• "Biliyor musun..."dedi. "Ben, karpuzun çekirdekli olduğunu bilmezdim.Birgün yemekhande karpuz koydular önümüze.İçinde minik minik siyah çekirdekler... Dedim, nasıl yiyeceğiz böyle? Böyle yenmez ki. Diğer çocukları taklit ederek öğrendim çekirdekleri ayıklamayı. Babam meğer çekirdekleri ayıklayıp koyarmış önüme. Ben... " deyip duraksadı. "Karpuzun çekirdekli olduğunu bilmezdim."
  • Kamu Spotu :)

    "Yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin.’GDO’lu olmayan, doğal tohumlarınızı poşete atmayın.. toprağa atın’

    Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün.

    Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…

    Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir !

    Bunu yapmayın ve yaptırmayın.

    Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.

    En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet… Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım..."

    TEMA
  • "Yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin.’GDO’lu olmayan, doğal tohumlarınızı poşete atmayın.. toprağa atın’

    Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün.  Üzerine de bir bardak su dökün.

    Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır.   Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…

    Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir !

    Bunu yapmayın ve yaptırmayın.

    Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.

    En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet…  Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım..."

    TEMA
  • Karpuzu ehlileştirenler de yine on parmağında on marifet Mısırlılar. Firavun Tutankhamun’un mezarından karpuz çekirdekleri çıkmıştır .Fakat karpuz seracılık sayesinde artık neredeyse tüm dünyaya yayılmış durumda. Tohumdan üretilebilen karpuzun yüzde 88’i sudan oluşur ama geri kalanı da tam bir vitamin ve mineral deposudur. Karpuzun meyvesi, yaprakları ve çekirdekleri bile yenebilir, hatta çekirdeğinin yağı bile çıkarılmaktadır.
  • Fatma Sultan: " Nasıl yani sizin pencereleri örten perdeleriniz yok mudur?"

    Ecnebi Kadın: " Hanımefendiciğim, söyler misiniz Allah aşkına, önce duvarda kocaman bir delik açıp sonra da orayı perde ile örtmenin nasıl bir mantığı olabilir ki? ..." Birde yere yaydığınız harikulade işlemelei halılar var tabii. Saygıdeğer hanımefendiciğim, sahi üzerine karpuz çekirdeklerini tükürmeden nasıl muhafaza ediyorsunuz onları?"

    " Yoksa siz çekirdekleri halılara mı tükürüyorsunuz?"

    "Kadınlar ve hizmetçiler değil, ama erkekler isterlerse tükürebilirler"

    "Neden sizin erkekleriniz kadınlardan üstün mü"

    "Hayır buradakinin tam aksine bizde erkekler daha az çalışır.evin kazancını çok zaman kadınlar getiri."

    Fatma sultan bu cümleyi duyunca artık yabancılarında kendine ait hayatları olduğunu, herkesin İstanbul daki gibi yaşamadığını düşünüp hayret etti.
  • Nane tohumlarını ben ektim bahçeye,balkondan dökülen suların oraya ...Yaz günü balkonlar yıkanmadan olur mu ...Balkon sularının döküldüğü yer hep nemli kalır,hep ıslak.Naneler için en uygun yer.Ona da kusur buldular.Güllerin arasına denk geliyormuş diye...Şimdi herkes koparıyor ama o naneleri...Ne olurdu birazcık maydanoz,dereotu da dikivereydik...Hilmi bey,bir kezinde çaktırmadan karpuz çekirdekleri atmıştı bahçeye.Çekirdekler filizlendiğinde ne olduğunu anlamamışlar,ne çıkacak diye beklemişlerdi.Karpuz olduğu anlaşılınca azar işitmişti Hilmi bey karısından,kızından.kızı da,karısı da epey paylamışlardı Hilmi bey'i japongüllerinin arasında karpuz yetiştirilir mi diye...Gene de bir filizi,karpuz veresiye korumuştu Hilmi bey.Herkese de tattırmıştı o karpuzdan.Şimdi buz gibi bir karpuz olsa da yese...Hilmi bey biraz daha su içti.içi geçti.