Sana nasıl anlatayım, anlayamazsın ki.
Tanrıya yalvarıyorum yakarıyorum onu sevmeyeyim diye. Sonra da içimdekiler geçer diye de korkuyorum. Karmakarışık şeyler işte...
Düşsel kadınları, erkekleri bambaşkaydı. Kabarık etekleriyle kelebekler gibi kayarak yürüyen o kadınlarla kılınçlarını onlara adayan yürekli, soylu şövalyeler, karınları ya da böğürleri ağrımadan, kılları ya da sivilceleri olmadan, üstün evrenlerinde yaşayıp duruyorlardı. Onları iyice arıtmıştı düşüncelerinde. Kitapların anlattığı dokunulmaz yaşantıları olan bu insanların uzaklarda erişilmez bir yerlerde yaşadıklarına inanıyordu.