• Elinin hamuruyla erkek işine karışmasın filan gibi cinsiyetçi yaklaşımlar, Mustafa Kemal'in ciddiye bile almadığı kavramlardı. Kadının insandan bile sayılmadığı dönemlerdi ama, Mustafa Kemal için kadın veya erkek ayrımı yoktu. Yürek var mı, ona bakıyordu.
  • Korktuğumun farkındayım ama içimin tüm berrak suları sana doğru akıyor. Sen bu sularda hiç yüzmedin, yansımanı görmedin üzerinde, tadını hissetmedin. Geçmişinin çakıl taşlarını biriktirdiğin derinlerinde benliğini korumaya çırpınsan da akıntıya karışıp kayboluyorlar. Artık aynı değil çakıl taşların, bıraktığın yerde değiller. Onlara tutunup karışmasın sularımız diye uğraşsan da kesişiyor yollarımız.
  • İyiliğin sebebini merak ettikleri yok, öyleyse niye tersini merak ediyorlar ki? Madem kimileri iyi insan olmayı seçiyor, madem bundan haz alıyorlar, onlara hayatta karışmam kimse de bana karışmasın.
  • 432 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Eveeet yine lise yılları. Millet sınava yaldır yaldır hazırlanırken ben de kitap yalamışım habire. Burayı keşfetmem iyi oldu. Anılarım depreşti adeta.
    Biraz niçecim biraz fıroydcum olsun aman çok da kafam karışmasın, felsefe okuyum ama okumayım da. Havuç hikayesi işte. Irvin Yalom olarak ele alsak daha güzel şeyler söyleyebilirim. Roman kültürüne katkı. Şey gibi cahiller 101. Bunu artık yirmi yaşını aşkınlar okumasın. Bana da okudum demesin. Aplaağ platon devlet aldımla aynı şey. Of sinirlendim yine. Olaysız dağılalım.
  • İnsan, imanı sarsılmasın ister
    Boş lakırdıyla kafam karışmasın der
    Carlo Ginzburg
    Sayfa 57 - Metis Yayınları
  • 160 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Aslında uzun bir süre bu kitabı okumak istemedim sonrasında da bir gazla okuyup bitireyim kurtulayım dedim ama tabi başlar başlamaz hemen bıraktım. Sanırım henüz zamanı gelmemişti. Kitap okuyanların bildiği bir şey vardır ki her kitabın okunması için herkese göre önceden verilenmiş bir vakit vardır. O vakit gelmeden kitabı ne kadar okumak isteseniz de okuyamazsınız. O vakit geldiğinde de istemeseniz bile okursunuz bir şekilde. Bu ayarlamanın özellikle mi yapıldığını bilmiyorum ama Allah’ın işi diyorum buna ben kısaca.

    Yine bu kitapla ilgili yorum veya inceleme yazısı da yazmak istemiyordum. Çünkü ilk bakışta basit bir kitap gibi geliyor insana. Bende zaten ismini beğendiğimden -ismi güzel olan kitaplara ayrı bir ilgim var- bir de fiyatının ucuz olmasından almıştım. Ancak kitabı okuduktan sonra o kadar beğendim, kitap o kadar bendi ki kimseyle paylaşmak istemedim. Ama sonra aklıma geldi ki bilgi ve mutluluk paylaşıldıkça çoğalır. Marcuse insanın bilincinin, insanın kendisiyle kendisi karşısında oluşturduğu öteki kendisiyle olan etkileşiminden oluştuğunu söyler. Yani bana da bu incelemeyi yazdıran galiba kendimdeki öteki oldu.

    Kitaptan bahsedeyim mi bilmiyorum. Okurken düşüncelere daldım, kendimi hatırladım ve çokça güldüm. O anlamda son derece akıcı ve eğlenceli bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Bazı yerlerde bu romantizme girmeseydin keşke diye yazarla konuştuğum oldu yani pasif bir okuma olmadı anlayacağınız. Bir de dikkatimi yazarın Kafka’nın davasından etkilendiği çekti. Birazcık dikkatle siz de fark edebilirsiniz, güzel nazire olmuş.

