• 163 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Sabahattin Ali - KÜRK MANTOLU MADONNA

    Roman’ın ilk okunmaya başlandığı sayfalar sırasında çalıştığı bir bankadan sebebini bilmeksizin iş çıkışının verildiği , Ankara sokaklarında yeni bir iş bulma ümidi ile gezen Rasim adında bir karakterin yaşantısı hakkında kısaca bahsederek geçer. Rasim , yağmurlu bir Ankara gününde yürürken yanına yaklaşan otomobilde on yıllık arkadaşı olan Hamdiye rastlar ve Hamdi Rasime bulunduğu konum sebebi ile yardımcı olarak bir bankada memur olarak başlamasını sağlar. Rasim , artık az ücretle de olsa bir iş bulabilmiş ve belkide yeni yeni yükselme ümidi ile çabucak Bankada ki arkadaşları ile kaynaşmaya başlamıştır. Banka da ki diğer çalışanlardan çok farklı olan bir kişi vardır ki o da Rasim’in iş yerinde oda arkadaşı olan ve kitabın ana karakteri Raif Efendidir. O her zaman rutin bir şekilde yaşayan , iş yerinde kendisine yapılan bütün haksızlıklara ve hatta hakaretlere varan davranışlara ses çıkarmayan , işten yorulduğunda küçük masa gözünden çıkardığı Almanca romanlarını okuyan ve işi bitince de alışverişlerini çabucak yapan ve evinin yolunu tutan bir baba , arkadaşları gözünde her zaman gizemli görünen bir adamdır. Raif Efendiyi içinde bulunduğu duruma iten , psikolojisini ve belki de ruhunu derinden sarsan olaylar gençliğinin dönemlerinde Sabunhane ve Zeytin Ağaçlıkları Sahibi babası tarafından Almanya’ya mis sabunlarının sırrını öğrenmek için yollamasıyla başlar. Ana karakterimiz Raif Almanya’ya gittiği ilk sıralarda Babasına verdiği vaatleri unuturak Berlin’i ve çevresini sokak sokak gezer. İlgi duyduğu resim sanatı onu sıkça galerilere ve müzelere iter. İşte bir gün tıpkı diğer günler gibi Modern Resim Galerisini gezerken onu günlerce karşısına gitmesine sebep olacak , adeta onu oraya kilitleyecek Kürk Mantolu Madonna portresini görür. O resim onu o kadar etkilemiştir ki Porteyi çizen ressam portrede ki hanım efendi olduğu ve defalarca o portreyi izlerken yanına geldiği halde farkına varmaz. Bir gece Almanya sokaklarında sağlam içkili bir halde sokakta dolaşırken karanlığın aydınlığa kavuştuğu bir direk altında Kürk Mantolu Madonna ile yani Maria Purder ile göz göze gelir ve peşinden gider. Fakat o ortadan bir anda kaybolmuş Raif bey ise onun nereye saptığını kestirememiştir. İç güdüsel olarak bir sonra ki gün yine aynı saatlerde o cadde de onun geleceğini ümit ederek bekler ve Maria geldiği zaman arkasından gizlice takip eder. Maria Purder , Atlantik adında bir gece klübünde ressamlığı yanı sıra keman çalıp şarkı söylemek için sahneye çıkmaktadır. Raif orada onunla göz göze gelir ler ve bir birini kovalayan günler içerisinde dostluk adını verdikleri kimi zaman farklı duygu dalgalanmalarının yaşandığı bir ilişkiye evrilirler. Çok güzel bir şekilde yaşanan yıl başı gecesinin sabahına Purder daha fazla ileriye gidemeyeceğini ve Raife karşı sevgi hissetmediğini , hissedemeyeceğini söyleyerek yollarını ayırır. Purder’in soğuktan hastalanıp hastahaneye kaldırmasını defalarca içi içine sığmayan ve onunla tekrar konuşabilme ümidi ile evine ve çalıştığı gece kulübüne yaptığın adeta hummaya tutulmuş ziyaretlerde öğrenir. Ana karakterimiz Purder’in rahatsızlığı zarfında onun bakımını üstlenip tam herşey yoluna düzeldiği ilişkilerin belli bir sıfata dönüştüğü zamanlarda Babasının vefatını öğrenir ve Türkiye’ye dönmek zorunda kalır. Türkiye’ye döndüğü ilk zamanlarda sürekli Purder ile yapılan mektuplaşmalar zamanla yerini daha az gelen cevaplara ve kesilen iletişime bırakır. Raif , bir yandan kendisini kandıran Enişteleri ile ve babasından kalan küçük bir zeytinlik alanı ve evin bakımı ile uğraşırken Purderi kendisini kandırmakla suçlar. Fakat işin aslı Türkiye’ye dönüşünden 10 yıl sonra Ankara sokaklarında bir rastlantı üzerine ortaya çıkar. Purder on yıl önce Raif ile olan ilişkisinden meydana gelen ve tüm risklerin söylenmesini karşın doğurmakta ısrar ettiği kızını doğurduğu sırada rahatsızlanıp komaya girer ve vefat eder. Purder onca yıl kendisine ilk görüşmelerinde Raife çok güzel haberler vereceğini mektuplarda dile getirmesine rağmen ki bu hamilelik haberidir. Raif , ardı ardına yolladığı mektuplara cevap gelmeyince en güvendiği , en sevdiği insan tarafından kandırılmış hisseder ve ruhunu bütün insanlara karşı kapatır ve kimseye bir daha güvenmez.... Raif Bey , tüm bunları içini dökmek amacı ile satır satır yazdığı defteri Rasim’in okuması için müsade vererek onda kalmasına izin verir. Rasim bir gece boyu Raif beyin acı kaderini satır satır okuyup bitirdiği saatlerin sabaha kavuşması ile defteri alıp ana karakterimiz Raif beyin evine gider. Evde var olan kargaşa halinden anlayarak zaten rahatsızlanmış olan Raif’in dünyaya gözlerini yumduğunu öğrenir....