• 510 syf.
    ALAMUTTTT (Kartal Yuvası)..Yeryüzünde Cenneti Yaratan Hasan Sabah geliyor aklıma ve fedaileri ve Tahir..Çok uzun yıllar önce okuduğum ve tekrar okumak istediğim bir kitap..
  • 336 syf.
    ·12 günde·Beğendi·8/10
    Kartal yuvası; Alamut.. Dünya tarihine, Türk tarihine, İslam tarihine etkisi olan Hasan Sabbah..
    Öncelikle şunu belirtmeliyim ki insanda merak uyandıran akıcı bir anlatımı var Ahmet Haldun'un, ben başına çok oturamadığım için biraz uzun sürdü fakat ilgisini çekenler için bir çırpıda okunabilecek oldukça öğretici bir kitap. Çünkü sadece Hasan Sabbah ve Alamut'u ele almakla kalmamış Selçuklu iç savaşlarını, mezhepleri, Abbasileri, Fatımileri, İsmailileri ve daha bir çok şeyi özetler nitelikte.
    Yazarın Hasan Sabbah hakkında anlattıklarına şaşırdım açıkcası yanlış bildiğimden ya da olayları Hasan Sabbah'ın gözünden anlattığından olsa gerek. Baştan sona Hasan Sabbah'ın hayatı, düşünceleri, yolu, davası, inancı sığdırılmış kitaba.
    Son olarak, başka yazardan ve kaynaklardan da okumak istiyorum tabi ama şunu söylemeliyim ki Alamut ve Hasan Sabbah hakkında bilmediğimiz, yanlış bildiğimiz, veya yarım yamalak bildiğimiz (en azından kendi adıma) ne çok şey varmış. Bu nedenle okunmasını tavsiye ederim.
  • Elbruz Dağları'nın Doruklarında
    Seyduna Hasan Sabbah'ın
    Fedai Yetiştirdiği Bir Kale Vardır:
    Adı Alamut'tur Yani "Kartal Yuvası"
  • 510 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Vay vay vay… Sen neymişsin öyle İbni Hasan Sabbah… Uzun süredir böylesine hızlı, merakla ve heyecanla okuduğum bir kitap olmamıştı. Bana öneride bulunan tüm arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim. Aslında kitap uzun süredir elimde ama bir türlü nasip olmadı. Bu kısmeti o iletiye ve yorum yazanlara borçluyum.

    Neyse gelelim kitaba. Bir tarih romanı arkadaşlar. Hasan Sabbah, Nizamülmülk, Ömer Hayyam zamanlarını anlatıyor. İran, Suriye ve Türk tarihi ile bir kesit okumak istiyorsanız da buyrun. ( Selçuklu Devleti) Bu üç isim küçükken kendi aralarında bir söz verirler bu toprakların tamamen İranlıların olduğu başka uygarlıkların bu topraklarda egemenlik sürmemesi gerektiğini söylerler. Ama günler geçer gider hepsi büyür ve ayrılır. Sonra bu sözü unuturlar ama Hasan Sabbah hariç.

    Hasan Sabbah öylesine büyür ki artık bir kalesi olur. Alamut ( Kartal Yuvası ) bu kaleyi aldıktan sonra muhteşem dizaynı ile büyük bir imparatorluğun temelini atar. Burada kesiyorum ve farklı konulara geçiyorum. Kitapta; mezhep bölünmesi konuları işlenmekte, Hz. Ali ve Hz. Ebubekir atışması, Alamut Kalesi ve hikayesi, İran coğrafyası ve Arap toprakları, İsmaili öğretisi, Haşhaşiler, uyuşturucu ve felsefe öğreneceksiniz.

    Sabbah bu kalede çok disiplinli bir fedai ordusu, suikast ordusu kurar. Öylesine delice, dahice bir fikirler yaratır ki kendine sahte peygamber yaftası ve cennetin anahtarını veriyorum diyerek bir halk tapınmasını sağlar. Bunu başarır da ama kendince bir kurguyla. Bu kısmı spoiler için anlatmıyorum.

