorum.

Çıktığından bu yana düzenli olarak aksatmadan takip ettiğim 5 adet edebiyatımsı-kültür dergisi var. Bunların hakkında konuşmak istedim nedense. Yanına diğer dergilerden de bahsedeceğim. (Takibi bıraktığım) Kayıtlara bunlara da yorum yapmadık diye geçmesin.

***OT Dergi = Ot dergi, Hayvan ve Öküz dergilerinin mirasçısı mantığıyla hareket edip, kültür edebiyat dergisi formatını fanzinlerden alıp başka bir yere kadar taşıdı. Modern öykücülerimizin çoğunun 50.sayılara kadar yazdığı kadro yönetim baskısı sonucunda dağıldı. Seray Şahiner, Hakan Günday, Yekta Kopan, Tarık Tufan, Zülfü Livaneli gibi yazarlarını Tuhaf'a kaptıran dergi tirajlarda da liderliği Kafa dergisine kaptırdı. Yine de takibi bırakmadım, saygı esastır :)

*** KAFA Dergi = Akıllı bir strateji ile illustrasyonlara oynayarak kendine yer edinen dergi başından beri kadrosunu koruyarak liderliğe geçti (tiraj anlamında) Candaş Tolga ve arkadaşlarının (Zafer Algöz, Can Yılmaz, Cem Davran) önderliğinde, Emrah Serbes ve İlber Ortaylı kozlarının yanına, Aylin Balboa gibi genç yazarları, Enis Batur gibi düşünürleri kadroda tutarak, Sunay Akın'ı da sos olarak katıp önümüze sunuyor. Kadro dağılmazsa uzun süre de liderliği bırakmaz. Alper Canıgüz gibi yazarları olmasa ben de takibi bırakırım sanırım. Çok fazla tekrar eden yapısı var.

*** TUHAF Dergi = Ahmet Mümtaz'ın Hakan Günday'ı yanına alarak önderlik ettiği dergi 4-5 sayıda farkını ortaya koydu ve sadelikten yana sadece yazılara verdiği önemle ve kapak konularını diğer dergilere göre fazla işlemesiyle birlikte benim için favori dergi oldu. Ot'tan gelen kadroya Irmak Zileli, Ali Nesin, Etgar Keret'in eklenmesiyle, belki de piyasadaki en iyi yazar kadrosuna sahip. Takibi bırakamayacağım dergilerden biri.

*** TEZGAH Dergi = İlginç bir reklam çalışması ile kliplerle birlikte 2 sayıdır gündemde. Çok ilginç isimler var, başta mizahına çok güvendiğim Ozan Akyol, Cem İşçiler gibi yeni tanınan kişilere yer veren dergi, Sezgin Kaymaz'ı kadroda tutuyor. İlber Ortaylı'ya karşı Celal Şengör'le çalıştılar, bence takip edilmeli, Tuhaf gibi çıkış gösterebilir. Takip etmeye devam ediyorum.

*** BAVUL Dergi = Piyasanın en deli dergisi, hiç kimseye eyvallahı yok, tam sokak edebiyatı yapıyorlar, hataları çok oldu zamanında, editörleri incelemeden yazılar yanına koydu ama ben herkes gibi eleştirmeyeceğim, çünkü yaptıkları iş cesurca. İlginç olarak nitelendirebileceğimiz, Nejat İşler, İsmail Saymaz, Küçük İskender gibi farklı seslere sahip. Yayın hayatı bitene kadar takip edeceğim.

*** AKSİ Dergi = Birol Tezcan, Üstüngel Arı ve Onur Akyıl'ı görünce hemen aldım dergiyi fakat, müzik-edebiyat konseptini beceremediler. Ayrıca kurnazlıkla kapak sayfasına yazdıkları yazarların ufak röportajları olması beni irite etti, devam etmedim. Tutunabilmesi için farklı bir tarz denemeleri lazım. Takip etmiyorum.

