Deneyimlediklerimle savaşmaktansa gökyüzünde süzülen bulutları seyreder gibi o an yaşadığım her duygunun,her düşünce ve her fiziksel hissin gelişini ve gidişini izliyordum. Ve ne ilginçti ki,duyguların izleyicisi olmak, düşman saydığım duyguları yok etmek için mücadele vermekten daha az gayret gerektiriyordu. Mücadele etmek ağır,kabul etmek hafifti.
Bazı olaylar hakikaten çok üzücüdür. Böyle zamanlarda kendimize duygularımızı yaşamak için izin verirsek,bir süre sonra ne kadar büyük,ne kadar acı olursa olsun duygumuz yatışacaktır, çünkü hiçbir acı baki değildir,her duygunun bir vadesi,bir yasan süresi vardır.
Bize rahatsızlık veren, acı veren içsel deneyimlerimizi bastırmak,onlardan kaçmak,kaçınmak işe yaramaz. İşe yaramadığı yetmiyormuş gibi bir de değerlerimizi odaklanan yolumuzu şaşırtır. Acıdan kaçayım derken hayatı kaçırmaya başlarız. Deneyimsel Kaçınma işlevsel değil... Ama bir o kadar da insani.