    Yusuf, Tahir ve Süleyman’ın çok iyi bir suikastçı olmaları var bu kitapta. Sabbah onları yetiştirip Tahir ile Nizamülmülk’ü öldürüyor. Sonrasında ise Yusuf ve Süleyman’ın kendilerini feda etme bölümü çok çok güzel bir kurgu.

    Kalenin bir de harem tarafı var. Orada erkekler yok. Cennet bahçesinin bir kısmını da bu harem oluşturuyor. Bu bölümde ise erkeklerin kadınlara ne kadar düşkün olduğu, onları için ölüme bile gidebileceği bir kurgusu var.

    Gerçekten çok büyük bir felsefi eser. Cümlelerle anlatılamayacak kadar zor. Bu yapıyı kendimce Papalık olarak da görüyorum. Bana öyle geldi. Dailer ( Kardinal ) Sabbah ( Papa ) gibi. Bu kitap 2. Kez okunduğunda ise Sabbah’ı Hitler olarak görmek de uygun denmiş. Kitap bir çok ülkede yasaklanmış, sonra da tekrar yayınlanmış. Bu kitabı bir Sloven’in yazması da çok sürpriz geldi bana. Zamanında suikastçıların beynini yıkayıp düşmanlarına salan Sabbah; şimdi de el kaide, daeş, pkk gibi başka ülkelerin maşaları olarak canlı bomba olarak patlamaları. Kanımca aynı kapıya çıkan bir tezgah.

    Düşünmeye, irdelemeye yönelten bir eser. İçinde bir kahraman var İbni Tahir. Sabbah’ın ilk fedaisi. Sabbah onun zor kanacağını bildiği için zor testlerden geçiriyor. Ama sonunda da sürpriz var yine. İdeoloji, vazife ve mantık üçlüsünün temelinde oturan bir roman. Fedailerin cümlesi de “ hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah” ilkesine dayanıyor.

    Assasin ( suikastçi ) kelimesi İngilizceye Haşhaşi kelimesinden geçmiş bunu da öğrendim kitap sayesinde. Okunması gereken çok değerli bir tarihi roman. Ders niteliğinde adeta. Alıp sürüklüyor ve bırakmıyor. Düşündürüyor, sorgulatıyor, öğretiyor…. Mutlaka tavsiye edeceğim kitapların arasında…. İyi okumalar diliyorum.
  • Evet, doğru işittin Türkmen yiğidi. Elamut, senin Türki lisanınca Alamut diye de söylenir. Aluh ve amut kelimelerinden bir terkip! Fars lisanında " kartal yuvası " demektir.
    Selman Kayabaşı
    Sayfa 34 - YAKIN PLAN
  • 510 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Alamut yani diğer ismiyle kartal yuvası(öyle hatırlıyorum)kitaplarda her zaman için kalelerin içinde ki görkemli yaşantılar anlatılır para...aşk...kadınlar...zaferler.Ama vladimir bartol iran da efsanelere konuk olan alamut kalesinin içinde ki askerlerin zehirlenerek (bilgi zehiri yani dünyanın en tehlikeli zehiri)birer birer gözünü kırpmadan biricik peygamberleri(!) için canlarını hiç düşünmeden kıyabilen fedailerin (adı üstünde fedai ) hayatlarını anlatıyor.kitapta 3 fedai, kendini peygamber ilan eden hassan sabbah ve onun cennetteki tek gözdesi meryem'in etrafında dönen antin kuntin insanlara ibret olacak olaylar anlatılıyor.kitap aslında bir efsaneye dayanılarak yazilmis fakat bazı tarih kitaplarında gerçekten alamut kalesinin arka yerlerinde cennet olduğu falan yazılmış internetin yalancısıyım.günümüzde alamut kalesinin sadece üst kısımlarının kaldığı görülüyor oda iskelelerle tutuluyor zaten.keyifli okumalar
  • Yerli deyişe gire Alamut: "Kartal Yuvası" demek. Anlatıldığına göre, bu dağları denetlemek için bir kale yaptırmak isteyen bir hükümdar, oralara terbiye edilmiş bir kartal bırakmış. Kuş gökyüzünde dolanıp durduktan sonra bu kayanın üstüne konmuş. Sahibi de en iyi yerin burası olduğunu anlamış.