*** PULBİBER Dergi = Kadın yazarların ele geçirdiği dergi, naif ve hoş bir tasarımla yayındaydı. Şu an faaliyette değiller, keşke daha uzun süreli olabilseydi. Buket Uzuner, Ayşen Gruda ve Mine Söğüt bonusları var. (Yayından kalktığı için takip edemiyorum)

*** KAFKAOKUR = Konsept olarak diğerlerinden çok farklı, kapak konularına değinmeleri, ünlü ve ünsüz yazarları bir arada tutmasıyla dikkat çekiyor, seven kitlesi çok bağlı dergiye ama üzülerek söylemek isterim ki dergi bomboş. Amatör yazarlar barındırıyor. Ece Temelkuran bile kurtaramıyor dergiyi. Yalnız kapakları müthiş gözüküyor. (Takibi bıraktım)

*** KARAKARGA Dergi = Yayın hayatının bitmesine en çok üzüldüğüm dergilerden biri, M.K.Perker'in harika çizgileri ile tam anlamıyla mizah-kültür dergisiydi. Çok uğraş verildiği açıktı. Mahir Ünsal Eriş, Bora Abdo, Murat Menteş, Aslı Erdoğan gibi yazarlarla olması gereken yerlere gelemedi maalesef. (Yayından kalktı)

*** PEYNİRALTI EDEBİYATI = Görsel şovlara gerek kalmadan harika bir edebiyat deneyimi sunuyordu. Şiirlere de ağırlık veren dergi, hem seçtiği kapak konuları ile hem de işleyişiyle piyasadaki en kaliteli işti. Öyle popüler olanları değil, tamamı ile kıyıda köşede kalan yazarlara yönelmişlerdi. İlk sayılarına ulaşamasam da elimdeki 25 sayı ile arşivimin en güzel yerinde. Boyutları da efsane güzel, tam çantaya atmalık.

- FİL = Güzel başlamıştı, olmadı,

- MASA = Kafkaokur sevenler bunu da seviyor, ben beğenemedim, ortakapak olayları güzel ama takip etmiyorum,

- 221B = Sadece polisiye tarzı, ben fazla bu tarzı sevmesem de dergi çok güzel, okunabilir,

- AYI = Çok farklıydı, yaratıcı gibiydi ama tutmadı, zaten ticari amaç güdülmedi fazla,

- YumuşahG = İsmi saçma, Met-Üst gibi bir adamın cesur girişimi elinde patladı daha iyi işler çıkabilirdi,

- Sabitfikir = Güzel dergi, dertleri belli en azından, özellikle orta kapak ve infografik kitap yönlendirmeleri çok başarılı. Idefix'in dergisi.

- Vapur = İyi reklam yaptı, kuşe kağıt kapak kullandı ama tutmaz.

- Arkakapak = Sitesini pek bir sevdiğim Babil'in dergisi, yine dertleri belli bir dergi, abone olunmasa da kitaplarla birlikte geldikçe okunur.

- Ayraç = Sızıntı gibi bir dergi, saçmalık. Her an Hüseyin Nihal Atsız, Fazıl Kısakürek çıkacakmış gibi hissediyorum. Kapalı güruh çok seviyor dergiyi. Kitapyurdu'nun dergisi bu da.

aurienne, Sıradan Zaferler'i inceledi.
28 Mar 21:18 · Kitabı okudu · 15 günde · 10/10 puan

Kelimenin tam anlamıyla bayıldığım bir çizgi roman. Hayat, insanlar ve yaşadığımız çağ için hemen hemen herkesin yaptığı sorgulamaların yalın, gerçekçi ve samimi bir şekilde dışa vurumu. Yalnızların evrensel öyküsü bir fotoğrafçının kişisel hikayesiyle anlatılmış, epey de başarılı olunmuş. Angouleme Festivali'nde En İyi Çizgi Roman ödülünü kazanması sorgusuz sualsiz yerinde bir davranış olmuş.

Arka kapakta yazılanlar gibi ergenlikten çıkış ve olgunluğa geçiş süreci okuyucunun gözünün önünde çok güzel resmedilmiş, diyaloglanmış. Çok katmanlı, gerçekçi, aynı ben diyebilecek birçok kişi tanıyorum kendim de dahil olmak üzere. Karakarga yayınları gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmış, çevirisi olsun, baskısı olsun. Okumayı düşünenlere sesleniyorum, sakın ola ertelemeyin, eminim ki çok seveceksiniz.