    Konu: Ölüm. Kitabın bahsettiği tema bu. Bunun yanında ölüm, yaşamla diyalektik bir ilişki içerisinde sunulmuş. Yani güzellikte/yaşamda bulunabilecek bir teselli kalmadı aman aman öleyim tarzında ölüm güzellemesi yapmıyor. Vurgulanan nokta Adorno’nun da üzerinde durduğu gibi “bütün” fikrine bir direniş ve hakikati acılarda daha ilerisi yoklukta aramak. ( Mevlana’da ki hiçlik kavramı değil aman karışmasın. )

    Ama şöyle diyebilirim eğer kendinizi mutlu hissediyorsanız, günde, hafta da 1 ayda 1 hiç değilse yılda 1 kez ölümü düşünmüyorsanız, mezarlıklara hayatınızda zorunluluktan başka bir şekilde gitmediyseniz, ölümü düşünmekten hoşlanmıyor, kendinizi bilinçli veya bilinçsiz olarak hayatın geçici sahteliğine bıraktıysanız (burada geçici sahtelikten kastedilen insanların enerjilerini ve tutkularını ilişkilerden ziyade nesnelere yönlendiren, arzularını güdümleyerek onları sisteme bağlayan tüketimci kapitalizmdir.) -bu arada bunu pejoratif anlamda kullanmıyorum tabi sonuçta herkesin düşüncesine kimse karışamaz :)- okumanızı tavsiye etmem. Bu saydığım hususlardan en az bir ikisini yapıyorsanız veya yaptıysanız kitabı okumaktan hoşlanacağınızı biliyorum. Eğer bu incelemenin size küçücük bir şekilde etkisi olduğunu düşünüp de kitabı okursanız bir mesaj atıp kitap üzerine bir iki kelam etmeniz beni çok mutlu edecektir.

    İyi okumalar.
  • 105 syf.
    ·Beğendi·10/10
    #NİSANYORUM
    #PINARÇAĞLINER
    #SALINCAK

    Beril,Sema,Serkan,Murat ve bilinmezlikte Can...
    Beril,Sema ve Serkan çok büyük acılar yaşayan 3 kardeş.Murat ise Sema'nın erkek arkadaşı.Can peki dediğinizi duyar gibiyim? Can ise hayali biri mi gerçek biri mi acaba ? Bilmem,onu siz bulacaksınız okuyup 🤗
    Beril çok lider ruhlu biri.Bu yüzden her şeyi elinde tutmak istiyor.Özellikle Serkan söz konusu olunca.Hele eve bir geç gelsiiiiiin Allah Allah.O gelene kadar numaradan yatağa yatar ama uyumaz tabi bir oraya bir buraya döner durur.Serkan gelince mı? Aman Allah sorular üzerine sorular.Tabi Serkan'ın bir de kız arkadaşı olur ama Beril ne mümkün karışmasın ayırmak için her türlü şeyi dener.Serkan ve Sema artık bu durumdan yılmışlardır.Sonunda da zaten Serkan'da bu durum patlak verir ve sonsuza dek terk eder evi.Beril ve Sema çok büyük travma geçirirler.Özellikle de Beril.Hiçbir şeyin farkında değildir.Sanki yürüyen zombi gibi olmuştur.Sürekli doktor kontrolünde ve tabiki kardeşi Sema'nın kontrolündedir.Sema ile Murat ise birbirine deli gibi aşıktır.Fakat Beril'in bu durumu onların hayatını da etkilemektedir.Murat Sema'ya evlenme teklifi eder.Fakat Murat'ın kafası evlendikten sonra yaşayacakları yere nasıl gidecekleriydi.Çünkü dediğim gibi Beril büyük engeldi ve Sema kardeşini bu şekilde bırakmak istemezdi.Aslında Beril hiç olmadığı kadar iyiydi bu aralar.Hazırlanıyor dışarıya çıkıyor,yemek hazırlıyor vs. vs. Murat,Beril ile konuşmaya karar verir.Veeeee konuşuuuuur.Acaba Beril ne tepki verecek? Sema bilmediği için bu konuyu duyunca ne olacak? Beril iyileşecek mı? Daha bir çok soru var aslında ama daha fazla ipucu vermek istemiyorum.
    Tek kelimeyle bayıldım.Emeğine yüreğine sağlık hocam.Okuduğum bu ikinci kitabı ve muhteşem.Geriye 13 ve Salıncak Beklenen Yolcu kitapları kaldı onları da okumak nasip olsun inşallah 🤗️