şule uzundere, Elia İle Yolculuk'u inceledi.
25 Mar 18:59 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Zülfü Livaneli son kitabı Elia ile Yolculuk’ta ünlü yönetmen Elia Kazan’la dostluğunu anlatıyor. Elia Kazan Kayseri doğumlu bir Rum. Çocukken ailesi Amerika’ya göç ediyor. 90 yaşındaki Kazan, Kayseri’ye gitmek isteyince Livaneli ile birlikte yollara düşüyorlar.

Zülfü Livaneli kalemine hayran olduğum, en sevdiğim yazarlardan biridir ama maalesef yazarın son iki kitabından da memnun kalmadım. Huzursuzluk ve Elia ile Yolculuk’tan bahsediyorum. Huzursuzluk’la ilgili ayrıntılı olarak başlığında yazmıştım, tekrar aynı şeyleri buraya yazmayayım. Elia ile Yolculuk ise bana doyurucu gelmedi. Kitapta anlatılan birçok anıyı Livaneli’nin diğer kitaplarını okuyan kişiler olarak başka kitaplarında zaten okumuştum. Aynı şeyleri bir kitap olarak basıp yayımlamak bana gereksiz geldi. Sanki yazar son birkaç yıldır aklına ne gelirse yazıyor, fikirlerini olgunlaştırmak, şekillendirmek için zaman harcamıyor gibi hissediyorum. Kitap yazayım da nasıl olursa olsun der gibi. Biz onu sevenler olarak ne yazsa okuyacağız zaten. Sanırım o da bunun bilincinde. Yine de son iki kitabı gibi, eski kitaplarının birkaç gömlek altında kitap yazmaya devam ederse popülerliğinin ve başarısının düşeceğini düşünüyorum.

Kitapla ilgili olumlu görüşlerimi de yazayım. Kitabın kapağına, baskı kalitesine ve M.K. Perker’ın çizimlerine bayıldım. Livaneli’nin kitapları normalde Doğan Kitap’tan çıkarken bu kitap Karakarga Yayınları’ndan çıkmış. Yazarın bundan sonraki kitapları hangi yayınevinden çıkacak bilmiyorum ama bence Karakarga Yayınları ile devam etmeli. Doğan Kitap daha tanınan bir yayın olsa da yazarın kitaplarını bu basım kadar kaliteli basamıyorlar. Özellikle Konstantiniyye Oteli’nin baskısı rezaletti.

Sonuç olarak Elia Kazan’a özel bir hayranlığınız yoksa ve Livaneli’nin külliyatını tamamlamaya çalışmıyorsanız okumasanız da bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap olmuş Elia ile Yolculuk.

Mizahi edebiyatla yogurmaya calisan bir dergiydi en baslarda... Sanirim editoru de elif safak'in cizerligini de yaptığı perker idi. Ancak pek uzun ömürlü olmadı. Yanlis hatirlamiyorsam 9. Sayıdan sonra yayin hayati bitti. Bana da elimdeki 4 sayi kaldi.

Bulabilen okusun, ilginc bilgi ve cizerli edebiyat oluşmaya ramak kalmıştı...

özge çpr, İyilik Güzellik'i inceledi.
22 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Ece Temelkuran'dan okuduğum ilk kitaptı.Deneme kitaplarına ilgim olduğu için düşünmeden aldım.Bu anlamda güzel bir kitap.Daha önce Kafkaokur, KaraKarga,BirGün, Penguen, Ot gibi yayınlarda çıkmış yazılarının bir derlemesi şeklinde kitap.2014 yılından da yazılar var kitabın içinde 2017'ye ait yazılar da.Bu yönüyle size sık sık geçmişte yaşanılanları hatırlamaya ve onları üzerine düşünmeye davet ediyor.Sıkılmadan, akıcı bir şekilde bitiveriyor kitap.Kendi adına okuyucusuna hem yazın hem okuyun diyor.Yazın çünkü sonunda mutlaka iyi bir şey olur diyor.Okuyun çünkü gürültünün içindeki sesleri ayırt edebilmenize yarar diyor.

Bizimmahalleninkitapcisi, Elia İle Yolculuk'u inceledi.
22 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Çocukluğum, gençliğim...
Mırıldandığım türküm, ezbere bildiğim şarkım...
Kulağımda yıllanmış, yıllandıkça dinlemelere doyamadığım ezgim, sığındığım satırlarım...
Her daim hayran olduğum, bana çocukluğumdan kalan en değerli mirasım...
Velhasıl yaşayan en güzel efsanedir benim için Zülfü Livaneli; okumalara da, dinlemelere de hiçbir yaşımda doyamadığım...
Belki kısacık ama bu satırlara Zülfü Livaneli ile çıktığım 11 yıllık dolu dolu edebiyat ve sanat yolculuğunu sığdırdım aslında. Çocukken yolculuklarda cam kenarına kurulur, arabamızın teybinde çalan Livaneli kasetini dinlemeye bayılırdım. Yılllar geçti, büyüdüm; büyüdükçe aynı ezgilerde kaldım. Bugün cam kenarından sürücü koltuğuna terfi eden o küçük kız hâlâ 11 yıl önceki gibi aynı ezgileri dinlemeye devam ediyor. Üstelik kulakta başlayan Livaneli yolculuğuna satırlarla yüreğini de dahil ederek...
Şüphesiz ki Livaneli her daim gönül rahatlığıyla "Ne yazsa okurum ve okumaya da devam edeceğim," diyebildiğim, sanatı, edebiyatı, kişiliği ezcümle Livaneli'yi Livaneli yapan değerleriyle sevdiğim, saydığım nadide isimlerden biri. Daha sesinden tekrar tekrar dinleyeceğim şarkılarım, türkülerim bir de okumalara doyamayacağım kitaplarım var. Nitekim geçtiğimiz günlerde okumalara doyamayacağım kitaplardan bir tanesini daha kitaplığımdaki Livaneli külliyatına ekledim: Elia ile Yolculuk.

Elia ile Yolculuk, Zülfü Livaneli'nin geçtiğimiz ay Karakarga Yayınları'ndan tazecik çıkan, Anı/Anlatı türündeki eseri. Zülfü Livaneli'nin 15 yıllık dostu yazar ve yönetmen Elia Kazan ile olan anılarını kaleme aldığı bu güzel eser, dünyaca ünlü sinema ustasına dair değerli bilgileri içinde barındırırken, okurunu Amerika'dan Anadolu'nun bağrına doğru peşi sıra bir yolculuğa çıkarıyor. M.K Perker'in satırları muazzam illüstrasyonlarıyla hayal dünyamıza taşıdığı Elia ile Yolculuk, sıkı Livaneli okurlarının kitabın geneline hakim olabileceği türde bir eser diyebilirim. Öyle ki, eğer Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal, fakat özellikle de Sevdalım Hayat eserlerini okuduysanız, kitabın içerisinde yer alan anıların genelini belleğinizin derinliklerinden yeniden gün yüzüne çıkarabilirsiniz. Ancak bu, kitabın okunmaya değer yanını kesinlikle zedelemiyor, aksine aşina olduğunuz anıların bazılarının devamını ve daha fazlasını okuma olanağı bulmanızı sağlıyor. Ezcümle bu güzel eser bir yanıyla eski bir dosta kavuşur gibi satırlarıyla sizi sarıp sarmalarken, diğer bir yanıyla aslen Kayserili olan bir yönetmenin Amerika'ya uzanan yolculuğuna sahne oluyor.

Her bir satırını keyifle okuyacağınız bu güzel esere kitaplığınızdaki Livaneli külliyatında yer açmanızı tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)

Şiirkolik, Karakarga - Sayı:7'ı inceledi.
26 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Karakarga dergisi tam bir mizah edebiyat dergisi karışımı bir dergi bu dergi iyi ki var böyle mizahla edebiyatı harmanlayan dergileri unutmamak lazım

Şiirkolik, Karakarga - Sayı:8'ı inceledi.
26 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

karakarga kasım 2016 sayısında mizahla edebiyatı harmanlayan bir dergi hem edebiyat hem de mizah( karikatür)'ü bir arada görebilirsiniz... bu sayısında kartikatürler güzeldi

Evren Erarslan, bir alıntı ekledi.
24 Nis 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Noam Chomsky - Hak Talep Et, Geri Çekilmeyi Reddet
# Güçlüler, sömürülenlerin bilinçlenmesini, konuşmasını, harekete geçmesini asla istemez. Her devlet, en yakın tehlike olarak kendi halkını görür.

Karakarga - Sayı:9, KolektifKarakarga - Sayı:9, Kolektif